“Basma KumaÅŸtan ipek Elbise” Yapmamızı İstiyorlar
Biz Ankaralılar genellikle estetik ameliyatlarının İstanbul’da yapılacağını
düşünüp, İstanbul’a akın ederiz. Ankara da bu alanda baÅŸarılı, iÅŸinin ehli olan
estetik uzmanlarımızın olduğunu bilmekte. Doç. Dr. Selim Çelebioğlu da onlardan
birisi. ÇelebioÄŸlu, 1982 yılında A.Ü Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra
1985 yılında cerrahi asistanlığa başlamış. 1990 yılında ise uzmanlığını alarak,
1996 yılında da doçent olmuş. 1998 yılında sonradan çalıştığı birimin başına
geçmiÅŸ. Doç. Dr. Selim ÇelebioÄŸlu ile Plastik cerrahi’nin uygulamaları,
sıkıntıları ve sorunları üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Plastik Cerrahi için genel bir tanım yapmanız gerekse ne söylerdiniz ?
Plastik cerrahi hem doğuştan (yarık damak, yarık dudak) hem de sonradan olan
eksiklikleri (yanığa bağlı gelişmiş sakatlıklara yada deri tümörler) düzeltmeyi
insanlara sunduğu gibi, insanların güzelleşmesine yönelik işlemlerin
gerçekleştirmesini de içinde barındırır.
Plastik Cerrahi ile tanışmanız nasıl oldu ?
Plastik cerrahi ile tanışmam tıp fakültesini bitirdikten hemen sonra oldu.
plastik cerrahi çok geniş bir alandır. Öyle ki insan vücudunun saç telinden ayak
parmağına kadar tamamı tamamen bizim tedavi alanımız içerisine giriyor. Alanımız
hem hastalıkları iyileştirmek hem de güzelleştirmeye yönelik tedavi olduğu için
bu branşı seçtim.
Estetik anlamda ağırlıklı olarak neler yapıyorsunuz ?
Kendi muayenemde hastaya sunduÄŸum spektrumunun yaklaşık yüzde 80′i estetik
ameliyatları içeriyor. Estetik ameliyatlar olarak en sıklıkla burun estetiği
olmak üzere, kepçe kulak ameliyatları, memenin küçültülmesi ve büyültülmesi ve
yine çok yaygın yapılan liposuction ameliyatları. Ayrıca çeşitli dolgu maddeleri
uygulaması ve botoks da tedavi portföyünde mevcut.
Elinde bir resim ile gelen hastalarınız olduğunda nasıl bir tepki
veriyorsunuz ? Ona istediğini vermek için çabalıyor musunuz yoksa yakışanı uygun
olanı mı uyguluyorsunuz ?
Türk toplumu her alanda olduğu gibi sağlık alanında da bir gelişim ve değişim
içerisinde. Öyle ki son dönemler de konservatif bir ortamda gelişmiş bir hasta
da estetik cerrahi müdahalesi istemiyle başvurmakta. Ayrıca bir hekim olarak da
hastalara yaklaşımda profesyonel olmak gerekiyor. Her yönüyle hastayı kabul edip
isteklerini de son derece olgun karşılamak ve yardımcı olmak gerekiyor.
Elinde bir fotoğrafla ben böyle olmak istiyorum diye gelen hasta aslında pimini
kendi çekmiş bir bomba gibidir. Takdir edersiniz ki mide ülseri şikayetine sahip
olan hastaya uygulanacak olan tedavi bellidir. ama bizde durum biraz daha
farklı. Etik olarak hastanın normal görüntüsünü çok fazla bozmamak şartı ile her
türlü müdahale yapılabilir. Çok abartılı işlemleri yapmam. Kendini bir mankene
benzetmeye çalışan hastaya ilk önce bunun anlamsızlığını sunmaktayım. Bedensel
rahatsızlıkları ilk olarak kafamızda bitirmemiz gerekiyor. Neyin nasıl
yapıldığını da hastaya izah etmek gerekiyor.
Bir basma kumaştan ipek elbise yapmamızı istemeye benziyor bu durum. Ama biz
hastalara ipek elbise yerine Cemil İpekçi’nin Azra Akın’a dünya güzeli olduÄŸu
gece giydiği basma kumaştan hazırladığı elbisenin güzelliğini ve kendisine ne
kadar çok yakıştığını hatırlatıyoruz. Temel ilke insanın yüzüne veya vücuduna
giden onun doğallığını bozmayacak işlemlerle ona yardımcı olabilmek yani olayı
çok abartmadan müdahale etmek önemlidir.
Çoğumuz göz kapağı ve göz altı ameliyatlarının, tamamen estetik, güzel
görünmek için verilen bir uğraşı olduğunu düşünüyoruz. Sizce bu operasyon
tamamen güzellik adına mı fayda sağlıyor, bu konuda neler söylemek istersiniz ?
İnsanın yüz ifadesinde gözler ve onları çevreleyen göz kapakları çok önem
taşımaktadır. Göz kapakları, insanın yaşı ilerledikçe, derinin altındaki
kasların çokça kasılması ve derinin turgor ve tonsunun azalması ile
kıvrımlarının artması ile sarkmış olarak hastaları çok rahatsız eden bir
görünüme ulaştırmaktadır. Bu sarkma işlemi bazen genetik olmaktadır. Yani anne
babada var ise çocuklarda da zamanla ortaya çıkabilmektedir. Bu hale gelmiş
hastalar bize, ya iyi makyaj yapmadıkları ya da karşıyı görmekte eskisi kadar
rahat olamadıkları söyleyerek gelmektedir. Alt ve üst kapaklardaki bu
kırışıklıklar hastaları daha yaşlı gösterir hale geldiğinde, yaklaşık olarak 1
saatlik bir operasyon sonrasında mutlu son onları beklemektedir.
Ameliyat sonrasındaki 3-5 günden sonra hafif morluklar dışında kırışıklıklardan
kurtulmak insanları çok mutlu etmektedir. Yani göz kapağı estetiği hem güzellik
adına hem de görme fonksiyonunu rahatlatmak adına çok önemli bir ameliyattır
diyebiliriz.
Peki riskleri var mı ?
Riskleri, hasta ve doktor kaynaklı riskler olarak ayırabiliriz. Usulüne göre
yapılmış göz kapağı ameliyatında da iz kalmaması gerekir. 6 ay 1 yıl sonra iz
kalması kesinlikle sürpriz bir durum olur bizim için. Ama bence 2 adet olan
organlarımızda risk vardır çünkü ikili organlarda simetri çok önemlidir. Bir
elde, çok dikkatli planlanmış bir operasyon sonucunda risk de olmayacaktır.
Bu En Büyük Handikabınız Galiba
Kesinlikle öyle. Özellikle göz kapağı ameliyatında ölçü çok önemli, hasta
karşınızda otururken karşısına geçip milimetrik hesap yapmanız gerekiyor.
Simetri çok önemlidir. Verimliliği sağlayabilmek için ölçümler yapmanız
gerekiyor. Kirpiklerin çıktığı yerden yaklaşık 7-8′lik bir alan bizim alt
sınırımız olmalı; bunun üstünden 1-1.5 cm’lik alan da bizim çıkartacağımız
fazlalık yeri olmalıdır. Ama bu kabaca söylem; herkeste miktar değişir. Hasta
güzel gözleriyle size baktığı zaman onun o kıvrımlarını iyi görmeniz gerekmekte
yani hastanın bakışı gözlerinize değil beyninize ulaşmalı.
İstanbul’un bu hizmet alanında daha uygun bir yer olduÄŸu düşünülüyor. Bu
konuda neler söylemek istersiniz ?
Türkiye büyük bir değişim ve gelişim içerisindedir. Her tabunun yıkıldığı gibi
bu konuda da aynısı olacaktır. olaya öyle bakmamamız lazım. Her şehirde belli
bir popülasyon var. Siz işinizi ne kadar iyi yaparsanız insanlar için önemli
olanın bu olduğunu görürsünüz. Ankara başkent olduğuna göre ve bizde burada
olduğumuza göre sorun yok diye düşünüyorum.
Sizce kimler estetik ameliyatı olmamalı ?
Bence psikolojik rahatsızlıkları olan insanlar hem hekim hem de yakınları
tarafından uzak tutulmalı. Deri hastalığı olanlar, alerjik reaksiyonları olanlar
estetik ameliyat olmamalı. Onun dışında herkes olabilir.
Çok önemli bir konuda hizmet veriyorsunuz. Bunun da belli sıkıntıları ve
sorunları vardır. Bu sorunlar nelerdir ?
Türkiye’nin daha önce söylemiÅŸ olduÄŸum içinde bulunduÄŸu geliÅŸim ve deÄŸiÅŸim
sürecini bilinçli olarak yürütmesi önemlidir. Görsel etkileşimler insanları çok
fazla etkileyebilmektedir. Olumlu yada olumsuz yönde örnek olarak hemen hemen
her doktorun bir internet sitesi oluştu. İnsanlar bu yönde etkileşim
içerisindeler. Bu hem çok iyi hem çok kötü bence. İyi, çünkü insanlar size çok
kolay ulaşabiliyorlar. Öyle olunca ben hastalarıma ilk önce internetten baktınız
mı diye soruyorum. İnsanlar daha bilinçli olabiliyorlar ama bazen de hasta bana
ameliyattan 2-3 hafta sonra olması gereken ÅŸiÅŸliklerden korkup “elinde bir
fotoÄŸrafla gelsem internetten burnumun nasıl olacağına bakabilir miyiz” diye
soruyorlar. Bu çok mantıklı değil. Her bünyenin belli bir iyileşme süresi
vardır. bu konuda biraz sıkıntı yaşayabiliriz. Aynı zamanda artık hasta hakları
çok fazla gündemde ama bence bir de hekim hakları konusunda da çalışmalar
yapılması lazım. Ama hasta haklarında da “müşteri daima haklıdır” gibi bir
yaklaşım söz konusu.
Mesela ben hastaya çok önem veririm çok zaman harcarım, 5 dakika sürecek bir
operasyon için bile 1 buçuk saat hastayla ilgilenirim. Hastayı çok fazla
sıkmayacak şekilde çok sık kontrole çağırırım. Benim hayattaki felsefem şu: ben
kontrol edebileceğim şeyleri yaparım.
Doktor seçimi de önemli değil mi ?
Televizyonda, internette “ben böyle yaparım” diye vaat verenleri sevmiyorum
tabi. Her işte olduğu gibi burada da doktor seçimi çok önemlidir. Çünkü siz
canınızı ve bedeninizi emanet edeceğiniz ekibi çok iyi seçmek zorundasınız. Bu
konuda bence, doktor için en iyi frekans bilimsel aktiviteleri kadar daha önce
yardımcı olduğu hastaların görüşleridir.
Estetik adına mesaj vermek ister misiniz ?
Herkesin belli bir yaşam süresi var. bu yaşam süresi içerisinde toplum
kurallarını bozmadan kendilerini ne mutlu edecekse onu yapmalarını
söyleyebilirim. Estetik cerrahi ile ilgili şunu söyleyebilirim, insanlar
doğadaki en gelişmiş canlı olarak güzellik ve mutluluk adına plastik cerrahiyi
kullansınlar.
Yazılar: Ankara Estetik, Ankara Estetik Cerrahlar, Ankara Numune Hastanesi Plastik Cerrahi, Ankara Plastik Cerrahlar, Doç. Dr. Selim Çelebioğlu, Plastik Cerrahlar Ankara




hocam iyi günler. gecen sene sag kolumda trafik kazasında parcalı kırık oluşmuştu. yapılan ameliyattan sonra koluma platin takıldı. gecen ay kolumdaki platini cıkarttırdım. ama kolumdaki ameliyat izinden dolayı son derece rahatsızım. bu iz yukardan aşşağıya dogru bir iz. acaba cerrahi müdehaleyle bu izin gecirilmesi mümkün mü? cevabınız için şimdiden teşekkürler iyi çalışmalar.