Harvard’dan doÄŸduÄŸu topraklara borcunu ödemek için gelen Prof. Dr. Åžeref Zileli’nin oÄŸlu, Türkiye’nin ilk aile hekimi, yüreÄŸi sevgi dolu insan Prof. Dr. Ahmet Zileli…
Hale Alanson: HoÅŸ geldin Ahmet’ciÄŸim, biraz bana kendinden söz eder misin? Sizin ailede çok doktor var, sen de doktor olmayı seçmiÅŸsin. Ailenin etkisinde kaldın mı?
Ahmet Zileli: Merhaba Hale’ciÄŸim. Evet babam, amcam ve yengem doktor. Tabii ki etkisinde kaldım. Mesela babam Türkiye’nin ilk endokrinoloÄŸu, çok iyi insandı. Harvard’dan, doÄŸduÄŸu topraklara olan borcunu eklemek için gelmiÅŸti. Çok kazanacağını bildiÄŸi halde muayenehane de açmamıştı. Hacettepe dahiliyesinin de kuruucusudur.
Bize hep alçak gönüllülüğü öğretmiÅŸtir. Kartlarında yalnızca Doktor Åžeref Zileli yazardı. Cebinde hiç parası olmazdı, bizim evdeki koltukların yayları çıkmıştı, perdeler delikti. ‘İnsanlar açken bunlar temiz, yeni olmuÅŸ ne önemi var’ derdi. Bu arada hemen her ay evde partiler verir, hocaları ve asistanları kaynaÅŸtırmaya çalışırdı. OkuttuÄŸu insanların saÄŸlıkları ile ilgilenirdi. Giysileri, okul masrafları, otelleri, her ÅŸeylerini yüklenirdi.
H. Alanson: Babanın ruhu ÅŸad olsun. Peki Ahmet “çiÄŸim sende aile hekimi olmayı seçmiÅŸsin, ne demek aile hekimi?
A. Zileli: Aile hekimi dediğimiz zaman, bir insanın anne karnına düştüğü andan ölümüne kadar her türlü tıbbi olayını takip eden hekimi anlıyoruz. Aile hekimliği ihtisası pediatri (çocuk), dahiliye, genel cerrahi, kadın doğum ve psikiyatri den oluştuğundan, aile hekimleri hastalarım daha kapsamlı olarak değerlendirirler.
Örneğin, başı ağrıyan bir kişinin şikayetlerinin nedeni; kansızlık, yüksek tansiyon, boyun kireçlenmesi, stress, göz bozukluğu, sinüzit, migren, uykusuzluk, açlık vb nedenler olabilir. Dolayısı ile hastalar doktor doktor dolaşmaktan kurtulurlar. Hem zamandan hem de gereksiz harcamalardan kurtulmuş olurlar, tedavilerine kısa sürede başlanmış olur. Gerekirse de diğer branş doktorlarına yönlendirilirler.
H. Alanson: Danışmak isteyen hastalara şöyle diyebilir miyiz? Öncelikle bir aile hekiminiz olsun.
A. Zileli: Evet sizi tanıyan, bilen, ailenizin diğer bireylerinin de dosyalarının tutulduğu, vücudunuzu tanıyan bir aile hekimi tavsiye edilebilir. Herkesin bünyesi farklıdır, kimi insanlar daha düşük dozda ilaçlarla iyileşirken, normal dozlar dokunabilir Aile hekimi takip ettiği kişilerin aşılanmasından, kanserden, kalp hastalıklarına, mide şikayetlerinden, kulak şikayetlerine kadar herşeyleriyle ilgilenir.
H. Alanson: Ankara’nın ilk aile hekimiydin, o zaman böyle bir kavram yoklu hatırladığım kadarıyla.
A. Zileli: Evet 1992 yılında laboratuar olarak kurulmuÅŸ bir yerde aile hekimliÄŸini oluÅŸturdum. Sonra Parkmed’ de aile hekimliÄŸini yapılandırdım. Ancak ortaklıklar hep zor olduÄŸu için ÅŸimdi kendi adıma kliniÄŸim var, Pakmed’in sokağında iki bina yukarda Zileli Aile HekimliÄŸi Merkezi
H. Alanson: Peki bu kliniğin avantajları var Mı?
A. Zileli: Evet hastanelerde olduÄŸu gibi gelen kiÅŸilere daha sonraki günlere randevular verilmiyor, bir binadan diÄŸerine geçmek ya da sıralarda beklemek zorunda kalınmıyor, Çok kısa bir süre içinde iÅŸlemler bitiyor. Muayene dahil yaklaşık 1 – 1,5 saat de bitiyor, öğleden sonrada çıkan sonuçlar üzerine 30-60 dk yorum yapılıp gerekirse tedavisine baÅŸlanıyor.
H. Alanson: İletişimde zorlanma olabiliyor mu?
A. Zileli: Arandığım zaman hemen geri dönüş yapmaya çalışıyorum, İnsana saygı, mesleÄŸe saygıyı getiriyor; bu her meslek için geçerli. Altını çizerek söylüyorum, mesleÄŸine saygılı, dikkatli çalışan herkes de insan sevgisini görüyoruz. Allah’ın yarattığı her varlığa saygı, büyük bir sorumluluk duyuyorsun. Atatürk’ün bir sözü var, çok seviyorum. “Sorumluluk ölümden beterdir” diyor.
H. Alanson: Evet, ahlak çok önemli bir kavram, bir de bilgi çok önemli, sürekli araÅŸtırmak, yenilikleri takip etmek… yapıyor musun bunları?
A. Zileli: Tabii ki mutlaka. En büyük avantajım az uyumak, onun için çalışabiliyorum. 3 saat uyuyorum. Çalışmak demeyeyim de hobi olarak sıkılmadan yapıyorum. Biliyorsun yıllardır Ankara’nın önemli saÄŸlık kuruluÅŸlarında koordinatör ve sorumlu kiÅŸi olarak çalıştım. Bütün yenilikleri takip etmek, saÄŸlık ile ilgili pek çok ÅŸeyi bilmek, yorumlamak için çok çalışmak gerekiyor.
H. Alanson: Bir sürü ilaç çıkıyor piyasaya, genellikle beş sene denendikten sonra kullanılmasını tavsiye ediyorlar. Sen ne diyorsun?
A. Zileli: Evet pek çok yeni ilaç çıkıyor. İlaçlar piyasaya çıkmadan önce zaten uzun süre deneniyorlar, tilki mekanizmaları, etki süreleri, hangi yollu vücuttan atıldıkları gibi, pek çok bilgiyi, ilaç piyasaya çıktığında biliyor oluyoruz. Ancak gene de bir süre gözlemlemekte fayda var. Viox diye bir romatizma ilacı vardı. 2007 de dünyanın en çok kullanılan ilaçlarındandı. Yan etkilerinden dolayı yasaklandı. Bence ilacı ilk kullanan değil ama geç kullanan da olmamak gerekiyor. Bu konuda kendimi örnek vereceğim, akciğerimde 1995 yılında köpeklerden geçen kist hidatik saptandı. Bugün kullanılan andazol isimli ilaç insanlarda deneme aşamasındaydı. Fransa’dan binbir rica ve uğraş sonucu getirtiyorduk. Piyasada benzer, bu hastalığa etkili başka bir ilaçta olmadığından ben veterinerlerce kullanılan ilaçları kullandım. Yani koşullar, hastanın sağlık dununu vb. pek çok faktör ilaçların kullanımını etkiler. Özel durumlarda hastayla görüşerek beraber karar vermek en doğrusu.
H. Alanson: Hastalıkların genlerle bağlantılı olduğuna inananlardan mısın?
A. Zileli: Tabii ki, kromozomlara bakılarak bir çok hastalığın kalıtımsal olduğuna karar verildi. Kanserden kalp hastalıklarına, osteoporozdan obesiteye, romatizmaya ve bazı psikolojik hastalıklara kadar pek çok şeyde genetik faktörler rol oynuyor. Ailesinde bu rahatsızlıklar olanların hasta olabilme ihtimali olmayanlardan daha yüksek. Ancak stres, sigara, beslenme şekilleri, olumsuz çalışma koşulları ve pek çok benzer faktör hastalık risklerini artırabiliyor.
H. Alanson: Peki hasta gelir gelmez rahatsızlığı olduğunu görüyor musun?
A. Zileli: Evet, ilk gürünüm önemli. Güvenli, güvensiz., bitik, yorgun ve canlı, kilosu, yürüyüşü, gözleri. Daha sonra el sıkarken eli terli mi, ateşi var mı? vb. her şey.
H. Alanson: Ben seni çok soğuk kanlı bulurum, bunu nasıl sağlıyorsun?
A. Zileli: Evet oldukça soÄŸuk kanlıyımdır. Elimden geldiÄŸince uÄŸraşırım, hep iyi niyetle. Sonunda olanın en doÄŸrusu olduÄŸuna inanırım, sorgulamam, sadece seyrederim. Böyle bakınca heyecanlanmam, öfke, üzüntü duymam. Tabii ki az miktarda oluyordur mutlaka ama…
H. Alanson: Tecrüben ve bilgin arttıkça mı, endişen ve öfke halin azaldı?
A. Zileli: Bilgi sürekli değişir. Bugün doğru olan yarın yanlış olur. Ancak bilgisiz de olmaz çünkü bilgi her zaman karanlıkları aydınlatır. Tecrübe işin püf noktasını beraberinde getirir. Kişinin kendine güveni, farktı çözüm yolları bulması hep tecrübeyle gerçekleşir. Yaşadıklarından, yaşananlardan ve okuduklarımızdan ders çıkarmak zaman içinde hayata bakışımızı değiştiriyor. Sadece seyrediyorsun.
H. Alanson: Organ bağışı için ne diyorsun?
A.Zileli: Ben 1993-1994 yıllarında kemiklerimden tüm organlarıma kadar her şeyimi bağışladım. Bağışlamak da doğru bir kelime değil verdim. Bana emanet edileni yarınlarda kullanabilmeleri için ihtiyacı olanlara emanet ettim. Bana kalsa kimseye sormam herkesin ölünce organlarını alırım, insanlar acı çekerken, organların mezarlarda çürüdüğünü görmek çok acı. Mutlaka yapılması gerekiyor. Öldükten sonra organlar kime yaramış ki, bence bundan daha büyük bir ibadet yok.
Hep söylediğim bir sözüm var. İnşallah bu sözümü gerçekleştireceğim. Ben, yaşarken insanlara örnek olsun diye bir gözümü vereceğim. Belki o zaman insanlar bu kadar sahiplendikleri organlarım ölünce başkalarına vermeyi düşünürler.
H. Alanson: Elinde sihirli bir deÄŸnek olsa ne yapmak islerdin?
A. Zileli: Martin Luther King’ in çok sevdiÄŸim bir konuÅŸması vardır. KonuÅŸma ‘Bir rüyam var’ deyiÅŸi üzerine kuruludur. GerçekleÅŸtirmek isteyeceÄŸimiz ÅŸeyler belki bugün hayaldir, ama yarınlarda niye olmasın. İnsanların mutlu olduÄŸunu, birbirlerini sevip saydıkları, yarınlarına güvenle baktıkları, iÅŸsizliÄŸin olmadığı, herkesin çalışıp ürettiÄŸi; saÄŸlık gibi temel ihtiyaçlarının devlet güvencesinde olduÄŸu, komÅŸularıyla barışık bir ülke hayal ediyorum.
Yarınlarımızı emanet edeceğimiz evlatlarımıza; Temiz, sağlıklı bir dünya bırakabilmeyi hayal ediyorum.
Ve sevgili Atatürk’ümüzün: Hep doÄŸruyu söyleyen ve geleceÄŸi gören Atatürk’ümüzün ÅŸu sözlerine çok inanırım.
‘Biz kısa zamanda çok iÅŸler yaptık ve medeniyet dünyasında yerimizi aldık. Çok yakın bir süre içinde Türkiye Cumhuriyeti bugünkünden çok daha parlak olarak medeniyet ufkundan doÄŸacaktır’
İşte böyle sevgili Hale… Bu güzel sohbet için çok teÅŸekkür ederim.





Sayın Doktor Ahmet Zileli’yi 19 yıldır tanıyoruz. Çok sayıp sevdiÄŸimiz aile doktorumuzdur. Her zaman dürüst, mütevazi, kültürlü, bilgili, sevecen, hassas, yardım sever bir insandır. Hastalarıyla son derece ilgilidir ve arandığında en kısa zamanda geri döner. Model alınacak çok deÄŸerli bir aile doktorudur.
Lale ve Mehmet OkonÅŸar