• Ana Sayfa
  • İletiÅŸim

Pembe Güzellik MaskeleriGüzellik

28 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Maskeler, temiz ya da yumuşak cilde uygulanan ve genelde kaktüs veya salatalık gibi bitki özleriyle birlikte vitamin ve mineral bulunduran güzellik ürünleridir. Gözenek temizleyici olarak, akne ve yara izi tedavisinde ya da cildi daha parlak hale getirmek için kullanılırlar. Kullanışına bağlı olarak uzun süreli ya da geçici etkileri olan yüz maskesi tedavilerinin canlandırıcı, yenileyici ve tazeleyici etkileri vardır.

Mağazaların ilaç bölümlerinde ya da eczanelerde satılan maskeler çeşitli form ve biçimde üretiliyorlar. Gözenek temizleyici olarak kullanılan kil bazlı maskeler olduğu gibi, cildi nemlendirmek için kullanılan su bazlı türleri de var. Bu farklı formlar kuru ya da yağlı cilt tiplerine göre ayrıldığı gibi cildin ihtiyaçlarına göre de sınıflandırılıyor.

Uzmanlar da son günlerde oldukça popüler olan pembe maske hakkında Farklı görüşlere sahip.

Bugünlerde sürekli bahsedilen Pembe Maske’nin içeriÄŸini oluÅŸturan pembe kil hassas ciltlere uygun nazik bir ürün. Cildi pul pul yenilediÄŸi gibi temizliyor. Pembe kil ciltten yaÄŸ emmediÄŸi için kuru ciltler için de uygun. Aynı zamanda toz olarak da vücudu kuru tutmak için kullanılabiliyor.
Tüm bu artılarının yanı sıra yanlış kullanıldığı durumlarda tıpkı başka ürünler gibi kullananın cildine zarar verebiliyor. Dahası bir anda kazandığı popülerlik ve güvenilir ürün seçme konusunda yaşanan zorlukları düşünürsek, Pembe Maske kullanımı gerçekten çok dikkat edilmesi gereken bir konu. Uzmanlar da son günlerde oldukça popüler olan pembe maske hakkında farklı görüşlere sahip.

Yeliz İSTAR

Nişantaşı Meslek Yüksekokulu Saç Rakımı ve Hizmetleri Bölüm Bask. Kozmetik sektöründe sürekli yeni ürünler piyasaya çıkar. Pembe Maske de bunlardan biri. Çok tercih edilmesinin nedeni, tanınmış bir aktrisin cildine uyguladıktan sonra iyi bir sonuç aldığının duyulmasıdır. İlk piyasaya çıkarılan pembe maskenin orijinal içeriği bitkisel yönden çok zengin ve doğal termal bir özelliği var. Dolayısıyla içerdiği bitkisel maddeler sayesinde doğru cilde, doğru tekniklerle ve yeterli seanslarda uygulandığı durumlarda, cildin kaybetmiş olduğu kuvvetli ve zengin yapıyı yeniden kazandırıp, özellikle cildin bağışıklığını ve direncini ciddi anlamda arttırıyor. Unutulmaması gereken bir konu ise her tüketicinin cildinin farklı Özelliklere sahip olduğu. Bir tüketicide iyi sonuç veren bir ürünün diğer tüm tüketicilerde dc kesinlikle aynı sonucu vereceği düşüncesi yanlış bir varsayım.

Ayrıca her konuda olduğu gibi kozmetik üretimi konusunda da korsan üretim ciddi oranda artmış durumda. Piyasada bulunan korsan ürünler. Sağlık Bakanlığının izni olmadan üretildiklerinden içerikleri konusunda hiçbir bilgimiz yok. Bu ürünler ciltle olumlu bir sonuç vermediği gibi cildin sağlığım bir daha düzeltilemeyecek şekilde bozabilirler. Bu yüzden cildiniz için herhangi bir ürün seçmeden önce mutlaka cildinizi uzman bir kişiye analiz ettirip, ürünün katile standartlarına göre hazırlanıp hazırlanmadığını kontrol etmelisiniz. Aksi takdirde cildiniz sağlıklı olsa bile yanlış bir seçim yaparak cildinizi hasla edebilirsiniz.

Vildan ÅžEMET

izmir Eczacı Odası Dermakoznıetik Grubu Üyesi Pembe Maske adlı ürün eczanemde bulunmuyor. İnternette araştırdığımda da ürünün etken maddeleri ile ilgili detaylı bir bilgiye ulaşamadığım gibi Pembe Maske adı alımda birden fazla ürüne rastladım. Bu nedenle hakkında daha detaylı ve net bilgiler olmadan ürün hakkında yorum yapamıyorum. Güzelleşmek adına külü tecrübelerle karşılaşmamak için cildimize kullanacağımız, her ürünü özenle incelemeli ve araştırmalıyız. Gerekirse bu işin profesyonellerinden yardım istemeliyiz.

Nazan KEMALİ

Eczacı Fitoterapi ve Aromaterapi Uzmanı Ben açıkçası pembe maskeyi ve içeriğini çok incelemiş değilim. 17 yıl boyunca yurtdışında kozmetik imalat müdürü olarak çalıştım. Biz daha ziyade yağlı, kuru ve normal ciltlerde akne tedavisi için bitki ekstraktlı aromoterapik ürünler üzerinde çalışırdık. Tecrübeye dayalı şeyler bunlar biraz da. Yoksa kombinasyonu verdiğiniz zaman her ürün yapılabilir ama senelerce deneyip, yanlışları görüp onları düzeltmek daha olumlu sonuçlar veriyor. Bu yüzden ben bitkisel etken maddeli kremlere ve vücut losyonlarına daha çok güveniyorum.

Prof. Dr. Gönül ERGENEKON Cilt ve Deri Hastalıkları

Bu maske hakkında yorum yapmak istemiyorum. Diğer kozmetik uygulamalar gibidir, henüz etkinliği hakkında bilimsel kanıtlar yoktur.

Cildimizin Genç Kalmasını İstiyorsak Yapmamız Gerekenler

25 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Yaşlanma sürecimizde; cildimizde elastikiyet kaybı, estetik kaybı, kuruma, incelme, lekelenme, kılcal damar artışı ve ölü hücrelerin artışına bağlı şikâyetlerimiz artmaya başlıyor..

Bu şikâyetler, şeker kamışından elde edilen (AHA) glikolik asitlerle giderilebilmektedir. Bu yaşlanma etkilerine neden olan iki temel sorun, cildin genç hücre oranının ve cildin içerisinde yeralan kolajen-elastin gibi proteinlerin azalmasıdır.

Azalan bu iki etkinin aktive edilmesinde, meyve asitleri olarak bilinen ve şeker kamışından elde edilen glikolik asitler son derece etkili sonuçlar vermektedir. Glikolik asit içeren çeşitli kozmetikler evde kullanılarak, zaman zaman da ileri derecede yıpranmış ciltlerde hekimlerin yapacağı yüzeysel cilt soyma işlemleri ile yaşlanma etkileri ile mücadele edilir. Glikolik asit içeren bu ürünlerden aynı zamanda ciltteki sivilceler ve sivilce izleri ile ciltteki kıl batması ve çatlak sonullarında da yaygın olarak faydalanılmaktadır. Hamileler, emzirenler ve cildinde tümörü olanlar hariç, yaz mevsimi dışında herkez tarafından güvenle kullanılabilir..

Cildinizin de Bir KimliÄŸi Var!

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

YaÄŸlı, kuru ve karma cilt tipleri kavramlarını unutun! Cildinizin daha farklı tipleri, daha doÄŸrusu ruh halleri var. Her sabah kalktığınızda aynı cilt tipiyle uyanmayabilir ve bazen bu duruma ÅŸaşırabilirsiniz. Aynada gördüğünüz cilt sizin ancak onun da bambaÅŸka kimliklere bürünebileceÄŸini unutmayın…
İşte cildinizin ruh halleri…

Solgun Cilt

Belirtileri: Renksiz, donuk ve ışığını kaybetmiÅŸ olur…
Neden: Siz daha 20″li yaÅŸlardayken cildiniz ne kadar da tazeydi. Ancak zaman geçtikçe hücreleriniz de artık eskisi kadar kendini yenileyemez oldu. Yaklaşık 6 haftada yenilenen hücre döngüsü yüzünden artık eskisi kadar renkli görünmeyen cildiniz, yaÅŸamın zorluklarından da etkilenerek solgun bir renk alabilir. Buna bir de bakımsızlık eklendiÄŸinde sizce de böyle olması normal deÄŸil mi?
Ne Yapmalı: öncelikle düzenli estetik peeling uygulaması ve temizlikle cildinize en büyük desteği vermiş olacaksınız.. Haftada birkaç kere uygulayacağınız estetik peeling, derinizin nefes almasını sağlayacak. Cilt uzmanları bu sorun için, kereviz ve maydanozun suyunu, doğranmış elma, havuç ya da pancar koku ite karıştırıp içmenizi öneriyorlar. Eğer anında bir netice almak istiyorsanız da zengin bir cilt serumunu ya da yağını bir damla likit fondötenle karıştırıp surun.

Agresif Cilt

Belirtileri: Sivilce, akne, siyah ve beyaz nokta cildinizi istila eder…
Neden: Sivilceli olduğunuz yıllar ortaokul, lise çağlarınızda kaldı diye düşünüyorsanız, 20 ve 40 yaş arasındaki bayanların üçte birlik yüzdesinde bulunduğunuzda, bu tezin ne kadar yanlış olduğunu anlayacaksınız. Yetişkin yaşlarda çıkan sivilceler genellikle alnı, yanak ve elmacık kemikleri üzerinde kendisini gösterir.
Ne Yapmalı: Tam tahıllı yiyecekler, meyve, sebze, düşük proteinli et ve balık tüketimi kızarıklıkları ve sivilceleri azaltıyor. Bu yüzden ilk dikkat etmeniz gereken şey, beslenme düzeninizi oluşturmak. Tabii ki düzenli yemeği iyi bir cilt bakımıyla desteklemeniz şart. İki günde bir yatmadan önce salistik asitli bir temizleyici kullanarak gözeneklerin tıkanmasını önleyin ve nemlendirici uygulamayı ihmal etmeyin. Bu arada sivilceleri besleyen en önemli ürünlerin de fazla yoğun kremler ve serumlar olduğunu da unutmayın.

Stresli Cilt

Belirtileri: İnce çizgiler, kendisini yerçekiminin etkisiyle bırakmış bir cilt ve belirginleÅŸmeye baÅŸlayan kırışıklıklar sorun olmaya baÅŸlar…
Neden: Uzun saatler boyunca çalışıp arkasından konforsuz ve kısa bir uyku çekiyorsunuz, Daha sonrasında vücudunuzun tepkimelerini ise kapatıcı ve fondötenlerle gizlemeye çalışıyorsunuz. Ancak istediğiniz sonuca o kadar da kolay ulaşama¬yacaksınız. Stres altındayken ve gerginken vücudun salgıladığı kortizol seviyesi artar. Yıllar geçtikçe de cilt, dolgunluğunu ve elastikiyetini kaybederek kırışıklıkları saklayamaz hale gelir.
Ne Yapmalı: İşinize uykunuzu tanı alarak başlamanız bu sorunun temel ilacıdır. Daha fazla ve meyve ile cildinize C vitamini depolaması yapmalısınız. Ayrıca kozmetik bölümünüze antioksidanlı ürünler ekleyerek cildinizi stres hormonlarından koruyabilirsiniz. Arayacağınız içerikler; E. A.C vitaminleri, yeşil çay ve resveratrol olmalı. Yüzünüze uygun bir yağ ile cildinize minik dairesel hareketlerle masaj yapmak ise, ince çizgilerinizin giderilmesinde yardımcı olur. Haftada iki kere yoğun nemlendiricili maske yapmayı da ihmal etmeyin.

Aşırı Hassas Cilt

Belirtileri: Pullanma, kızarıklık, yanma ve kaşıntı hat safhaya ulaşır…
Neden: Zaman içerisinde çevresel etmenler, ısı değişimleri, düzensiz beslenme ve aldığınız ilaçlar epidermisin koruyucu bariyerini zayıflatır. Ve bu durum bazen öyle bir noktaya gelir ki cildiniz artık buna dayanamaz durumda olur ve kızarıklık, pullanma, yanma ve kaşıntı refleksi verir. Bunun nedenlerinin birisi de kısa aralıklarla çok fazla ürün değiştirmek ya da aşın ürün kullanımı olabilir.
Ne Yapmalı: Bu sorun için bitkisel ürünler en temel çare olabilir. Uzmanların tavsiyesinin bitkisel ürünler olmasının en temel nedeni de hassas ciltler üzerinde doğal ürünlerin daha az yıpratıcı etki göstermesidir. Fakat bu tarz ürünler hassas cilt tipine sahip kişilerde fazlasıyla irrite edici ve alerjik olabilir. Bu yüzden mutlaka hassas ciltler için olan hatif nemlendirici ürünler kullanılmalıdır. Eğer cildiniz kontrol edilemez şekilde sorunlu olduysa bebek pişik kremini yatıştırıcı olarak kullanıp, birkaç gün içerisinde kızarıklıklardan, kuruluklardan ve hatta hassasiyetten kurtulabilirsiniz. Çok fazla makyajın da bu tür sonuçlar doğurabildiğim unutmadan birkaç gün cildinizi dinlendirirseniz, aldığınız sonuç ilaha garanti olacaktır. Cildin koruyucu bariyerini tolere etmek için Omega-3 yağ asidi takviyesi birebirdir. Bu içeriği kelen tohumu, ceviz ve balık yağında kolaylıkla bulup, beslenme rutininize ekleyebilirsiniz.

Takma Kirpikler Moda

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

KaÅŸ yapınızın ÅŸekli yüzünüzü anında nasıl deÄŸiÅŸtiriyorsa ya da bir rujun sade görünümü dudak kalemiyle desteklendiÄŸinde nasıl bambaÅŸka birisi oluveriyorsanız kirpiklerinizin de boyutu deÄŸiÅŸtiÄŸinde de kendinizi tanımakta zorlanacaksınız. Takma kirpikle güzel olmayan zbir yüz yapısı düşünmek çok zor çünkü bu kirpikler gözlerinizi daha fazla ortaya çıkarıyor… Türkan Åžoray’ın güzellik tanımlamasının içine de girmiÅŸ olan uzun kirpikler sizin ambiyansınızı da deÄŸiÅŸtirsin… Åžimdi ne tür kirpik takmak istiyorsanız malzemelerinizi yanınıza alın ve adımları tek tek uygulayın.

1 Adım Temizlik

Öncelikle tüm titizliğinizle kirpikleri yapıştıracağınız, bölgeyi temizlemelisiniz ki orada biriken yağ ve kirler, Takma kirpiğin yapışmasını engellemesin. Bu işlem sonrasında kirpik boyunuzun göz uzunluğunuzla orantılı olup olmadığım mutlaka kontrol etmenizde fayda var. Eğer tekli kirpik kullanmıyorsanız, kirpiği üst kirpik dibine göre ölçerek köşelerinden kesmeniz gerekecektir. Bu işlemi yapmazsanız hem kirpik sizi rahatsız eder, hem de görümü olarak çok hoş bir kare yakalayamazsınız. Kirpik tellerinin uzunluğu genelde birçok kadın için abartılı olduğundan, dış kısımdakiler daha uzun olacak şekilde kısaltın. Bu işlemi kaş makasıyla yapabilirsiniz.

2 Adım Yapıştırma

Asla yapmamanız gereken en önemli ÅŸeyse yapıştırıcıyı direkt olarak kirpik dibine uygulamaktır. Böyle bir hata, alt ve üst kirpiklerinizin birbirine yapışmasına neden olabilir.”

İşte bu II. Adım oldukça dikkat gerektiriyor. Siyah yapıştırıcı tercih ettiğiniz taktirde hem kirpiklerinizin dipleri belirginleşir ve gözlerinizin rengini ortaya çıkar, hem de farklı renkte topaklanmaların görünümü sizi rahatsız etmez. Elinize ya da temiz bir yüzeye
sıktığınız yapıştırıcıyı bir kürdan yardımıyla takma kirpiklere uyguladıktan sonra hafif kuruyana kadar bekleyin. Asla yapmamanız gereken en önemli şeyse yapıştırıcıyı direkt olarak kirpik dibine uygulamaktır. Böyle bir hata, alt ve üst kirpiklerinizin birbirine yapışmasına neden olabilir. Eğer takmak istediğiniz kirpikler tekli ise uygulamaya dıştan başlamanız, en doğrusu.

3 Adım Ayna Yardımı

Şimdi aynanın karşısına geçin ve gözünüzün iç köşesinden itibaren kirpiği yapıştırmaya başlayın. Mümkün olduğunca kirpik dibine yakın uygulamanız gereken bu işlemi eğer parmaklarınızla beceremiyorsanız bir cımbızdan yarım alın. Cımbızı ya da parmağınızı yapıştırdığınız kısmın üzerine hafifçe bastırın ve biraz bekleyin. Yapıştırıcının kuruduğundan emin olduğunuzda da kirpik kıvırıcısı ile kirpiklerinizi hafifçe kıvırın. Bu, kendi kirpiklerinizle takma olanların birbirine karışmasını sağlayacak ve size, doğal estetik bir görünüm kazandıracaktır. Son olarak da siyah bir eye liner uygulayarak boşlukları doldurun.

GÖZ ÇEVRESİNE BAKIM ZAMANI

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Gözaltı Morlukları ve Çizgilere Peeling ile bakım…

Gözaltı morluk ve torbalanmalarında çoğunlukla genetik yatkınlık söz konusudur ama hastaların özellikle tedavi sonrası dikkat etmesi gereken bazı hususlar ise; düzenli güneş koruyucu kullanımı, düzenli uyku, vitamin içeren göz çevresi ürünleri kullanımı, alkol ve sigara alımından kaçınılması, alerjik hastalıkların varsa tedavisi olunmalıdır. Uygulama yapan dermatolog göz çevresi morluk-pigmentasyon yapan hastalıklar açısından gerekli görülen tetkikleri de planlar. Altta yatan bir hastalık nedense pigmentasyon daha kolay tedavi olacaktır.

Göz çevresi peeling uygulamaları cildin mat görünümünün, morluk ve torbalanmanların giderilmesi ve çizgilerin azaltılması anti-ageing amaçlı yapılır. Yeni nesil bioteknolojik peeling solüsyonları maksimum etki sağlarken minimum yan etkiye yol açar. Kullanılan peeling ürünleri işlem sırasında göze akmaması ve güvenli olması için jel yapısındadır. Yeni uygulama aplikatörleri ile göz çevresine taşırmadan uygulama imkanı sağlar, hassas bölgeler için de uygundur. Her hasta için özel tek kullanımlık olması ile hijyeniktir.

Peeling işlemi 15-20 dakika süren ağrısız bir uygulama olup, klinik veya hastanelerde doktor tarafından yapılır. İşlem sonrası göz çevresine nötralizan ajan sürülür ve uygulama sonlandırılır. Bakım kremleri ve güneş koruyucu ile tedavi tamamlanır. Uygulama sonrası kişi günlük yaşantısına devam eder.

Peeling işleminin uygulanmasını takiben 2-4 seans sonra mor halka yapısı ve torbalar azalır. 3 hafta aralıklar ile uygulamaya devam edilir. Uygulama sonunda morluklar haniler, kırışıklıklar yüzeyselledir, kısa sürede tedavi etkisi ortaya çıkar. Peeling uygulamaları dermatolog kontrolünde yapıldığında güvenilir ve yan etkisi olmayan tedavi yöntemleridir. Cilt gençleştirme, cilde nem kazandırma, pigmentasyonların giderilmesinde ve sivilce izlerinin azaltılmasında el, yüz, boyun gibi diğer vücut bölgelerine de kolaylıkla uygulanabilir. Ameliyat ve uzun süreçli krem kullanımı olmadan deride istenen etkiler ile lekesiz ve canlı bir cilt yapısı sağlanır.

Bölgesel İncelmede Son Trendler

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Bölgesel incelmede hedefleriniz nedir?

Vücudumuzda oluşan yağ depoları hem sağlığımızı hem de estetiğimizi bozuyor. En büyük problemimiz sporda yapsak, diyet de yapsak bazı bölgelerimiz var ki o bölgeleri inceltmek imkansız. İşte bu problemin çözümü kullandığınız teknoloji ve yöntemle yağ hücrelerini parçalayabilmenizle mümkün. Diyet yapıldığında veya şu andaki mevcut bir çok uygulamalarla yağ hücreleri sadece küçültülüyor. Evet inceliyorsunuz fakat diyetiniz, bozulduğunda bu yağ hücreleri tekrar büyüyor ve siz yeniden eski halinize dönüyorsunuz. Burada basan yağ hücrelerinin parçalanması ile mümkün. Diğer bir sorun yağ dokusu azalınca, cilt dokusunda sarkmalar oluşması, o nedenle yaptığınız uygulamalar ile bu sıkılaşmayı da sağlamalısınız. Ayrıca bu yöntem başarısı kanıtlanmış güvenilir bir yöntem olmalı.

Neden ultrashape V3?

• Dünyanın en saygın tıp dergilerinde hakem onaylı yayınları mevcuttur.
• Yağ hücrelerini parçalıyor, parçalarken de patentli odaklama özelliği sayesinde diğer dokulara (damar, sinir, cilt) zarar vermiyor. Piyasada bu kontrolü sağlayamayan bir çok yöntem var.
• Etkin doz kullanabilmek çok önemli 4 paskal gücü bilinen ses dalgalarının çok üstünde.
• Hem seans süreleri hem de tüm programın süresi kısa.. Aynı zamanda hasta uyumu çok iyi. Sonuçlar kanıtlanmış ve ölçülebilir… 15 gün ara ile 3 seans yapılıyor .Yani 1.5 ay sonra sonuçlara ulaşılıyor.
• Eğer yağsız diyete dikkat edilip birazda sporla katkı konulursa sonuçlar çok daha güzel oluyor. Bölgesel problemler giderken genel olarak vücut formunun fitlenmesi uygulama alanları çok mutlu ediyor.
• Zayıflama programlarında kombine yöntemler kullanılırsa başarılı olunuyor. Yani yağ hücreleri parçalanmalı, cilt sıkılaştırılmalı ve lenf drenajla desteklenmeli. Bu mantıkla oluşturulmuş kombine bir sistem .
• Ameliyat, iğne, kesi ve anestezi uygulanmadan kullanılan çok etkin ve güvenli bir yöntem. Uygulama sonrası günlük hayatınıza hemen dönebilirsiniz.

Ultrashepe V3 ün etkin olduğu bölgeler nereleridir? Seans süresi ve incelme oranları ne kadardır?

Hem kadınlarda hem de erkeklerde göbek, kalça bölgeleri, bel yanları, bacak yan ve içleri olduğunu söyleyebiliriz. Bu bölgelerdeki yağ hücrelerini parçalarken sistem aynı zamanda o bölgedeki cilt dokusunda sıkılaşma da sağlıyor.

Seanslar 1-1.5 saat sürüyor. 15 gün ara ile genellikle 3 seans öneriyoruz.. Bazen 2 seansta yeterli olabiliyor. Bazen de başka terapilerle kombinede edebiliyoruz. 1. ve 2. seanslarda ortalama 3-4.5 cm incelme en iyi şartlarda 3. seanslarda 6.5 -7 cm çıkılabiliyor. İlk sonuçlar 7-10 gün sonra alınmaya başlıyor.

Bölgesel incelme ve zayıflama programlarında nasıl bir program uyguluyorsunuz?

• Önce muayene ediyor ve kan tahlillerini istiyoruz.
• İlk seansta alınan ölçüm ve tartının takibini yapıyoruz.
• Kişiye özgü bir program seçiyoruz. Bu program herkes için farklı olabiliyor.
• Diyet konusunda danışmanlık ve uyanlar yapıp takip ediyoruz.
• Kişinin ihtiyaçlarına göre besin destek ürünleri ve antiaging danışmanlık veriyoruz.

Eğer bu serzenişler size aitse mutlaka hekiminiz tarafından kontrol edilmelisiniz. Eğer uygunsanız onun önereceği programa başlamalısınız.

• Göbek ve bel genişliğim eskiden böyle değildi!
• Daha zinde ve fit görünmek istiyorum!
• Bu kış kendimi bırakmayacağım fit bir vücuda kavuşacağım!
• İş yemekleri göbeklenmemdeki en büyük faktör ve spor yapamıyorum!
• Göbek bölgesinde ki yağları sporla halledemiyorum!
• Biliyorum bu bira göbeği!
• Bel ve göbek genişliği, istediğim kıyafeti almama engel!
• Doğum sonrası tüm formumu kaybettim ve sürekli kilo aldım!
• Pantolon bir işkence yanlarım taşıyor!
• Basenlerimdeki oranlısızlığı artık kıyafetlerle de çözemiyorum!

Estetikte Yeni Trend Kırmızı Dolgun Dudaklar

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Sonbahar ve kış mevsiminin bu kasvetli havasını dağıtabilecek en uygun makyaj seçimi kırmızı rujlar olacaktır.. Kışı sıcakcık ve seksi geçirmek için tercih edilecek kırmızı, bordo ve magenta ruj seçimi güzelliğinizi kat kat arttıracak..

Kural: Dudaklarınızı Daha Çekici Hale Getirmelisiniz!

Dudaklar zaman içerisinde güzelliğini ve dolgunluğunu kaybedecek.. Dudaklarınıza eskisi gibi dolgun ve seksi görünümü kazandırmak için ameliyatsız estetik uygulamalarını ve dolgu botox yöntemlerini tercih edebilirsiniz.. Bu işlemde pratik yöntemlerle dudağa bir başka alandan alınan yağ enjekte edilmektedir. Özellikle dudağın kırmızı ve beyaz çizgisi içerine yapılacak enjeksiyonlarla dudak konturleri belirgin hale getirilir.

Sonbahar Güzellik Sırları

13 Ekim 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Sonbaharla birlikte kırmızı ruj modası geri geliyor. Aslında dört mevsim moda olan bu ruj, sonbaharda daha belirgin… Belki de bu rujun modası geçmediÄŸi için yabancı markalar catwalk makyajlarında çoÄŸu zaman modellerine kırmızı ruj uyguluyor. Chanel de bunlardan birisi. Makyaj sanatçısı Gila Benezra da kırmızı ruj hakkında, “denenmeden kesinlikle alınmamalıdır” diyor çünkü dudaÄŸa sürüldükten 10 saniye sonra dudak yapısı ve rujun kalitesiyle orantılı olarak ruj, turuncuya ya da maviye dönebiliyor. Rengi deÄŸiÅŸmeyen ve “ben buradayım” diye bağırmayan ruj ise alınabilir.

Bir kadın için en tehlikeli renk kırmızıdır… DoÄŸru kullanılmadığında rezil edebileceÄŸi gibi birçok tonunun içinden teninize en çok yakışanı bulduÄŸunuz taktirde de kendinizi bambaÅŸka birisi olarak bulabilirsiniz. Åžimdi! İlkönce, “Kırmızı bana yakışmıyor” bahanesini rafa kaldırın çünkü bu rengin o kadar çok tonu var ve o kadar farklı kullanılabiliyor ki, aralarından size yakışanı bulamamanız mucize olur… Bunun için en önemli ayrıntılarsa cilt ve saç tonunuzu iyi tahlil edebilmek.

Kumral saçlar ve esmer ten
Sıcak ve parlak tonlar tercih sebebiniz olmalı. Size en uygun kırmızı seçenekleriyle mercan ve turuncu tonları…

Kumral saçlar ve beyaz ten
Mavi alı tonları barındıran, mor ve bordoya yakın tonlar sizin için en uygun renkler…

Siyah saçlar ve esmer ten
Bronz vc ahin ışıltıları içinde daha çok barındıran koyu kahve tonları tam size güre.

Siyah Siyah saçlar ve beyaz ten
Koyu tonları tercih etmeniz daha çekici görünmenizi sağlayacaktır. Vişne çürüğü ve mürdüm renkleri teninizle uyum sağlayabilecek renkler.

Kırmızı ruju kullanmak açık renk bir ruj kullanmaya benzemez. Daha fazla dikkat gerektirir. Dudak çizginizin dışına taşacak bir kırmızı ruj. SİZİ komik gösterecektir. Bunu önlemek için rujunuzun tonlarına yakın dudak kalemi kullanmanızda tayda var. İlk önce rujunuzu dikkatlice sürüp, dudak kalemiyle çevresini belirleyebilirsiniz. Hem böylece dudaklarınız daha dolgun görünecektir.

Ten rengiyle orantılı olarak kırmızı ruju kullanmaya çekinenler için kullanma kılavuzu verdik ancak çok ince dudaklara sahip olanlara, üzülerek, bu renkten uzak durmalarını söylemek zorundayız çünkü dudak inceliğinin daha fazla göze batmasını istemeyiz.

Kleopatra Güzelliğinin Sırrı

5 Eylül 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Süt, bal ve bitkisel esanslarla güzelliÄŸini koruyan eski Mısır Kraliçesi Kleopatra yüzyıllar sonra bile güzellik iksirleriyle bize esin kaynağı oluyor. Güzellikle ilgili her ÅŸeyin doÄŸal olduÄŸu o yıllarda Kleopatra’nın uyguladığı bakımlar, kozmetik endüstrisinin kullandığı formüllerin vazgeçilmezi. Zaten kozmetiklerin temeli de doÄŸadan geliyor.

Öyleyse siz de doğal güzellik reçetelerini evinizde hazırlayarak kendinizi Kleopatra gibi hissedin. Güzellik banyosu: Küvet suyunuza 1 litre süt ve 2 yemek kaşığı badem yağı veya 2 yemek kaşığı zeytinyağı kalarak içine uzanın.

Başka bir güzellik banyosunun formülü: küvet suyunuza I litre süt koyun, tıkat bu kez 2 yemek kaşığı bal ve kokusuyla sizi büyüleyen bitkisel bir esansı suya dökün. 13u banyo hem ruhunuza hem de cildinize çok iyi gelecek.

Göz etrafında halkalar ekşimik peynirini kalınca bir katman halinde gözlerinizin çevresinde oluşmuş halkaların üstüne sürün. 20-30 dakika bekleyin. Ilık suyla gözlerinizi fazla bastırmadan yıkayın.

En iyi içten tedavi ise bol bol maydanoz yemektir. Her gün aç karnına taze maydanoz sapı yiyin. Hem nefesiniz mis gibi kokar hem de göz halkalarınızdan kurtulmuş olursunuz.

Yoğun Saç Dökülmeleri

12 AÄŸustos 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Estetik Güzellik Bilgileri

Sevgili ArkadaÅŸlar;
Umarız bu sıcak havalarla beraber mutluluÄŸunuz ve neÅŸeniz azalmamıştır. Ramazan’ın bu ilk günlerinde oruç tutan okuyucularımıza Allah kolaylık versin diyerek bu ayki sayım ızda “yoÄŸun saç dökülmesi” konusuna deÄŸinelim dedik. Zira bu günlerde salonumu giren konuklarımın çoÄŸunda aynı sonulları gözlemliyorum. Herkesin sorduÄŸu soru, “Saçım neden dökülüyor?” oluyor.

Saçlarımızın yoÄŸun dökülmesinin tek bir sebebi yok arkadaÅŸlar. Saçlarımızın, ruhumuzun ve vücudumuzun bir aynası olduÄŸunu kabul edelim lütfen. İngiltere’de yaÅŸadığım yıllarda dünyaca tanınan öncü bir markanın danışman kuaförlüğünü yaptığım bir dönemde (ismini veremiyorum) saçlar analiz edildi, vücutlardan son tahlilleri alındı ve pek çok araÅŸtırmalar yapıldı. Ulaşılan sonucu ÅŸimdi sizlerle paylaÅŸalım…

Yaklaşık 30 yıl öncesine kadar tek bir saç telinin ömrü 2 ile 7 yıl arasındayken, günümüzde bu yaşam süresi 6 ay ile 2 yıla düşmüş durumda. Yani tek bir tel saçın ömründen yaklaşık 5 yıl kadar bir süre kaybolmuş oluyor. Bunun en güzel ispatı, eski zamanlarda kelliğin sadece erkeklerde görünürken artık bayanlarda da görünüyor olmasıdır. Peki. Bu, herkesin kel kalacağı anlamına mı geliyor? Hayır gelmiyor. Yoğun saç dökülmesinin sebeplerini ve neleri değiştirmemiz gerektiğini öğrenmemiz gerekiyor.

Öncelikle günde 100 ile 150 tel saç dökülmesi normal ölçülerdendir. Günlük saçımızı tararken, bu rakamların altında saç dökülüyorsa sorun yok. 150 telin üzerinde saç dökülüyorsa öncelikle doktorunuza gidip bir kan testi yaptırıp, vücut deÄŸerlerinize, baktırmanızda yarar olacaktır. Zira saç dökülmesinin baÅŸlıca sebeplerinden birisi kansızlık, demir düşüklüğü ve hormonlardaki dengesizliktir. EÄŸer sorun varsa doktorunuz gerekli ilaçları verip, gerekli tedaviyi yapacaktır. Tedavi süresince bunu kafanıza takıp da sakın strese gitmeyin. Çünkü ikinci büyük elken de hayatımızdaki strestir. Stresi kontrol etmek biraz daha zordur. Sıkıntı, üzüntü, stres yapmamaya çalışmalıyız. Unutmayınız ki her sorunun mutlaka bir çözümü vardır. Sakin olup çözüm yollarını aramanız her zaman daha faydalı olacaktır. Pilates, yoga yapmayı deneyebilirsiniz. Ayrıca uzun doÄŸa yürüyüşleri de sizi sakinleÅŸtirecektir. Bir diÄŸer önemli etken de dengesiz beslenme ve düzensiz uykudur. Demir ağırlıklı yiyeceklere ağırlık verip katkısız, taze gıdalara yönelmelisiniz. Günde 8 saat uyku ÅŸart diyor uzman doktorlarımız ama kim buna uyabilir bilmiyorum. Kolay gelsin… Bence bu en zor olanı. Takviye almak istiyorsanız “Silika”‘ diye doÄŸal bir vitaminden destek alabilirsiniz. Silika. saÄŸlıklı saç, cilt ve tırnaklar için muhteÅŸem bir vitamindir.

Unutmamak gerekir ki saç dökülmesine karşı ÅŸampuan ve bakım setleri piyasada sonsuzdur ama önce sebebini bulup da sebepleri ortadan kaldırmamız gerekecek. Yoksa sadece küçük bir servet harcamış olursunuz. Ürün tavsiyesi isterseniz ben, Nioksin”i öneriyorum. Internet üzerinden de bu ürünle alakalı araÅŸtırma yapabilirsiniz.

Eğer saç dökülmeniz genetik değilse mutlaka bir çaresi vardır. Genetik sorunlarda kelliği sadece geciktirebilir ama sonucu değiştiremezsiniz. Arkadaşlar bu daha çok uzayan bir konu. Ben, sayfamda ancak bu kadarına değinebiliyorum. Daha fazla bilgi almak isterseniz hiç çekinmeden arayabilirsiniz.

Hepinize, deÄŸer verip okuduÄŸunuz için çok teÅŸekkür ederim. Saygılar…

Sayfalar: ◄ 1 2 3 4 5 ... 24 ►

stumbleupon

techme


Yeni Yazılar

  • Kendi Yağınız İle Gençlesin
  • Masa Başında Çalışmak Kilo Aldırıyor
  • Meme Kanserinde Hayat Kurtaran Bir Adım
  • Lazer lipoliz (smartlipo)
  • 30′lu YaÅŸlara İlk Estetik DokunuÅŸlar
  • Aging Management Estetik Uygulaması
  • SoÄŸuklar Cildinizi Bozmasın
  • Kadın Beslenmesi
  • DoÄŸum Sonrası Depresyon
  • Lazer Epilasyon

Çok Okunanlar

  • Uçuk Nasıl Geçer
  • Estetik Doktorlara Hastalardan Sorular
  • Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
  • Kepçe kulak EstetiÄŸi Fiyatları
  • YaÄŸ Aldırma EstetiÄŸi - Liposakşın
  • Çarpık Bacak ve Estetik Tedavi
  • Ben Aldırma Tedavisi
  • Estetik Operasyon Ücretleri
  • Estetik Video Görüntüleri
  • Estetik Maliyeti

Kategori

  • Aesthetic Plastic Surgery
  • DiÅŸ EstetiÄŸi Uygulamaları
  • Estetik Güzellik Bilgileri
  • Estetik YaÅŸam Bilgileri
  • Hastalardan Bilgiler
  • Lazer Epilasyon Uygulamaları
  • Plastik Cerrahi Ameliyatları
  • Plastik Cerrahi DerneÄŸi
  • Plastik Cerrahi Fiyatları
  • Plastik Cerrahi Haberleri
  • Plastik Cerrahi Hastalardan Bilgiler
  • Plastik Cerrahi Resimleri
  • Plastik Cerrahi Videolar
  • Plastik Cerrahi İstanbul
  • Plastik Cerrahlar
  • Saç Ekimi Uygulamaları

Yeni Yorumlar

  • sevgi in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • cemre in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • aylin in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • derler in Sakal Çıkarma Yolları
  • yanaksorunsali in Dolgu Maddesi Enjeksiyon Fiyat…
  • Funda in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • Anonym in Estetik Doktorlara Hastalardan…
  • Unhappy in Kepçe Kulak Yapıştırıcıl…
VN:D [1.9.13_1145]
Derecelendirme: 10.0/10 (100 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
BeÄŸenme: +100 (100 votes)
Barkod, 10.0 out of 10 based on 1000 rating

ArÅŸiv

  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • AÄŸustos 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Åžubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010
  • Kasım 2010
  • Ekim 2010
  • Eylül 2010
  • AÄŸustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Haziran 2010
  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Åžubat 2010
  • Ocak 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Åžubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Nisan 2008
  • Aralık 2007

Plastik Cerrahi | Plastik Cerrahi Haberleri | Estetik Ameliyatlar | Plastik Cerrahi Videoları | İletiÅŸim | Plastik Cerrahi Fiyatları | Plastik Cerrahi Resimleri | Plastik Cerrahi DerneÄŸi
Lazer Epilasyon Uygulamaları | Diş Estetiği | İstanbul Estetik Cerrahi | Lazer Epilasyon Uygulamaları | Plastik Cerrahi Hastaları | Saç Ekimi
Burun Estetiği Resimleri | Sitemap | Gizlilik Sözleşmesi