• Ana Sayfa
  • İletiÅŸim

Kimyasal Peeling Hakkında Bilgiler

12 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Bu uygulamanın ismindeki “kimyasal” kelimesi doÄŸal olarak kiÅŸileri rahatsız ediyor Özellikle yiyeceklerimizde, makyaj malzemelerimizde, hatta giysilerimizde “organik ürünler” kullanma zorunluluÄŸu hissettiÄŸimiz veya bunlara yönlendirildiÄŸimiz ÅŸu zamanda…

Aslında kullanılan alfa hidroksi asidler (AHA) çeÅŸitli meyve ve yiyeceklerde doÄŸal olarak bulunur ve meyve asitleri olarak bilinir. En yaygın olarak kullanılan glikolik asit ise ÅŸeker kamışı suyunda bulunur, laktik asit ise sütteki laktozun dönüşmüş halidir, Kleopatra’nın güzelliÄŸi malum, süt banyolarında… Demek ki o dönemlerde yüz ve vücut peelingini ve getirdiÄŸi gençlik ve güzelliÄŸi Kleopatra çoktan keÅŸfetmiÅŸ.

Bu ürünlerle uygulanan peeling ile cilt kontrollü bir şekilde soyulur, uyarılır, sonuçta ölü tabaka uzaklaştırılır, cildin kan dolaşımı, hücre üretimi ve kollagen oluşumu arttırılır. Bu sayede cilt lekeleri, akne ve akne izleri tedavi edilir ince kırışıklıklar azalır, geniş gözenekler kaybolur, cilt doğal bir ışıltıya kavuşur.

Yukarıda da değindiğim gibi kişiye uygun yöntem ve ürünle tedavi seçilir. Yem oluşmuş hatif lekeli ve cansız bir görünüm varsa, ince kırışıklıklar oluşmaya başlamışsa, akne izleri sorunu varsa, epidermal uyarıya ihtiyaç varsa, yumuşak, pürüzsüz bir cilt için 4-5 seanslık bir kür uygulanır Belirgin lekeler, koyu hamilelik lekeleri, melazma, inflamasyon sonrası lekelenme varsa daha derin peeling gerekebilir. Bu durumda tek seanslık veya en fazla 2 seanslık bir uygulama yeterli olabilmektedir. Sigara içenlerin cill görünümü, koyu lekeler, kırışıklıklar, akne, elastikiyet kaybı, güneş lekeleri söz konusuysa TC A ile yine 2-4 arası bir kur uygulanabilir.

AHA’lı peelinglerin uygulanması sonrasında ciltte görünür bir soyulma ve kalıcı kızarıklık oluÅŸmaz, 2-3 halta aralıklarla uygulanır. TCA uygulamasından sonra ise 2. günden itibaren baÅŸlayan ve 3-5 gün süren bir kabuklanma ve soyulma söz konusudur ama uygun ürünle bol nemlendirme ve koruma yapıldığı takdirde herhangi bir görüntü sorunu yaÅŸanmaz. Sonrası ise doktorunuzun önerileri doÄŸrultusunda size kalmış bir süreç. Her cilt farklı bir karaktere sahip olsada sonuç yüz güldürücüdür..

Yazdan Kışa Doğru Bakım Önerileri

11 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Bir yazı daha yaz gibi yaÅŸadık ve sanırım çoÄŸumuz böyle bir yazdan sonra kış aylarında artık “off havalar da çok soÄŸudu” demeyiz. Sürekli mevsim normallerinin üzerinde geçen bir yaz da olsa en azından tatil dönüşü ruhumuzun, bedenimizin, zihnimizin dinlendiÄŸi vücut enerjimizin yenilendiÄŸi güzel bir mevsim…

Ancak yenilenmeyen hatta yıpranan, bozulan bazı vücut yapılarımız var ki bunlar hemen kendilerini ele veriyorlar. Cildimiz, saçlarımız, ellerimiz gibi…

Güneşin ultraviyole ışınları, denizin tuzlu suyu, havuzun klorlu suyu, havanın aşırı nemi cildimizi, saçımızı olumsuz etkiler; cildimiz kurur, kırışır, lekelenir, kılcal damarlar belirginleşir, saçlarımız matlaşır, kırılır, dökülür, cansızlaşır. Bu nedenle özellikle yaz sonu tepeden tırnağa bakım yapmak şart olur.

Kalınlaşan ve lekeli ciltlere peeling;
Lekelenmeye meyilli veya lekeli bir cildimiz varsa, yaz döneminde ne kadar dikkat edilirse edilsin, lekelerde bir artış kaçınılmazdır ve aynaya her baktığımızda karşılaştığımız görüntüden çoğunlukla rahatsız oluruz. Cildimizi bu lekelerden kurtarmak ya da en azından yerleşmesini engellemek için yapılabilecek güvenilir bir uygulama. AHA olarak bilinen meyve asitleri ile cildi kontrollü ve zarar vermeden soyma yöntemidir. Sonbahar ve kıs döneminde kür halinde yapılabilen bu uygulama sadece leke tedavisiyle sınırlı olmayan, cildi yenileyen ve canlandıran, akne tedavisine de yardımcı bir uygulamadır.

Boyun, dekolte ve ellere revitalizasyon;
Bu bölgelerde güneşin etkisiyle ince kırışıklıktır, Çizgilenmeler ve nemsizlik göze çarpar. Bu yıpranmayı onarmanın en güzel yolu vücudumuzda zaten var olan ama zamanla ve dış etkenler nedeniyle azalan cildin sağlamlığını, nemini sağlayan hyaluronik asid içeren özel maddeyi bu bölgelere küçük dozlarda enjekte etmektir. Mezoterapi ve dolgu arası bir uygulama olan revitalizasyon kürü ile cilt kaybettiği nemi geri kazanır ve cilt daha düzgün daha dolgun ve diri görünür.

Dekoltedeki ince kırışıklıklara mezoterapi ve botox:
Yine güneşin veya yaşanmışlığın getirdiği çizgilenmeler, kırışıklık, hafif renk değişiklikleri için birçok vitamin, mineral, amino asit hyaluronik asid, renk açıcı maddeler içeren ürünlerle yapılan mezoterapi kürü uygulanabilir. Bu kürle birlikte çok az dozlarda yapılacak botox uygulaması ile sonuç daha da mükemmel olacaktır.

Kuruyan, kırılan ve dökülen saclara mezoterapi;
Yazın olumsuz etkilerinden nasibini fazlasıyla alan saclarımızın kurtarıcısı mezoterapi kürleri olmaktadır. Burada saçlı derimizin ihtiyacı olan B vitaminleri. E vitamini gibi vitaminleri, çinko, bakır gibi mineralleri, eser elementleri, amino asitleri, dolaşım düzenleyicileri (kıl kökleri etrafındaki damar düzeyinde) gibi birçok maddeyi içeren karışımlar doğrudan sac köklerine minik dozlarda enjekte edilir. Önce saçların dökülmesinin durduğu, sonra saçın daha canlı ve parlak olduğu görülür ve zayıf kökler güçlenir.

Kırışık, kuruyan ve lekeli ciltlere rnezolifting;
BronzlaÅŸmış cildinize dikkatli bakarsanız daha önce var olan ince kırışıklıklarınızın daha da belirginleÅŸtiÄŸini görürsünüz. Bu. yaz mevsiminden kaynaklanan cilt hücrelerinin erken tahrip olması, cildin nemini kaybetmesi ve kuruması sonucudur. Burada rnezolifting ile cildin kaybettiÄŸi yapı taÅŸları yerine konur, anti-aging özelliÄŸi yoÄŸun somon DNA’sı gibi ürünlerle cilt onarılır, eski tazeliÄŸi ve diriliÄŸi yeniden kazandırılır.

Gözenekleri belirginleşen, gevşeyen cilde laser genesis;
Aktif bronzluğumuz geçtikten sonra fark ettiğimiz diğer bir cilt sorunumuz da gözeneklerin belirginleşmesi, cildimizin elastikiyetinin azalması olabiliyor. Böyle bir soruna karsı en etkili uygulamalardan birisi de laser genesisdir. Kur halinde tek başına veya diğer rnezolifting, titan gibi uygulamalarla kombine halde uygulanması sonucu pırıl pırıl, genç bir cilde sahip oluna bilmektedir.

Ellerde ve dekoltedeki güneş lekelerine tedavisi;
Bir çoğumuzun ellerinde beliren veya eninde sonunda belirecek olan bu lekeler için de çözüm olarak yine sonbahar kış mevsiminde uygulanması gereken bir veya kı seansta sonuç alınabilen bu yöntem kullanılabilmektedir.

Yüzde veya bacaklardaki kılcal damarlar için laser ile tedavi; Oluşmasında birçok faktörün etkili olduğu ama güneşin etkisiyle daha da artan, göze hoş gelmediği için kurtulmaya çalıştığımız diğer bir olay da bu kılcal damar belirginleşmesi. Bunlar için de yapılabilecek tek tedavi yöntemi laser ile yok etmek.

Not: Cildimiz ve saçımızla ilgili kısa kısa değindiğim bu uygulama notlarının hepsine P.R.P. yöntemini de eklememiz gerekmektedir Bu yeni tedavi yöntemini dergimizin diğer bir sayfasında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz. Kaynak: Estetik

Güzelliğin ve Gençliğin Sırrı Damarlarınızda Dolaşıyor

11 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Her kadın özel hissetmek ister kendini… Deneyimlerle biliyorum ki, bir kadına kendisini özel hissettiren genellikle yine kendisidir. kedinize değer veriyorsanız karşınızdakiler de değer verecektir. Şöyle düşünüyorum. Tanrı, madem kadmları, beni, böyle özenle yarattı. Ben de bunları korumakla sorumluyum.

Peki nasıl?

Günümüzde kadın güzelliği ve estetiği ile ilgili yazdı basında ya da internet ortamında birçok bilgi bulabilirsiniz. Bunlar ne kadar doğrudur güvenlidir, bilemem. Bildiğim bir şey var ben şimdi doğru adresteyim.

Beden ve ruh sağlığıma dikkat ederim, cildime özen gösteririm. Uzun yıllar her ay periyodik devam eden mezoterapi tedavisi gördüm. Doktorumu sevgiyle anıyorum.. Ancak şimdi cilt bakımında son uygulama olan PRP (Platelet Rich Plasma) ve titan uygulamalarını birlikte alıyorum. PRP çok akılcı bir tedavi.. Kök hücre yardımı ile cilt gençleştirme. Sizi sizle gençleştiriyorsunuz. Bundan daha doğal ne olabilir ki? Kendi kanınız, kendi plazmanız, allerji riski yok. Sonuç yüzde yüz ve sorunsuz. Titan ise kızıl Ötesi ışın marifeti. Derinin derin katmanına enerjinin homojen dağılımını sağlıyor. Cildi sıklaştırıyor.

Hani demiştim ya, kadın kendini özel hissetmek ister diye. işte tam adresi burası. . Kapıdan girdiğiniz andan itibaren endorfin salgılanmaya başlıyor sanki beyninizden, fark etmeden gülümsuyorsunuz. Güleryüzlü insanlar karşılıyor sizi, içtenlikleri o kadar doğal ki, siz de gülümseyerek karşılık veriyorsunuz.

Sen Uzaklarda DeÄŸil Damarımda Kanımsın…
Ben Sensiz Yasayamam Hayatımsın Canımsın…

Dergimizin bu sayısında sizlere yine bir yenilikten bahsetmek üzere yukarıdaki baslığı yazarken bu eski ÅŸarkı sözleri dilime dolandı… Sevgiliye olan aÅŸkı, sevgiyi, tutkuyu ne kadar güzel ifade eden bir ÅŸarkı… Gerçekten damarlarımızda dolaÅŸan bu sıvı hayatımız, canımız, o olmadan yasam mümkün deÄŸil.

Sizlerle paylaÅŸacağım konu da tam bununla ilgili, yasam kaynağımızın bize vaat ettiÄŸi gençlik, güzellik ve saÄŸlık…

CİLT GENÇLEŞTİRMEDE SON NOKTA

Uzun süreli, ameliyatsız, nestersiz, gerçek güzelliğin formülü artık; P.R.P.
P.R.P. (Platelet Rich Plasma); Platelet Yönünden ZenginleÅŸtirilmiÅŸ Plazma Tedavisi olarak isimlendiriliyor. Günümüzde cilt gençleÅŸtirme yöntemlerinden hücresel tedavide gelinen en iyi noktalarından biri ve 21 yüzyılın en çok umut veren buluÅŸlarından…

Bu Tedavide Amaç; hücrelerimizin onarıcı, yenileyici özelliklerinin mucizesinden yararlanarak cildimizin uyarılması ve yenilenmesinin sağlanmasıdır.

Nasıl bir yerimizi yaraladığımızda veya kestiğimizde kanımızdaki onarıcı hücreler ve onların salgıladıkları büyüme faktörleri yarayı iyileştiriyor ise. kanımızdan bu hücreleri izole edip yüz, dekolte, eller veya saç köklerine enjekte ettiğimizde cildimiz gençleşiyor ve saçlarımızın önce dökülmesi duruyor daha sonra da zarar görmüş saç kökleri onarılıp tekrar canlanıyor.

Platelet Nedir?

Buradaki etken faktör olan plateletler kanımızın en küçük hücre benzeri şekilli elemanlarıdır ve sayıları 150 000-400 000 mm3 kadardır. Bu plateletlerden salınan büyüme faktörleri hücrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların iyileşmesini sağlar.

P.R.P.- Anti-Aging; Derimizin yaşlanması ile yaralanma surecindeki bazı fiziksel özelliklerini kaybetmesi birbirine cok benzer. Bu nedenle cilt gençleştirmeye yönelik laser genesis. peeling, mezoterapi gibi uygulamalarda kontrollü ve sınırlı hafif bir travma yaratılır ve ciltte onarım mekanizması tetiklenir.

PRP tedavisi de mezoterapi yöntemiyle yani çok ince uçlu iğnelerle enjeksiyon seklinde uygulanmaktadır. Enjeksiyon bölgelerinde plateletler ve beyaz kan hücreleri sinerjik bir etki ile yoğun şekilde büyüme faktörlerinin ve kök hücrelerin serbest kalmasını sağlar. Büyüme faktörleri kollagen ve hyaluronik asit üretimini PRP uygulamasında hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınacak miktardan daha fazla sayıda platelet ve içeriğinde bulunan büyüme faktörleri ulaştırılmaktadır. Çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat daha fazladır.

Uygulama Nasıl Yapılıyor? Ne Kadar Sürüyor?

Kişiden alınan 10cc kadar kan özel bir tüpe konarak santrifüj edilir. Bu özel işlemden sonra üstte kalan plateletten zengin plazma kısmı alınarak tedavi edilmek istenen bölgelere, yüz, boyun, dekolte ve el üzerine ya da saçlı deriye mezoterapi yöntemi ile enjekte edilir. Uygulamadan önce anestetik krem sürülerek 20 dk kadar beklenir ve böylece ağrısız acısız konforlu bir uygulama olur.

Uygulama 15-20 dk kadar sürer.

Yan Etkisi Veya Riski Var Mı?

PRP kendi kanınızdan alınarak yapılması nedeniyle alerjik reaksiyon ve enfeksiyon riski bulunmaz Kan alınırken ve plazma solüsyonu hazırlanırken steril kıt kullanılır. Bu nedenle bulaşıcı hastalık riski yoktur, Yapılan tedavi sonrası hafif kızarıklık olmakla birlikte yarım saat içinde geçmektedir, hemen ardından günlük hayatınıza rahatlıkla devam edebilirsiniz.

Etkisi Ne Zaman Nasıl Fark Edilir?

Uygulamadan hemen sonraki günlerde sağlıklı bir parlaklık, canlılık ve ciltte gerginlik görülür. Tekrar eden seanslarla bu etki kalıcı olur.

Uyarılan hücrelerle 2-3 hafta içinde kollagen üretimi artar, elastik liflerin gerginleştirici etkinlikleri cilde yansımaya başlar, ciltte nemlenme etkisi ise erken fark edilir.

Kaç Seans Yapılması Gerekir?

Ortalama olarak 2 veya 3 hafta aralıklarla yapılan 3 uygulamadan oluşan kürler kişinin ihtiyacına göre yılda bir veya iki kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etki sağlamaktadır.

P R.P. ile Cilt Yenileme Hangi Durumlarda Etkilidir?

Kanımızın bu tedavi edici gücü pek çok alanda kullanılmaktadır.
• Estetik amaçlı uygulamalarda yüz, boyun, dekolte özellikle ellere,
• Ayrıca sıkılaştırma ve lifting amaçlı kol ve bacak içlerine uygulanabilmektedir.
• Ciltteki sivilce izleri ve leke gibi problemlerin tedavisinde,
• Cildin uzun süreler güneşe maruz kalması sonucu oluşan kırışıklıkların düzelmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın kazandırılması amacıyla
• İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve derinin zarar gördüğü durumların kontrolünde
• Birçok ortopedik hastalıkların tedavisinde.
• Kadın tipi sac dökülmesinde ve erkek tipi saç dökülmesinin erken evrelerinde uygulanabilmekte ve çok iyi sonuçlar elde edilmektedir.

P.R.P. Tedavisi ile cildinizi ve saçlarınızı eski güzelliğine, canlılığına kavuşturabilir ve uzun süre keyfini sürebilirsiniz.

Makyaj Yapmanın İncelikleri

11 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Makyaj yüzünüzün biçimine, mevsimlere, giysinize hatta katılacağınız davetlere göre birçok şekilde yapılır. Makyaja her koşulda, cilt tipinize uygun ürünlerle yüzünüzü temizleyerek başlanır. Cildinizi temizledikten sonra yine cilt tipinize uygun tonik ve nemlendiricinizle yüz, boyun ve dekolte bölgeniz nemlendirilir. Makyaja başlamadan önce, cildinizin nemlendiricinizi emdiğinden emin olmalısınız. Makyaja baslarken kaslar çok önemlidir. Yüz şeklimize göre kaşlarımızın düzenlenmesi gerekir. Kaslar bu yıl mümkün olduğu kadar kalın olmalı az ve seyrek olan kaşlarda kalemle vurgulanmalıdır Makyaja fondöten uygulayarak başlanmalıdır.

Fondöten seçiminizi yaparken cildinize uygun olanı makyözünüzden yardım alarak uygulamalısınız. Uygulamayı yaparken alnınız, boynunuz, kulak altı bölgelerinize dikkat etmeniz gerekir. Yüz İratlarınızı belirginleştirmek için daha koyu ve göz altlarına daha acık tonda fondöten uygulayabilirsiniz. Nasıl vücudumuzun şekline göre giyinmek zorundaysak yüz seklimize göre de uygun makyaj yapmak zorundayız.

Örneğin; dikdörtgen bir yüze sahipseniz ışık ve gölge oyunları ile onu yuvarlak gösterebilirsiniz. Cildinize bir ton koyu fondöten kullanmalı, allığınızı kulak hizasından başlayarak yanaklarınıza ve çenenize doğru, biraz da alnınıza ve saclarınızın başladığı yere doğru şurup, sonra rujunuza geçmelisiniz.

Eğer kare bir yüz sekline sahipseniz dikkati yüzün orta bölümüne vermelisiniz. Koyu fondötenle saç dibinden şakaklara doğru kavisli bir bölge yapmalısınız. Kulağın üst bölümünden çeneye kadar koyu fondöteni devam ettirmelisiniz. Gözün dış kısmına ve çene bölgenize daha açık aydınlatıcı kullanmalısınız.

Yuvarlak bir yüze sahipseniz tüm yüzünüze fondöten uygulayıp elmacık kemiklerinizin altına, kaşlarınızın üzerine allığınızı sürüp göz altınıza açık ton uygulayın böylece ışığı dağıtmış olursunuz.

Eğer yüzünüz ücgense elmacık kemiklerinizin üzerine daha açık ton kullanmalı, gözlerinizi ön plana çıkarmalısınız.

2011 SONBAHAR TRENDİ

Kirpiklere vurgu yapan dolgunlaştınlmış rimeller, siyah göz kalemleri, eye linerlar, iddialı göz farları koyu renklerin yanı sıra canlı ve parlak renklerin kullanılacağı bir yüz sonbaharda bizi bekliyor..

Dudaklarda gözlere dengeli bir kontrast için mat renkler kullanılıyor. Gözlere ve cilde yoğunlaşmak yerine dudaklara yoğunlaşmayı tercih edenler için kırmızıdan-pembeye. narçiçeğinden-mora geniş bir yelpazede ruj kullanımı uygulayabilirsiniz, Cilt ışıltınızı desteklemek ve yüzünüzü aydınlatmak için ise yumuşak renklerle hafif bir bronzluk vermek gerekiyor.

Cildinizi Daha Sağlıklı Tutmaya Hazırmısınız ?

11 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Bu yazıyı okumaya baÅŸladıysanız öncelikle bir aynayı elinize almanızı ve kendinize hani denir ya “alıcı gözüyle” bakmanızı isteyeceÄŸim. Mutlaka size uygun, ilginizi çekebilecek küçük notlar bulacağınızı düşünüyorum. İsterseniz zamanın etkilerini en fazla hissettirdiÄŸi ve maalesef hiçbir ÅŸeyin altına saklayamadığımız yüzümüz, boynumuz, dekoltemiz ve ellerimize nasıl ilgi gösterebileceÄŸimizi gözden geçirelim.

Evet, objektif olarak kendimizi test etmeye hazır mıyız, yaşımızı güzel olarak yaşamaya, kendimizi daha iyi hissetmeye, cildimizi sağlıklı tutmaya?

En yaygın ve en bilineninden baÅŸlayalım. Hiçbir mimik yapmadan aynaya baktığınızda iki kasınızın arasında dik ÅŸekilde derinleÅŸmiÅŸ çizgiler var mı, ya da alnınızda yatay olarak yerleÅŸmiÅŸ çizgiler, ya da goz kenarında ve altında yerleÅŸmiÅŸ çizgiler veya en rahatsız edici olanı dudak üzerindeki dik çizgiler…

Bunların giderilmesi ve daha da derinleşmemesi için öncelikle Botox uygulaması ve ince dolgu uygulaması uygundur Dolgu ile mevcut çizgilerin altı hyaluronicasid ile doldurularak çizgiler giderilir. Ancak bu çizgilerin oluşma nedeni olan mimik hareketleri ile kırışıklıkların tekrar olmaması için o bölgelere botox yapılması gerekir. Böyle durumlarda botox ve dolgu uygulaması birbirini tamamlayıcı işlemlerdir.

Önemli bir konunun da altını çizmek gerekirse herkesin benzemekten korktuğu şişmiş ve hareketsiz yüzlerin hyaluronicacid dolgusu ve dozunda botoxla olması mümkün değil, ayrıca yanlış bilinen bir bilgi olarak botox yüzde veya dudakta şişme yapmaz sadece mimikle oluşan kırışıklığı giderir.

Bu bölgelerinizde herhangi bir yerleşmiş çizginiz olmayabilir, ama kaslarınızı çattığınızda (ki bunu farkında olmadan bilgisayara bakarken, güneşte veya uyurken de yapıyorsunuzdur) kas arasında veya kaslarınızı yukarıya kaldırdığınızda alnınızda veya içten güldüğünüzde göz kenarında hemen çizgiler belirginleşiyorsa:

Size de botox uygulaması gerekir, en azından koruyucu olarak ihtiyacınız olacaktır.

Dudak üzerindeki çizgiler sadece konuşurken belirginleşiyorsa hafif bir botox uygulaması çok iyi gelir.
Ağız kenarlarınız biraz aşağıya doğru sarkmış ve sizi mutsuz gibi gösteriyorsa; yine önerim botox olacak, yüzünüze pozitif bir duruş yerleşeceğinden emin olun.

Konuşurken veya hafif gülümserken yanaklarınızın yukarıya doğru kalkması ve ifadenize bir hoşluk katmasını isterseniz; Çene bölgesine uygulanacak özel bir botox uygulaması.
Boyun çizgileriniz belirginse veya dekoltenizde göğüs arasına doÄŸru dikine çizgiler varsa; biraz botox. biraz hyaluronıkacid’le revitalizasyon veya mezolifting veya laser genesisle cilt yenileme uygundur.

Burnunuzun ucunu hafif yukarıya kaldırmak isterseniz: Hafif bir botox uygulaması sizi memnun edebilir. Hiçbir mimik kırışıklığınız yok ama kaşlarınızı özellikle dış kısımlarından yukarı doğru kalkmasını isteyebilirsiniz;Tabii ki kas ve kemik yapınız uygun bulunursa, kasınızın dış bölgesine hafif bir dolgu uygulaması yapılabilir.

Küçük bir uygulamanın bakışlarınızı ne kadar değiştirdiğine inanamayabilirsiniz.

Burun kenarından ağız kenarına hatta çeneye doğru inen derin bir çizginiz varsa ve bu sizi olduğunuzdan yaslı ve mutsuz gösteriyorsa; bu bölgelere kalın dolgu uygulaması yapılır, kendini hemen gösteren bir uygulama olup yüzünüzün ifadesi değişmeden kaybettiğiniz cilt attı destek doku yenilendiği için anında 5-10 yas geriye dönmeniz mümkündür.

Yanaklarınıza baktığınızda biraz daha dolgun görünmesini istiyorsanız veya göz altınız yorgunluk veya zayıflıktan çökmüş görünüyorsa; dolgu uygulamasıyla bunu sağlamak çok çabuk ve acısız bir şekilde mümkün.

Yüzünüze bakarken elinizle de dokunurken yanak ve boyun bölgenizde bir gevşeklik hafif veya ciddi düzeyde sarkma hissediyorsanız; size önerim Titan uygulaması, laser genesis ile cilt yenileme, sıkılaştırıcı özelliği olan mezolifting uygulamalarından bin veya bunların kombinasyonları olacaktır.

Titan kızıl ötesi ışın ile yapılan, cildin dermiş tabakasını yüksek derecede ısıtarak fibroblast dediğimiz hücrelerden cildin elastikiyetini sağlayan kollagen ve elastinin yapımını uyaran özel bir uygulamadır. Acelesi olanlara önermem çünkü maximum etkisine yavaş yavaş 5-6 ayda ulaşıyor ve cilt yapınızı en az 5 yıl öncesindeki haline gelmesini sağlıyor.

Laser genesis cildin elastikiyetini artıran, ciltteki kızarıklığı gideren ve cilt tonunu düzenleyen, gözenekleri sıkılaştıran, ölü hücrelerden arındıran canlı, parlak bir görüntü sağlayan kısaca cildi yenileyen bir uygulamadır.

Mezolifting; cildin ihtiyacı olan vitamin, mineral, aminoasit gibi bir cok bileşeni, cilt dolaşımını artıran, kollagen yapımını uyaran maddeleri içeren özel bir karışımın ince iğneler ile cilt içine özel bir teknikle verilmesi olup sonuç çok memnun edici olmaktadır.

Titan sadece yüz ve boyunda değil cilt sıkılaşması istediğimiz tüm bölgelerde kullandığımız başarılı sonuçlar aldığımız bir uygulamadır. Kol sarkmalarında, karın cildi gevşekliklerinde, bacak içi sarkmalarında sıkılaştırmak için ve popo kaldırma amaçlı olarak da uygulanmaktadır.

Dudaklarınızın kenarında hafif çizgilenmeler görünmeye başladıysa veya dudak kontürünüz belirginleştiğinde dudak kıvrımlarınızın size daha hoş bir hava vereceğini düşünüyorsanız ya da biraz hacimli bir dudak istiyorsanız;

tabii ki dudağa özet dudak dolgusu bu ihtiyaçlarınızı veya daha fazlasını karşılayacaktır.
En etkili uygulama mezoterapi (mezolifting) olacaktır. Burada cilde en uygun olanına karar vererek hücre yenilenmesi, onarılması, anti-aging etkili Somon DNA mezoterapisi. veya lifting etkili sıkılaştırıcı mezoterapi veya nem ihtiyacını karşılamak için hyaluronic acid içerikli mezoterapi uygulanabilir. Bunlar 2-3 hafta aralıklarla ihtiyaca göre kombinasyon yapılarak kür halinde uygulanır. Ayrıca birlikte veya tak basına Laser Genesis kürü uygulanabilir.

Yine bunlarla kombine olacak şekilde veya tek başına revitalizasyon uygulaması veya kimyasal peeling (mevsim uygunsa) yapılabilir.

Bu uygulamalar yüzle birlikte boyun ve dekolteye ve özellikle ellere de uygulanabilir. Yüzünüzden sonra bir de ellerinizi kontrol ederseniz ve evet ellerimin de yüzümün ve dekoltemin cildi kadar özene ihtiyacı var diye düşünüyorsanız; Öncelikle hyaluronic acidli revitalizasyonu öneririm 2-3 seans vital uygulaması (dolgu ve mezoterapi arası bir uygulamadır) ile muhteÅŸem sonuçlar alabilirsiniz. Ellere yine mezoterapi ve laser genesis de uygulanabilir. Evet yüzünüze dekolte ve ellerinize baktınız ama hiçbir sorun göremediniz, cildiniz gergin, canlı, parlak, kırışıklık yok. gayet saÄŸlıklı görünüyorsa. Öncelikle ne mutlu size… Belirli aralıklarla dermokozmetik bir ürünle cilt bakımı, arada mezolifting veya laser genesis gibi cilde destek uygulamalar yaptırırsınız aynı tazeliÄŸi hep yasarsınız.

Her daim saÄŸlıkla ve güzellikle…

Şimdi cildinizi leke yönünden bir inceleyin, yaygın bir lekeniz mı var, yoksa belirgin bir şekilde bazı bölgelerde bir veya birden fazla mı, dekoltenizde de var mı, akne izlerinden kalan lekeler mi, güneşten mi yoksa yaşlılık lekeleri mi?

Leke tedavisi en zor ve sabır gerektiren tedavilerdendir ve birçok nedene baÄŸlı olabilmektedir, bu nedenle iyice incelenmesi ve hangi tedavinin uygun olduÄŸuna hekim tarafından karar verilmesi gerekir. Leke tedavileri arasında en yaygın kullanılan AHA’lı kimyasal peelingdir. Ayrıca TCA ile kimyasal peelıng, IPL veya laser ile yapılan leke tedavileri mevcuttur.

Leke sorununu sonbaharda irdelememiz daha uygun olur çünkü yaz döneminde leke tedavisi yapılmaz, sadece herkese önerim en az 30 faktörlü bir güneş koruyucusunun düzenli olarak kullanılması olacaktır. Güneş koruyucu kremin cok yüksek faktörlü olması gerekmez, önemli olan dışarıda olduğunuz saatlerde 3-4 saatte bir yenilemenizdir.

Yüzünüze baktığınızda cildinizin nemsiz veya ince kırışıklıları bulunan veya donuk, mat, cansız, solgun veya gözenekleri geniÅŸlemiÅŸ olarak – ki bunların hepsi bir arada da olabilir – veya bir sorunu daha baskın olarak görüyorsanız;

Popüler diyetlerin zararları nelerdir?

8 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Kalp hastalığı, kanser, yüksek tansiyon ve osteoporoz gibi kronik hastalık risklerini arttırır: Birçok popüler diyet meyve, sebze, süt ürünlerini ve tam tahılları kısıtlar veya diyetten çıkartır. Bu besinler kronik hastalıkların önlenmesinde yardımcı olan birçok besin öğesi ile yüklüdür. Ayrıca diyetlerdeki yüksek protein alımı kalsiyum atımına dolayısıyla osteoporoza neden olabilmektedir.

Spordaki performansınızı düşürür:

Uzun bir süre düşük kalorili bir diyet ile devam ederseniz, kendinizi yorgun ve rahatsız hissedersiniz Özellikle karbonhidratları kısıtlayan diyetler vücudunuzun enerji ihtiyacının karşılanmasında yetersiz kalır ve dayanıklılığın düşmesine neden olur. Enerji için sıvı ve elektrolitlerin kullanılması da tansiyonunuzu düşürebilir.

Böbrek taşı ve gut hastalığı riskini artırır:

Yüksek protein ve düşük karbonhidratlar, ürik asit ve kalsiyum oksalat düzeylerini arttırarak, gut hastalığına ve böbrek taşı oluşumuna neden olur.

Ketozis:

Bu durum genellikle açlık durumlarında gelişir. Ama bazen de yeterli karbonhidrat alınmadığı, yani proteinden yüksek karbonhidrattan kısıtlı veya yoksun diyetleri uygularken bu durumla karşılaşılabilir. Enerji kaynağı olarak karbonhidratların ortamda bulunmamasından dolayı yağlar bınncil enerji kaynağı olarak kullanılır ve ketonlar ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda ağız kokusu ve kuruluğu, yorgunluk, uykusuzluk ve mide bulantısı gibi sorunlar yaşanabilir.

Sağlıklı kilo vermenin yolu nedir?

Unutmayın! Uzun süreli ve sık aralıklarla yapacağınız popüler diyetler vücudunuzu olumsuz yönde etkileyerek, hem sağlığınızı tehdit edecek hem de ilerleyen yaşlarda kilo alma olasılığınızı arttıracaktır. Hatta diyet yaptığınız dönemde kilo vermenizi zorlaştıran neden de belki budur, Bu nedenle kilo vermeye karar verdiğinizde yaşamınıza uygun, yeterli protein, karbonhidrat ve yağ dengesini koruyan sağlıklı ve dengeli bir beslenme programına katılın. Bu beslenme programınızın da diyetisyen tarafından hazırlanmış olmasına dikkat edin.

Aldığınız kalori miktarını azaltmak için hangi kilo verme planını seçerseniz seçin, beslenme ihtiyaçlarınızı göz önün de bulundurmazsanız, büyük bir hata yapmış olursunuz, Stanford Üniversitesi ‘nde araÅŸtırmacılar tarafından yürütülen bir çalışmada, popüler kilo verme planlarının hiçbirinin vitamin ihtiyacını göz önünde bulundurmadığı ortaya çıkmıştır. Bunun anlamı, kilo veren kiÅŸilerin saÄŸlığa yaradı besinleri de kaybettiÄŸiydi. AraÅŸtırmacılar, diyet uygulayan kiÅŸilerde A. C. E ve K vitaminlerinin en çok tüketilen vitaminler olduÄŸunu saptamıştır.

GENÇLİK AŞISI

Son zamanların en çok talep edilen ve ilgi gören uygulaması “gençlik aşısı” olarak da bilinen saf Hyaluronıc Acid kürü. DoÄŸduÄŸumuzdan itibaren aidimizde bolca bulunan ama 25-30 yaşından sonra yavaÅŸ yavaÅŸ yapımı azalan, yıkımı artan cildimizin, nemini ve diriliÄŸini saÄŸlayan Hyaluronıc Acid. Bunun özel formüle edilmiÅŸ ÅŸekli; 3′lü kür halinde cildinize (yüz, boyun, dekolte, eller) uygulandığında cildiniz bir bebeÄŸinkı kadar pürüzsüz ve canlı olabiliyor.

Etkisi uzun sürmekle birlikte kişiye göre belli zamanlarda tekrar etmekte fayda vardır. Herkese uygulanabilen bu ürün, ihtiyaca göre 6 ay veya 1 yıl aralıklarla yapılabilir.

DOLGULAR

Dolgu Uygulaması için; kadınların hatta erkeklerin bile en hoÅŸlandığı, raÄŸbet ettiÄŸi uygulama diyebilirim. Etkisini hemen göstermesi yanında tipiniz hiç deÄŸiÅŸmeyecek, yılların getirdiÄŸi izler veya gölgeler anında kaybolacak. Yüzünüz daha saÄŸlıklı ve en az 5-10 yıl önceki haline dönecek. Kim istemez böyle olmasını?.. Artık dünyada medikal estetik alanında dolgu sınır tanımıyor. Yüzünüzde ve vücudunuzda her bölgeye rahatlıkla uygulanabiliyor. Daha az travmatik yöntemler geliÅŸtiriliyor. Neredeyse acısız ve iÄŸne ızsız denebilecek kadar rahat… Klasik nasolabial bölge, dudaklar, yanaklar gibi yerlerden baÅŸka göz kapağı, gözaltı çukuru, kaÅŸlann dış kısmı, burun, çene. eller, göğüs, diz yani neresi aklınıza gelirse… Hatta hem kadın hem erkekte genital bölgeler…

Sizin isteğiniz ve doktorunuzun da uygun görmesiyle artık bir heykeltıraş gibi yüz ve vücudunuza, dolgularla en güzel şekil verilebiliyor.

3D REJUVENASYON

Cilt elastikiyetiniz henüz bozulmamışsa ama yavaş yavaş kaybolmaya başlamışsa veya belirgin şekilde sarkmalar mevcutsa ve aynı zamanda ciltte düzensizlikler kızarıklar. lekeler varsa 3 BOYUTLU CİLT GENÇLEŞTİRME SİSTEMİ sizin için en ideali olacaktır.

Titan, Laser Genesis ve Photo Genesis Bu sistem ile cildin hem üst, hem orta, hem de derin tabakalarında gençleÅŸtirme yapılıyor. “Titan” infrared ışın kaynağını kullanarak derinin dermiÅŸini ısıtma yoluyla ile çalışır ve derideki sarkmaları önler, deriyi daha sıkı ve genç hale getirir. 4-5 yıl önceki sıkılığına gen döndürür, Mevcut kollagenin anında onarılması yanında, yeni kollagen üretimini baÅŸlatır. Etkisi uygulamadan I ay sonra gözlenmeye baÅŸlar, 3-6 ay sonra maksimum deÄŸere ulaşır. Sonuç ise daha sıkı bir cilt.

Titan; Yüz boyun karın kalça ve kollar dahil olmak üzere tüm vücuttaki gevşemiş ve sarkmış cildi sıkılaştırmak için kullanılıyor. Yaşlanma, kilo alıp verme ve hamilelik sonucu oluşan sarkmalara karşı da etki sağlıyor.

“Laser Genesis” iÅŸlemi ise cildin orta tabakasındaki deÄŸiÅŸiklikler nedeniyle oluÅŸan yaÅŸlılık belirtilerini tedavi ediyor. Laser enerjisi kollgen yapımını arttırarak geniÅŸlemiÅŸ gözenekler, derideki kalınlaÅŸma ve kabalaÅŸma, ince kırışıklıklar ve yoÄŸun deri kızarıklığının giderilmesini saÄŸlıyor. Ayrıca akne izlerinin tedavisinde de oldukça etkili.

“Photo Genesis” iÅŸlemi derinin en üst tabakasını yeniliyor. Böylece çiller, güneÅŸ lekeleri, kızarıklıklar ve ince damarsal geniÅŸlemeler tedavi edilebiliyor. Cildin görünümünün daha genç, daha diri ve pürüzsüz olması saÄŸlanıyor.

ROLLER

Acısız güzellik olmaz ama daha az acı isteyenlere uygun bir yöntem de Dermaroller. Bu yöntemle antiaging, saç dökülmesi, skar, akne izi, çatlak, selülit tedavisi, hatta gözaltı morluk ve ödem tedavisi yapılabiliyor. Bu uygulama bir silindir üzerinde bulunan çok sayıda çelik mikro iğnelerden oluşan medikal bir alet ile yapılıyor. Ne amaçla kullanacağımıza karar vererek iğne boyutları seçiliyor, sorunlu bölgeye özel tekniği ile sayısız mikro kanallar açılıyor ve tedaviye özel ürünler ciltteki bu kanallar kapanmadan cilde yediriliyor. Bu uygulamayla 6-8 seanslık kürler sonunda cildinizi yenilenmiş, genç ve canlı olarak bulacaksınız.

Popüler Diyetler

8 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Yaza girmeye hazırlanırken kendinizi “Acaba hangi diyeti yapmam gerekir?” sorusunu sorarken buluyorsanız; bu diyet bombardımanında size vereceÄŸimiz bilgileri muhakkak okumalısınız.

Herkes ideal kilosuna bir defada ulaşmak ve bu hedefini de hızlı ve kolay yöntemlerle gerçekleştirmek ister. Bu gerçeği bilen medya da her gün yeni bir popüler diyetin sizi zorlamadan vücudunuzda inanılmaz değişiklikler yapacağına dair haberler yayınlar. Bu diyetlerin ortak özelliği düşük kalorili olması, tek bir besine dayalı olması, bazılarının protein yönünden zengin veya düşük olmasıdır. Peki, bu diyetler gerçekten işe yarıyor mu? Hangi diyetler popüler diyet kavramına giriyor?

Popüler diyetler işe yarar mı?

Kilo verme zor bir süreçtir. Mucizevi bir çözüm olarak görülen popüler diyetler bazı besin gruplarını kısıtlayarak kısa sürede kilo vermenizi sağlasa da kişiye uzun süreli yeme davranışı değişikliğini benimsetmediğinden; verilen kiloların geri alınmasına, hatta belirli besinlerin kısıtlanmasından dolayı besin yetersizliklerine ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Endişe uyandıran en önemli konu ise bu diyetlerin metabolizmanız üzerindeki etkisidir. Vücudunuz kendisini açlık konumuna ayarlayarak metabolizmasını yavaşlatır. Bu diyetleri uzun süreli takip etmek zor olduğu için diyete devam etmemeniz durumunda metabolizmanızın yavaşlamasından dolayı, büyük bir ihtimalle kaybettiğiniz kiloları gen alacaksınızdır. Hatta bazı kişiler diyete başladıktan kiloların üzerine de çıkabilmektedir.

Popüler diyetlerin özellikleri nelerdir?

Uygulamayı düşündüğünüz diyette aşağıdaki durumlar söz konusu ise bu diyetlerden uzak durmalısınız:

• Kolay ve hızlı kilo vermeniz vaat ediliyorsa
• YaÄŸ yakıcı özelliÄŸi olduÄŸu iddia edilen besinler öneriliyorsa (Greyfurt, ananas… gibi)
• Karbonhidrat veya süt ürünleri gibi besinlerin kısıtlanması veya uzak durulması gerektiği belirtiliyor ve bu diyeti yaparken yüksek dozlarda vitamin ve mineral takviyesinin alınması isteniyorsa
• Tek tip besinin yenilmesi öneriliyorsa (lahana çorbası… gibi) •Besinlerin belirli kombinasyonlarla yenilmesi öneriliyorsa
• Uzun süreli uygulanamayacakça
• Diyet sırasında egzersiz yapmanıza izin verilmiyorsa
• Sağlık yararlarından çok fiziksel görünüşe odaklanmıyorsa

TaÅŸ devri diyeti:

DiÄŸer diyetlerde olduÄŸu gibi bu diyetin de içeriÄŸi; düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli olmasıdır. Fakat diÄŸerlerinden farklı olarak; daha fazla meyve-sebzeyi, yaÄŸlı tohumlan ve daha az yaÄŸlı besinleri içermektedir. Buna karşın ekmek, makama, pirinç, kahvaltı gevrekleri, süt ve ürünleri, alkol, tuz, ÅŸeker ve iÅŸlenmiÅŸ besinler yasaklanmıştır. Bu tür bir beslenme planının kan ÅŸekerinin dengelenmesinde, kan yaÄŸlarının ve kan basıncının düşürülmesinde rol oynayacağı bilinmektedir. Fakat bu diyet ile ilgili en önemli kaygı ise sut ve süt ürünlerinin, kuru baklagillerin tüketilmemesinin kalsiyum ve D vitamini alımının da yetersizliklere neden olabileceÄŸidir. Diyette her besinin doÄŸal, yani organik olmasının istenmesinden dolayı tam olarak uygulanabilirliÄŸi zordur…

Atkins diyeti:

Bu diyette yağ ve protein serbest bırakılırken, şekerli tüm besinler yasaklanmıştır. Et, balık, yumurta, mayonez ve tüm şarküteri ürünlerini istediğiniz gibi tüketebilirsiniz. Diyetin doymuş yağ ve kolesterol oranının yüksek olması nedeniyle koroner kalp hastalığı açısından risk taşımaktadır. Egzersiz yapanlar için kesinlikle uygun olmayan bu diyet vücuttan kas dokusu ve su kaybedilmesine neden olabilir..

Kan grubu diyetleri:

Her kan grubu için önerilen ve yasaklanan besin listelerinden oluşmaktadır. Kan grubunuza göre besin ihtiyaçlarınızın belirlenmesinin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Eğer kan grubunuza göre hastalık riskleriniz belirlenebiliyor olsaydı, doktorunuzun sağlık kontrollerinizde ilk baktığı şey kan grubunuz olurdu.

Lahana ve greyfurt diyeti:

Tek besine dayalı diyetlerdir. Bu tür diyetler genellikle çok düşük kalorilidir ve yeterli vitamin-mineral ihtiyacınızı karşılayamaz. Ayrıca uzun süre katı besin yememekten kaynaklı yorgunluklar ve baş dönmeleri ile karşılaşılabileceği gibi, açlıktan dolayı metabolizma hızınız da düşebilir, Bu diyetler, proteinden düşük olması nedeniyle kas kaybına neden olur. Kalıcı kilo kaybı sağlamaz, hızlı kaybedilen kilonun nedeni su kaybıdır.

Formula diyetler:

Özellikle yemek yapmayı sevmeyen, fast-food besin tüketimi çok olan, öğününü planlayamayan, porsiyon kontrolü sağlayamayan kişilerin kullandığı toz olarak hazırlanmış öğün karışımlarıdır. Bu ürünlerin kişilerin yaşam tarzında kalıcı bir değişiklik yapmamasından ve dengeli beslenmeyi öğretmemesinden dolayı önerilmemektedir. Bu ürünlerin maliyetinin sağlıklı bir beslenme için harcanan paradan daha pahalı olduğu, ürünlerin standart besin içeriklerinin bilinmediği ve bunun için yasal bir düzenlemenin de olmağı unutulmamalıdır.

Dukan diyeti:

Bu diyet dört aşamadan oluşmaktadır. Yaklaşık 30 gün süren ilk iki aşamada yüksek protein (et ve süt ürünleri), düşük karbonhidrat (sadece sebzeler) ile kilo kaybı hedeflenirken diğer aşamalarda az miktarda meyve ve tahıl ürünlerinin diyete eklenmesi ile kaybedilen kiloların gen alımını önlemek amaçlanır. İlk aşamada yapılan diyette lif alımı az olduğundan konstipasyon ile karşılaşılabileceği gibi yüksek protein alımına bağlı olarak kışının ürik asit ve kolesterol düzeylerinin yükselmesi de söz konusu olabilir. Diyette yulaf kepeğinin her gün kullanılması demir ve çinko gibi minerallerin bağlanmasına neden olarak emilimlerini ve vücut tarafından kullanımlarını azaltabilir.

Vücudunuz İçin En Etkili Egzersiz Çalışmaları

8 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Toplar ve Bantlar

Makine egzersizlerinden sıkıldınız mı? Şimdi etkili egzersiz araçlarıyla dönme, çekme ve yuvarlanma zamanı. Toplar ve bantlar, size sonsuz egzersiz seçenekleri sunuyor.

Serbest ağırlık ve ağırlık makineleri geleneksel daya¬nıklılık egzersizleri İçin uygunken, bazen vücudunuz farklı bir uyarıcıya ihtiyaç duyar. Kabul edelim beynimiz de aynısına ihtiyaç duyuyor. Rutininizi çeşitlendirmeniz, bütün fitnes programınıza yapabileceğiniz en iyi katkılardan biridir.

Ayrıca. bu aletler, yaralanma durumunda fizik tedavi ve rehabilitasyon için de faydalıdır. Geleneksel ağırlık çalışmalarına katliamı yorsanız, bantlar ve toplar, mükemmel bir egzersiz için size gerekli olan dayanıklılığı sağlayabilir. Bu konuya ilişkin temel bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

Son birkaç yıldır, egzersiz salonlarında düşük teknolojiye sahip egzersiz aletlerinin bulunduğunu fark et¬mişsinizdir. Sağlık kulüplerinde egzersiz toplarına ve elastik bantlara sık rastlanır. Bu aletler sadece grup sınıflarınca değil, aynı zamanda farklı arayışlarda bu¬lunan üyeler tarafından da kullanılmaktadır. Ağırlık ekipmanlarının diğer kişiler tarafından kullanıldığı spor salonunun en yoğun saatlerinde de bu aletler oldukça kullanışlıdır.

YUVARLAYIN:

Egzersiz Topları
Bazen denge topları ve isviçre topları olarak da adlandırılan bu büyük, kalıcı hava dolu toplar, çeşitli boy ve renklerde bulunabilmektedir. Çoğu kışı bu topları abdominal egzersiz için kullanırken, bazıları bu toplan sabit olmayan yüzeylerde şeklinde kullanarak vücutlarının diğer kısımlarını da çalıştırıyor. Temel kasları güçlendirmek için top egzersizi serbest ağırlıklar ile birleştirilebiliyor. Boksörlerden, yaşlı kişilere kadar herkes çok farklı egzersizler için bu topları kullanabilir.

AVANTAJLARI:

Denge ve temel kaslar açısından benzersiz şekilde faydalı olan bu top egzersizi, üzerinde durduğunuz süre boyunca bütün vücudunuzun çalıştırmanızı sağlıyor. Top egzersizlerinin zor-layıcı ve değişken yapısı, özellikle serbest ağırlık çalışmaları ve makine hareketlerinden sıkılan kişiler için çok ilgi çekici olabili¬yor. Ayrıca topun üzerinde ağırlık çalışmalarına devam ederken daha geniş bir hareket alanı kullanılabiliyor. Sırtlarını gerdirmeyi seven kişiler için yuvarlak ve yumuşak bir yüzey üzerinde aşa¬malı ve güvenli gerdirme egzersizi sağlanmış oluyor.

DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER:

Toplara ilişkin en açık risk, zor hareketler yapmaya çalışırken yere düşmektir. Ayrıca, göründüğün¬den daha alçak oluğu için dikkatli olmazsanız herhangi bir eklemini¬zi burkabilir veya kafanızı çarpabilirsiniz. Özellikle ağırlık çalışıyorsanız, top üzerinde sirk gös-terisi yapmaya çalışmayın. Sağduyunuzu kullanın, Her yeni ekipmanda olduğu gibi, yardım için kulüpteki antrenörünüze danışın.

ÖRNEK EGZERSİZ:

Dambıl Kaldırma
Düzenli olarak ağırlık kaldırma için kullandığınız¬dan daha hafif, düşük ağırlıklı bir çift dambıl seçin, sırt üstü topun üzerine uzanın. Dizleriniz bükük olsun ve ayaklarınızı yere basın, Omuzlarını¬zı dik tutun ve geleneksel ağırlık kaldırmada yaptığınız gibi dambılları yukarı itin. Ağırlıkları kaldırıp indirirken pozisyonunuzu sabitlemek için merkezinizi kullanarak topu mümkün olduğunca sabit tutmaya odaklanın. Kaslarınızı iyi çalıştıracak ve egzersizi yaparken mukavemet sağlayacak ağırlıkta dambıllar kullanabilirsiniz.

YUVARLAK AÄžIRLIKLAR

Ağırlık Topları
Antik Yunanlılar tarafından icat edilen ağırlık küreleri, yıllardır spor salonlarının vazgeçilmez egzersiz aletlerinden biri olarak kullanılmaktadır. 1 kg – 12 kg arasında deÄŸiÅŸen ağırlıklarda olan bu toplarının en yaygını, basket topu büyüklüğünde 5 kg veya 9 kg. Hava ile ÅŸiÅŸirilmiÅŸ olan büyük toplara göre daha az tercih edilen ağırlık toplan, rutin egzersizinizi eÄŸlenceli hale getirir¬ken kaslarınızın etkin bir ÅŸekilde çalışmasını saÄŸlar.

AVANTAJLARI:

Özellikle çift olarak yapılan abdominal egzersizler için mü-kemmeldir. Dambıl ve halterlerden farklı olarak fırlatma kaslarının işlevsel olarak çalıştırılması, omuz, kol ve göğüs bölge¬sinin güçlendirilmesi için kullanılabilir.

ÇEKME EGZERSİZLERİ

Elastik Bantlar
Egzersiz bantları, inanılmaz derecede çok amaçlıdır. Büyük bir hareket alanı sağlar ve vücudunuzu güçlendirmek için idealdir. Kol ve bacaklarınızı uzattığınızda serbest ağırlık eg¬zersizlerinin sağlayamadığı ölçüde dayanıklılığınızı arttırması nedeniyle, elastik bantların işlevi benzersizdir. Ayrıca, fiziksel aktiviteleri yaparken doğal ve işlevsel bir şekilde hareketini¬zi aynen tekrarlamanızı sağlar. Örneğin; bir tenis maçı, golf fırlatışı veya atış hareketi yaptığınızda olduğu gibi kaslarınızın güçlenmesine yardım eder.

AVANTAJLARI:

Bantların taşınması çok kolaydır. Spor salonunda olduğu gibi evde de kolaylıkla kullanılabilir. Kol ve bacaklarınızı birçok yönde çalıştırabilirsiniz. Çift olarak bir partnerle birlikte veya tek başınıza bandın bir ucunu kapı veya diğer mobilyalara ta¬karak egzersiz yapabilirsiniz. Bu egzersizle etkin hareketlen yapabilmek için spor salonunda çok fazla alana da ihtiyaç duy¬mazsınız.

ÖRNEK EGZERSİZ:

Yanal Omuz Çalıştırma
Bandın bir ucunu ayaklarınızın altına yerleştiriniz. Bandın tut¬ma yerinden ayağınıza kadar yarım ayaklık mesafede boşluk bırakarak bandın üzerinde düzgün bir şekilde durunuz. Diğer uçtaki tutma yerini omzunuzdan aşağıya olacak şekilde sıkıca tutun. Bandın tutma yerini omzunuza doğru kaldırdığınızda ban¬dın vücut ağırlığınızla güvenceye alındığından emin olunuz. Dirseğinizi düz tutunuz ve bandın tutma yerini omzunuzdan üstte kaldırmayınız. Aynı hareketi 3 set 12 kere tekrarlayınız. Bandın uzunluğunu egzersizi yaparken mukavemet sağlayacak şekilde ayarlayabilirsiniz.

DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER:

Özellikle omuzlarınızda güçsüz eklemlere sahipseniz, çok hafif bir topla başlayın. Topu egzersiz partnerinize verirken ve on¬dan alırken dikkatli olunuz.

ÖRNEK EGZERSİZ:

Partnere Top Verme
Partnerinizle yaklaşık 15 cm uzaklıkta sırt sırta durun. Ayaklarınızı omuz geniÅŸliÄŸinde açın, bacaklarınızı hafifçe bükün ve karın kaslarınızı kasın. Topu vücudunuzdan uzakta tutarak Partner A sola dönerek topu Partner B’ye verir. Partner B topu sağından alarak hemen soluna döner ve topu Partner A’ya geri verir. Her partner içm aynısını 3 set 10 kere tekrarlarlar,

Güzel Bir Vücuda Sahip Olmak İçin

8 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Burada spor salonuna gitmek ve saÄŸlıklı bir beslenme planı izlemekten bahsediyoruz. Aramızdaki en iyi niyetli kiÅŸi bile “Güzel Vücut” uÄŸruna kendini kaybedebilir.
Mümkün olan en az engelle amaçlarınıza ulaşmanıza yardımcı olmak için bu yolda kaybolmamanızı ve çalışma ile beslenme çabalarınızdan azami seviyede fayda görmenizi sağlayacak 20 ipucundan oluşan bir liste hazırladık. Birini veya hepsini deneyin, ama canhıraş çabalarınızdan en fazla faydayı elde ettiğinizden emin olmak için, her zaman programınızı enine boyuna değerlendirin.

1- Günde Beş veya Altı Kez Yemek Yiyin: Bu ipucu sağduyu karşıtı bir öneri gibi gözükebilir, ancak günde beş ya da altı öğün yemek, porsiyon kontrolü ve kilo kaybında size yardımcı olabilir. Öğünler arasında ne kadar çok atıştırırsanız (sağlıklı yiyecekler!) daha büyük porsiyonlara sahip öğünlerinizde o kadar az yemek yersiniz ve gün boyunca kan şekeri seviyeleriniz daha normal seyreder. Elbette bu ne yediğinize bağlıdır. Akılda tutulması gereken önemli bir kural ise; her atıştırmalık için vücut ağırlığınızdaki her yarım kilo başına bir veya iki kalori ve her öğün için yarım kilo başına üç ile beş arasında kalori ve yarım kilo başına toplamda 14 ile 20 arasında kalori tüketmenizdir.

2- Çalışma Biçiminizi En Az Sekiz Haftada Bir Değiştirin: Vücudunuz her duruma hızlı bir şekilde uyum sağlar. Kaslarınızın ve nöronlarınızın ilgisini tazeleyecek yeni zorluklar olmazsa, ilerlemeniz dikkate değer ölçüde yavaşlayabilir. Egzersizde ilerleme kaydedilmeyen bir dönem yaşamak kaçınılmazdır. Buradaki iyi haber ise, tam bir çalışma programı değişimine ihtiyaç duymayacak olmanızdır. Bunun yerine, programınıza yeni bir egzersiz eklemek ya da egzersizler arasında geçiş yapmak veya yeni bir makine kullanmak gibi farklı bir canlanma sağlayacak herhangi bir şeyi deneyin. Eğlence amaçlı grup derslerine katılın ya da yüzün. Sadece ara sıra egzersizler arasında geçiş yapmayı unutmayın.

3- Kaliteli Egzersiz Ayakkabılarına Yatırım Yapın: İçe bükülme derecesi ve ayak kemeri söz konusu olduğunda hepimiz farklıyızdır ve yeterli ölçüde sağlamlık, tamponlama ve hareket kontrolü sağlarken kendimize has özelliklerimize uygun bir çift ayakkabıya ihtiyaç duyarız. Uygun ayakkabı seçimi sadece sakatlanmayı önlemekle kalmaz, bunun yanında egzersiz yaparken egzersiz yoğunluğunu engellerken dayanıklılığınızı artırmanıza da yardımcı olur. Eşsiz biyomekaniğinizi dikkate alın ve akıllıca bir seçim yapmak için bir ayak hastalıkları uzmanına ya da bilgili bir ayakkabı satıcısına danışın.

4- Çalışma Biçiminizi En Az Sekiz Haftada Bir Değiştirin: Vücudunuz her duruma hızlı bir şekilde uyum sağlar. Kaslarınızın ve nöronlarınızın ilgisini tazeleyecek yeni zorluklar olmazsa, ilerlemeniz dikkate değer ölçüde yavaşlayabilir. Egzersizde ilerleme kaydedilmeyen bir dönem yaşamak kaçınılmazdır. Buradaki iyi haber ise, tam bir çalışma programı değişimine ihtiyaç duymayacak olmanızdır, Bunun yerine, programınıza yeni bir egzersiz eklemek ya da egzersizler arasında geçiş yapmak veya yeni bir makine kullanmak gibi farklı bir canlanma sağlayacak herhangi bir şeyi deneyin. Eğlence amaçlı grup derslerine katılın ya da yüzün. Sadece ara sıra egzersizler arasında geçiş yapmayı unutmayın.

5- Günde En Azından İki Litre Su İçin: Yaptığınız egzersiz tipinden bağımsız olarak susuz kalmamaya her zaman dikkat edin. Yukarıda da belirtildiği gibi su bunu gerçekleştirmek için en iyi yoldur. Egzersiz yüzünden ortaya çıkan bitkinlikle su içerek ve susuzluğunuzu gidermek için düzenli molalar vererek mücadele edebilirsiniz. Ayrıca bol miktarda su içerseniz daha az yemek yersiniz ve bu yüzden her yemekten önce 250 mililitre su içmelisiniz.

6- Aralıklı Çalışmayı Deneyin: Aralıklı çalışmanın anlamı yüksek ve düşük yoğunluklu egzersizler arasında geçiş yapmaktır. Koşu bandında aralıklı çalışmaya şöyle bir örnek verilebilir; antrenmanınıza kısa bir ısınma turundan sonra 5 ile 10 dakika arasında orta hızda yürüyerek başlayın. Daha sonra temponuzu bir iki dakika için orta ile yüksek hızlı bir koşu ile artırın. Sonra iki dakika boyunca tekrar yürümeye geçin ve sonrasında da bir dakika süresince tekrar koşun ve son olarak iki dakikalık bir yürüyüş ile egzersizi bitirin.

7- Cep Telefonunuzu Dolabınızda Bırakın: Bir kardiyo makinesinde çalışırken televizyon seyretmek ya da müzik dinlemek bir yere kadar iyi olabilir, ancak karın egzersizi aletinde oturup telefonda konuşmanız sizin form tutmanıza yardımcı olmayacağı gibi, spor salonunu kullanan diğer insanların da canını sıkacaktır. Egzersiz yaptığınızda aklınızın yaptığınız egzersizde olmasını istersiniz. Araştırmalar görsellerin güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu kanıtlamaktadır. Hayalinizdeki fiziğe ilişkin bir görüntüyü aklınızda tutmak; sizi daha iyimser, motivasyon sahibi ve nihai fitness hedefinize daha fazla odaklanmış kılacaktır.

8- Kişisel Bir Antrenör Tutun (PersonalTraining): Bunu yapmak paranızı iyi bir şekilde harcamak anlamına gelecektir. Kişisel eğitmenler çeşitli egzersiz tekniklerinde usta olma yolunda muazzam bir fark yaratırlar ve iyi bir eğitmen sizin ömür boyu sürecek iyi bir egzersiz alışkanlığı kazanmanıza yardımcı olabilir. Sağlık kulübünüze tesislerinde bulunan mevcut kişisel eğitmenleri sorun. Daha etkin sonuçlara ulaşmak adına programınızın ince ayarının yapılmasında uzman yardımı almak yaptığınız yatırıma değecektir.

9- Bir Egzersiz ve Beslenme Defteri Tutun: Bu tahmin ettiğinizden daha kolay bir iştir ve hedeflerinize ulaşmak konusunda muazzam bir farklılık yaratabilir. Bir defter tutmak, sıkışıp kaldığınızda sorunlarınızı gidermenize de yardımcı olacaktır. Ne yediğinizi takip etmek ise özellikle önemlidir. Bazı insanlar için her gün ne yediklerini kâğıt üzerinde görmek aydınlatıcı bir deneyim olabilir. Artık, taşınabilir cihazların bolluğu sayesinde, defter tutmak iyice kolaylaşmıştır. Bunun için telefonunuzu kullanıp, günlük tutabilirsiniz.

10- Sıkı Bir Kahvaltı Edin: ‘Bir Kral gibi kahvaltı edin, bir prens gibi öğle yemeÄŸi yiyin ve bir fakir gibi akÅŸam yemeÄŸi yiyin’ atasözünde söylenenler doÄŸrudur. Bazı araÅŸtırmacılar, karbonhidrat ve protein dolu sıkı bir kahvaltı sonrasında gün geçerken her seferinde daha az karbonhidrat içeren öğünler yemenizi salık veriyor. Bir araÅŸtırmada “sıkı kahvaltı” diyetçileri uzun vadede düşük karbonhidrat diyetçileri ile karşılaÅŸtırıldıklarında fazladan 15 kilo verdiler. Ancak ne yaparsanız yapın yatmadan önce oburluk yapmayın. Vücudunuz fazladan aldığınız kalorileri yakamayacaktır.

11- Bir Kalp Atış Hızı Ölçüm Monitörü Kullanın: Düzenli olarak kardiyo egzersizleri yaptığınızda kalbiniz daha verimli olmaya baÅŸlar; bu da, daha yüksek yoÄŸunlukta egzersiz yapmanıza olanak saÄŸlar. Kalp atış hızı ölçüm monitörü ise bu noktada devreye girmektedir. Ne kadar sıkı çalıştığınız konusunda ne kadar çok bilginiz olursa amacınıza ulaÅŸmanız o kadar kolay olur. Birçok kalp atış hızı ölçüm monitörü kalp atışınız dışında ne kadar kalori yaktığınızı da göstermektedir. SaÄŸlık kulübünüzdeki makinelerin çoÄŸu kalp atış hızı ölçümü yapmaktadır. (Size uygun kalp atış hızı alanınızı belirlemek için 220′den yaşınızı çıkartın. O sayı sizin maksimum hedef kalp atış hızınızdır).

12-
DoymuÅŸ YaÄŸları Çoklu Doymamış YaÄŸlar ile DeÄŸiÅŸtirin: AraÅŸtırmalar, bitkisel yaÄŸların çoÄŸunda bulunan çoklu doymamış yaÄŸ tüketimindeki her %5′lik artış için koroner kalp rahatsızlığı riskinin % 10 düştüğünü göstermektedir. Tereyağı, margarin ya da diÄŸer bitkisel yaÄŸlar yerine saf sızma zeytinyağı kullanmaya çalışın ve çeÅŸni ile soslarınızı limon, sirke, baharatlar, acı sos, salsa sosu ve/veya saf sızma zeytinyağı içeren tariflerle sınırlayın. Ayrıca mutfak dolaplarınız» araÅŸtırın ve tüm iÅŸlenmiÅŸ abur cubur kuruyemiÅŸ ve çekirdekleri, organik fındık/fıstık ve kurutulmuÅŸ meyveler ile deÄŸiÅŸtirin. Kalori anlamında yoÄŸun olmalarına raÄŸmen kuruyemiÅŸ kilo alma nedenlerinden birisi olarak göze çarpmamaktadır.

13- Bir Egzersiz Arkadaşı Edinin: Bir egzersiz programını kaçırdığınızda hayal kırıklığına uğrayacak olan bir arkadaşınızdan başka hiçbir şey, sizi daha fazla motive edemez. Eğer sizinkine benzer bir programı olan ve sizinle aynı spor salonuna gelen herhangi bir kişi varsa ve o kişiye karşı bir taahhütte bulunursanız daha fazla eğlenir ve daha fazla ilerleme kaydedersiniz. Sizinle neredeyse aynı form durumunda olan birisini seçmeye çalışın. Ancak, tembellik çukuruna düşmeyin ya da alışveriş merkezine gitmek için yollar aramayın. Ortaklığınızı neyin motive ettiğini bulun ve ona sadık kalın.

14- Sadece Egzersiz Yaptınız Diye Diyetinizden Ödün Vermeyin: İnsanların çoğu egzersiz yapmanın bir tıkınma lisansına hak kazandırdığı hatasına düşüyor. Aslında işin doğrusu, egzersizi ya da sağlıklı beslenmeyi boşlayarak vücut kompozisyonunuzda önemli değişiklikler yapamayacak olduğunuzdur. Sadece bir tanesini yapsam yeter demeyin. Egzersiz yapmadan diyet yapmak da sizi sonuca götürmeyecektir. Hatta bazen faydasından çok zararı olur. Bir araştırma egzersiz olmadan diyet, yapmanın kemik yoğunluğunu azaltabileceğini ve kırık ve osteoporoz riskinizi artırabileceğini ortaya çıkartmıştır.

15- Kaldırabileceğiniz Ağırlıklar Kullanın: Burada egzersiz formunu ve hareket yelpazesini aklınızda bulundurmanız gerekiyor. Bir egzersiz kitabına yatırım yapın ya da bir egzersiz uzmanından yardım isteyin. Ayrıca aşina olmadığınız bir egzersiz makinesini size nasıl kullanılacağı düzgün bir şekilde gösterilmeden kullanmaya çalışmayın. Emin olmadığınız konularda kulübünüzdeki eğitmenlerden birine soru sorun.

16- Sabahları Kardiyo Deneyin: Uykudaki sekiz saatlik açlık durumundan sonra (bu sürenin sekiz saat olması gereklidir) vücudunuz yağ yakmaya hazır hale gelir. Uyandıktan kısa bir süre sonra boş ya da neredeyse boş bir mide ile kardiyo egzersizleri yaptığınızda kanınızda daha az miktarda glikoz ve kaslarınız ile karaciğerinizde daha düşük glikojen seviyesi bulunur; bu yüzden, vücudunuz enerji içindepolanan yağları kullanmaya daha çabuk başlar. Bunun yanı sıra insanların büyük bir çoğunluğu egzersizlerini sabah yapmanın günlerini daha tatminkâr kıldığını ve iş için daha fazla enerjiye sahip olmalarını sağladığını söylemektedir.

17- Düşük Enerji Yoğunluğu Olan Gıdalar Tüketin: Yiyeceğin enerji yoğunluğu gram başına kalori miktarı anlamına gelir. Yağda gram başına dokuz kalori vardır ve en yüksek yoğunluğa sahip besin miktarıdır (protein ve karbonhidratlarda gram başına dört kalori bulunur). Meyveler, sebzeler, çorbalar ve düşük yağlı süt ürünleri düşük enerji yoğunluklu gıdalar arasında sayılabilir. Büyürden kalori alımının azaltılmasında yemekten önce bir tabak çorba içilmesi bu kadar işe yarar. Eğer makarna tabağını yarıya böler ve brokoli porsiyonunuzu iki katına çıkartırsanız çok daha az kalori alırken doymuş olursunuz.

18- Aşırıya Kaçmayın: Egzersiz yapmak stresle mücadele etmek için yapacağınız şeylerin en iyilerinden birisi olsa da aşırı egzersiz yaparak enerji eksikliğine neden olabilirsiniz. Yeniden şarj olmak için birgün tatil yapmakta sakınca yoktur. Ve her zaman egzersiz yaptıktan sonra yakıtınızı yenilemeyi unutmayın. Kendinizi aç bırakmayın ya da yiyecek planınızı sizi her zaman aç bırakacak kadar kısıtlayıcı olarak hazırlamayın. Arada sırada gerçekleşecek bir kayma sağlıklı hayat stiline olan bağlılığınızdan vazgeçtiğiniz anlamına gelmemeli. Rahat olun ve sadece insan olduğunuzu unutmayın.

19- Egzersiz Yapmayı Kesmeyin: Bazı insanlar gerçekten de yaÅŸlanıldığında bir saÄŸlık kulübünde boy göstermenin yaÅŸlarına uygun olmadığına inanıyorlar. Fiziksel ve ruhsal saÄŸlığınıza ömür boyu sürecek faydalar saÄŸladığından; egzersiz ömür boyu sürecek bir baÄŸlılık olmalıdır, “Durmayın” sözünün gerekçesi de ayrıca doÄŸrudur. Hiçbir zaman baÅŸlamak için çok geç kalmış sayılmazsınız. EÄŸer hala nefes alabiliyorsanız, daha önce hiç yapmamış bile olsanız egzersiz yapmalısınız. Düzenli olarak egzersiz yapmak vereceÄŸiniz en iyi kararlardan bir tanesidir.

Yeni yılı bitkisel bakımla karşılayın

7 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Bu sene yılbaşını nerede kutlayacağınıza ve kimlerle olacağınıza karar verdiniz mi? Bir otelin balo salonunda mı, bir ev partisinde mi, yoksa yurtdışında mı? Kararınız nasıl olursa olsun, bu eÄŸlenceli geceye güzel ve dinç girmek istemez misiniz? Ünlü cilt bakım uzmanı İnci Soydan’dan, yılbaşı gecesine hazırlanmanız için çok özel tahjler aldık. İnci Soydan senenin bu son gecesine, “parlak ve ışıltılı” bir ciltle girilmesi gerektiÄŸini, bunun için evde hazırlanacak basit tariflerin mucizeler yaratacağını belirtiyor.

Yüz için peeling

İşe bir yıl boyunca yüzünüzde biriken matlığı atarak başlayın. Bunun için peeling işinizi görecektir. Peeling için portakalın suyu, 3 çay kaşığı mısır unu. 1 çay kaşığı yeşil çayı karıştırın (poşet yeşil çay kullanabilirsiniz). Bu karışını cildinize sürüp 2-3 dakika beklettikten sonra dairesel hareketlerle cildinizden arındırın

Yüz için maske

Peeling’le ölü deriden arındırdığınız cildinize neni ve canlılık katmak için bir maske hazırlayabilirsiniz. İhtiyacınız olan malzemeler 1 çay kaşığı tarçın. 1 tatlı kaşığı yoÄŸurt. 2 tatlı kaşığı gül suyu. 1 çay kaşığı susam yağı. Tüm malzemeleri karıştırarak, yüzünüze sürün ve 15-20 dakika yüzünüzde bekletin. Bir pamuk yardımıyla maskeyi temizleyin. EÄŸer cildiniz çok yaÄŸlıysa 1 çay kaşığı toz kil ilave edebilirsiniz. Bu uygulamalardan sonra cildinize uygun nemlendirici ile göz çevrenizi ve cildinizi nemlendirip bakımınız. sonlandırabilirsiniz. Yapacağınız, bu mini bakım ile cildiniz canlı ve dinlenmiÅŸ olacaktır. Bu bakımın üzerine yapacağınız makyaj hem daha iyi duracak hem de daha dayanıklı olacaktır.

Ertesi gün dinlenmek için, vücut peelingi

Birde yılbaşı eÄŸlencesinin ertesi günü var. Åžayet çok yorgun ve bitkin uyanacak olursanız. Åžahane bir banyo keyfi ve vücut bakımıyla bu yorgunluktan arınıp, yılın ilk gününü dinç geçirebilirsiniz. Banyonuzu mumlarla donatın ve sizi dinlendiren bir müzik açın. Küvetinizi sıcak suyla doldurup içine lavanta ve avokado yağı ekleyin. Bu keyifli aromatik banyonun ardından kendinize bir vücut peeling’i uygulayın. Anti-selülit etkisi de olan bu peeling için gerekli malzemeler: 1 çay bardağı deniz tuzu. yarım çay bardağı susam yağı. 1 yemek kaşığı kekik, 2-3 damla kekik yağı (yoksa 1 çay kaşığı kekik). 2 yemek kaşığı nar ekÅŸisi. Tüm bu malzemeleri bir kabın içinde karıştırın. Elde ettiÄŸiniz peeling’i. nemli vücuda (özellikle basen ve bacaklara), aÅŸağıdan yukarı doÄŸru dairesel hareketlerle iyice masaj yaparak uygulayın. Åžayet peeling’in kokusu hoÅŸunuza gitmezse, sonrasında kokulu vücut ÅŸampuanı ile peeling’in yağını vücudunuzdan arındırabilirsiniz. Yaptığınız bu keyif sonrasında, bir bardak yeÅŸil çay veya kafeinsiz kahve eÅŸliÄŸinde uzanıp, vücudunuzun dinlenmesini saÄŸlayın. Hazırlaması sadece birkaç dakikanızı alacak bu kolay formüllerle, kendinize çok özel bir yılbaşı hediyesi vermiÅŸ olacaksınız. Yeni yıla nasıl girerseniz, tüm seneniz öyle geçermiÅŸ. Siz de yeni yıla kendinizi şımartarak ve güzelliÄŸinize güzellik katarak girin. SaÄŸlık ve güzellik dolu bir yıl dileriz.

Sayfalar: ◄ 1 2 3 4 ... 24 ►

stumbleupon

techme


Yeni Yazılar

  • Kendi Yağınız İle Gençlesin
  • Masa Başında Çalışmak Kilo Aldırıyor
  • Meme Kanserinde Hayat Kurtaran Bir Adım
  • Lazer lipoliz (smartlipo)
  • 30′lu YaÅŸlara İlk Estetik DokunuÅŸlar
  • Aging Management Estetik Uygulaması
  • SoÄŸuklar Cildinizi Bozmasın
  • Kadın Beslenmesi
  • DoÄŸum Sonrası Depresyon
  • Lazer Epilasyon

Çok Okunanlar

  • Uçuk Nasıl Geçer
  • Estetik Doktorlara Hastalardan Sorular
  • Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
  • Kepçe kulak EstetiÄŸi Fiyatları
  • YaÄŸ Aldırma EstetiÄŸi - Liposakşın
  • Çarpık Bacak ve Estetik Tedavi
  • Ben Aldırma Tedavisi
  • Estetik Operasyon Ücretleri
  • Estetik Video Görüntüleri
  • Estetik Maliyeti

Kategori

  • Aesthetic Plastic Surgery
  • DiÅŸ EstetiÄŸi Uygulamaları
  • Estetik Güzellik Bilgileri
  • Estetik YaÅŸam Bilgileri
  • Hastalardan Bilgiler
  • Lazer Epilasyon Uygulamaları
  • Plastik Cerrahi Ameliyatları
  • Plastik Cerrahi DerneÄŸi
  • Plastik Cerrahi Fiyatları
  • Plastik Cerrahi Haberleri
  • Plastik Cerrahi Hastalardan Bilgiler
  • Plastik Cerrahi Resimleri
  • Plastik Cerrahi Videolar
  • Plastik Cerrahi İstanbul
  • Plastik Cerrahlar
  • Saç Ekimi Uygulamaları

Yeni Yorumlar

  • sevgi in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • cemre in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • aylin in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • derler in Sakal Çıkarma Yolları
  • yanaksorunsali in Dolgu Maddesi Enjeksiyon Fiyat…
  • Funda in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • Anonym in Estetik Doktorlara Hastalardan…
  • Unhappy in Kepçe Kulak Yapıştırıcıl…
VN:D [1.9.13_1145]
Derecelendirme: 10.0/10 (100 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
BeÄŸenme: +100 (100 votes)
Barkod, 10.0 out of 10 based on 1000 rating

ArÅŸiv

  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • AÄŸustos 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Åžubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010
  • Kasım 2010
  • Ekim 2010
  • Eylül 2010
  • AÄŸustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Haziran 2010
  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Åžubat 2010
  • Ocak 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Åžubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Nisan 2008
  • Aralık 2007

Plastik Cerrahi | Plastik Cerrahi Haberleri | Estetik Ameliyatlar | Plastik Cerrahi Videoları | İletiÅŸim | Plastik Cerrahi Fiyatları | Plastik Cerrahi Resimleri | Plastik Cerrahi DerneÄŸi
Lazer Epilasyon Uygulamaları | Diş Estetiği | İstanbul Estetik Cerrahi | Lazer Epilasyon Uygulamaları | Plastik Cerrahi Hastaları | Saç Ekimi
Burun Estetiği Resimleri | Sitemap | Gizlilik Sözleşmesi