• Ana Sayfa
  • İletiÅŸim

Erkeklerde Estetik Ameliyatlar

26 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Estetikolgusu yanlızca kadınlara özgü bir şey değildir.. İlk olarak bayanlarımızın keşvettiği mükemmeliyete olan ilgiyi günümüzde beylerde doyasıya yaşamaya başladı.. Estetik hiç bir zaman kadınların özeli olmamıştır.. Erkeklerde pekala bu duyguyu tadabilir, daha güzel ve daha hoş görünmek onlarında hakkıdır..

Zamanın değiştiğini şuradan anlarız ki yıllar önce estetik cerrahi uzmanları ile görüşmek bepenmediği bir bölgesini estetik yaptırmak bunun anlaşılması korkunç derecede kişiyi utandırırken şimdilerde ise bu durum çok sıradanlaşmış ve rutin söyleşiler sıralamasında yerini almaktadır. Bu durumun başlıca nedeni ise teknolojinin bir hayli ilermesi ve estetik alanının bu teknolojiden son derece hızlı ve en iyi şekilde yararlanması olmuştur.

Erkeklerin açısından zaman değerlendirmesi yaptığımızda erkekler eskilerde estetik uygulamalarının para kaybı olduğu konusunda son derece ısrarlıyken bu zamanda bayanların en büyük destekçisi olması yanı sıra kendilerine de bu uygulamayı yaptırmayı içtenlikle düşünmektedirler.. Erkekler iş dünyasında daha kaliteli daha genç ve daha hoş bir görünüm ile kariyerlerinin doğru orantılı olduklarını bilmekte ve düşüncelerini buna göre yontmaktadırlar.

Eşler arasında ise estetik ameliyatlarının büyük bir önemi var.. Erkekler bir çok uygulama sonrasında çok daha güzel görünümlere kavuşan bayanlardan daha yaşlı ve bakımsız görünmek kesinlikle istemezler bu konudaki estetik uygulamalarda sırası ile fazla olan yağları aldırmak, büyük burunlardan kurtulmak, kepçe kulakları düzelttirmek olarak sıralanmaktadırlar.

2012 Estetik Cerrahi Yılı

25 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Estetik cerrahi kişilerin kendilerine olan güveni yeniden sağlayan görsel anlamda kişileri olduklarından daha genç ve güzel kılan bunun yanı sıra kişinin vücudundaki fonksiyonle problemleride düzelten bir tıp dalı olarak karşımıza çıkmaktadır..

Estetik cerrahi operasyonları ile plastik cerrahiler kişilerin vücutlarında doğuştan ya da sonradan oluşan fonksiyonel problemleri giderebilmekte ayrıca bu bölgelerede doğal estetik bir görünüm kazandırmaktadırlar. Bu konudaki en iyi örneği burun estetiği ameliyatlarıyla verbiliriz.. Burunda sonradan yada doğuştan var olan problemler estetik uygulamaları sayesinde düzeltilmekte buruna estetik bir görünüm kazandırılmasının yanı sıra burunda var olan nefes alıp verme problemleride giderilmektedir..

Son yıllarda estetik cerrahi alanına olan ilgi gösteriyor ki artık estetik operasyonlarına karşı olan ön yargı ortadan yavaÅŸ yavaÅŸ kalkıyor.. Ameliyat sonrası duyulacak olan acı yada burun estetiÄŸi operasyonları sonrasında kullanılan tamponlar kiÅŸileri bu ameliyata olan kaygıyı gündeme getiriyordu.. Teknolojik ilermeler estetik dünyasında oldukça hızlı kullanılmakta artık ameliyatlar sonrasın aÄŸrılar en aza indirilmekte neredeyse morarmalar ve ÅŸiÅŸmeler hiç görülmemektedir. Kullanılan tamponların yerine artık silikonlu ve hastayı rahatsız etmeyecek uygulamalar yer almakta…

Somon DNA ile Mezolifting

18 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

DOĞALLIĞI BOZMADAN YAŞIMIZIN GÜZELLİĞİNİ YANSITMAK

Hızla gelişen teknoloji ve bilimin yaşam süremizi önemli ölçüde uzattığı bir dönemde yaşadığımız için şanslıyız. Tıptaki gelişmeler bize ine olmadığı kadar uzun ömürler vaad ediyor Bilim ve gelişen teknoloji sayesinde insanın yasam süresinin uzamasıyla yaslanma sürecini yavaşlatabilme veya geciktirebilme konusundaki çalışmalara da sürekli yenileri ekleniyor.

Zamanın hızla akıp gittiğini daha fazla hissettiğimiz günümüzde hepimizin dış görümümüze, güzelliğimize ve sağlığımıza verdiğimiz önem de aynı hızda artıyor, dolayısıyla yaşlanmayı daha doğrusu yaslı görünmeyi çok da kolay kabul edemiyoruz.

Daha güzel daha sağlıklı gözükmek isteği ile günümüz estetik dünyası da zamanla yarışıyor.
Yasımızın güzelliğini doğallıktan ayrılmadan yansıtabilmek, yasımızın güzeli ve sağlıklı olmak artık günümüzün yükselen trendi..

Vücudumuzun vitrini olan cildimiz yani derimiz aynı zamanda en geniş ve herkes için görünür bir organımız. Doğal olarak diğer tüm organlar gibi kronolojik olarak o da yaslanır. Cildimiz yaslandığında durumunu tüm dünyaya bildirir. Bu: zamana bağımlı bir süreç olup. kaçınılmazdır. Ancak diğer organlardan farklı olarak derimiz, doğrudan dış dünya ile karşı karşıyadır ve çevresel hasarın etkisiyle de yaslanır. Derimizin yaslanmasında en önemli çevresel faktör de güneşin ultraviyole ışınlarıdır.

Ancak cildin tek düşmanı güneş ışını değildir içtiğimiz sigara, ilaçlar, yanlış kozmetik kullanımımız, alkol, stres, kuvvetli mimiklerimiz, dengesiz beslenmemiz, uyku pozisyonumuz bile ve maalesef yerçekimi de cildimizin yaslanmasında katkılarını esirgemezler.

Yaşlanan derimizde de birtakım değişiklikler göze çarpar. Bunlardan en önemlisi: kuruluk, kırışıklık ve lekelerin artmasıdır Kuruyan deri kırışır, kırışan deri de daha çok kurur ve bu durum bir kısır dongu halini alır. Yaşlanan deri aynı zamanda mat ve soluk bir görünüm alır, elastikiyeti azalır ve tonus (derinin sıkılığı) kaybolur. Yerçekiminin etkisiyle de zamanla deride gevşeklik ve sarkma oluşur.

Her ne kadar yılların ilerlemesini durduramasak da cildin kırışmasını sarkmasını ve donuklaşmasını bazı önlemler ile geciktirmek ve sağlıklı tutmak mümkün. Kaybedilen nem. parlaklık ve pembeliği tekrar kazandırmaya yönelik tedavi protokollerinde bugün en başarılı olanların basında mezoterapi – mezolifting geliyor.

MEZOTERAPİ – MEZOLİFTİNG

Mezoterapi yöntemi: bazı özel ilaçların, vitaminlerin, eser elementlerin cilde çok küçük dozlarda enjeksiyonudur.

Mezoterapi deyince en çok bilinen selülit tedavisinde kullanılan mezoterapi akla gelir. Evet selülit ve lokal yağlanma sorunlarının giderilmesinde en etkili yöntemlerin basındadır, ancak mezoterapi sadece bu alanla kısıtlı bir tedavi yöntemi değildir Aslında mezoterapi; ağrılı hastalıklarda, ağrıyı lokal olarak uygulanan mikro enjeksiyonlar yoluyla kontrol altına alan ya da tedavi eden bir tıbbı uygulamadır Bu doğrultuda; romatoloji, eklem hastalıkları, spor yaralanmaları ve birçok ağrılı olguda başarıyla uygulanmaktadır.

Ancak estetikte de yukarıda söz ettiğim gibi selülit dışında cilt gençleştirme ve saç dökülmelerini önlemek amacıyla kullanılmakta ve gittikçe artan bir basarı grafiği çizmektedir.
Yüz gençleştirme amaçlı yapılan yöntem, Mezolifting olarak adlandırılmaktadır. Bu alanda yapılan araştırma ve çalışmalar son hızla devam etmekte ve her seferinde daha etkili ürünler kullanımımıza sunulmaktadır. Bu ürünlerden cok güzel sonuçlar aldığımız bir tanesi de SOMON DNA dır ve bununla yıllara meydan okumak artık mümkün.

Nedir bu Somon DNA (X-ADN), ne yapar da bizi gençleştirir güzelleştirir?

DNA; hücrenin kopyalanmasını ve genetik yapının yavru hücrelere geçiÅŸim saÄŸlar. Tüm canlılarda aynı kimyasal yapıya sahiptir ve protein sentezini yönlendirir. Bir hücrenin geliÅŸip, yasamasını saÄŸlayan olayları yönlendirir Derimizin yaÅŸlanmasıyla DNA’da da bozulmalar gözlenir.

Somon DNA ile yapılan mezoliftingde; somon sütünden elde edilen ve insan DNA’sına çok benzeyen yüksek polimerize DNA kullanılır. İnsan DNA’sı ile aynı kimyasal yapıya sahip olan Somon DNA’sı: mezoterapi yöntemiyle deri içine verildiÄŸinde, cilt hücreleri kendini yeniler ve onarır. Bu urun yüksek oranda su tutucu özelliÄŸe sahiptir, hacminin birkaç bin katı suyu tutarak, derinin nem dengesini saÄŸlamaya yardımcı olur. Unutmamalıyız ki, kırışıklığın önlenmesinde ilk ve en basit adım derinin nemlendirilmesidir

Somon DNA sının, aynı zamanda güneşin zararlı UV ısınlarını absorbe etme kapasitesi de çok yüksektir: dolayısıyla güneş ve/veya sigara nedeniyle bozulan ve kuruyan ciltleri tedavi eder. Derinin tekrar nemli, canlı ve parlak görünümünü kazanmasına yardımcı olur.

Derimizin tonusunu ve elastikiyetini artırarak sarkma başlangıcındaki derin kırışıklıkların önlenmesinde de kullanılır. Ciltteki yaslanmayı geciktirir. Kırışıklıkları tıbbi anlamda tedavi eder. Hassas ve kuru ciltlerdeki göz çevresinde oluşan ince kırışıklıkları giderir. Alındaki yerleşmeye yüz tutmuş yatay çizgileri hafifletir, yerleşmesini engeller. Hepimizin en sevmediğimiz ve olmasını istemediğimiz gözaltı torbalarımızın ve yaşlanmanın belirtisi olan dudak kenarlarındaki çizgilerimizi önlemeye yardımcı olur.

Somon DNA’sı: ince ve çok küçük iÄŸneler yardımı ile bir çok vitamin, mineral, aminoasit karışımı, mikrodolaşımı ve oksijenlenmeyi artıran maddelerle birlikte deri içine enjekte edilir. Enjeksiyon elle yapılmakla birlikte özel tabancası ile de yapılabilmektedir. Böylece iÅŸlem daha konforlu, acısız ve güvenli olmaktadır. Her ne kadar tabanca iÄŸne falan diyerek korkutucu bir tablo gözünüzün önüne serdiysem de henüz uygulama yatağından kaçıp giden olmadı…

İşin ÅŸakası bir yana gerçekten iÅŸlem acısız ve güvenlidir. Sadece uygulamadan 20 dakika önce cildimizi bir anestezik krem ile hazırlıyoruz. Uygulama 15-20 dakika sürüyor, o gun 6-8 saat yüzünüzü yıkamamanızı ve terleyecek aktivitelerde bulunmamanızı istiyoruz. Seanslar, kiÅŸinin cilt yaşı ve cilt tipine gore ayarlanmakla birlikte genellikle 3-4 hafta aralıklarla 3-4 kere uygulanmalıdır. Daha sonrasında ise cildinizin durumuna göre üç ayda bir veya altı ayda bir uygulama yapılır. Somon DNA’sı uygulaması: rahatlıkla diÄŸer tedavilerle birlikte uygulanabileceÄŸi için çoÄŸu zaman çildin ihtiyacına göre kombine tedaviler uyguluyoruz, ilk seansdan bir iki gün sonra deride canlı ve parlak görünüm hem kendiniz hem çevrenizdekiler tarafından fark edilmeye baslar, cilt gerilir, nem ihtiyacı azalır. İlerleyen zaman ve seanslarda DNA tamiriyle birlikte uzun vadeli kalıcı deÄŸiÅŸiklikler meydana gelir, ince kırışıklıklar dolar, cildin rengi açılır, akne izleri azalır. Özellikle yazdan çıktığımız ÅŸu mevsimde cildimizi hem güneÅŸ, nem ve denizin zararlı etkilerinden arındırmak hem de kışın zor ÅŸartlarına hazırlamak için somon DNA’lı mezolifling çok iyi gelecektir. 30 yasından sonra ise anti-aging amaçlı kırışıklık, kuruluk, sarkma ve lekelenme problemi olan herkese güvenle uygulanabilir.

Mezolifting tedavisinde kullandığımız diğer ürünlerden birkaçından daha kısaca söz etmek isterim Örneğin VİTAL dediğimiz dolgu ve mezoterapi arası bir uygulamamızın hammaddesi hyaluronik asittir. Bu madde vücudumuzda dokuları destekleyip dokuların nemli ve canlı kalmasını sağlar. Bol miktarda suyu bağlayarak genç ciltlere özgü taze görüntünün oluşmasına, uygun miktarda nemlenmesine, kırışıklıkların azalmasına neden olur.

Yine içerisinde 13 vitamin 23 Aminoasit 6 mineral 5 nukleık asit 6 koenzım ve hyaluronic acid olan NCTF HA 135 isimli bir ürünü de kullanıyoruz. Bu uygulama sonrasında cildiniz çok daha sağlıklı ve parlak, içerisindeki hyaluronic acid yani dolgu maddesi sayesinde de cok daha dolgun görünüyor. Aynı zamanda, cilde sıkılık ve form kazandırmak için kullandığımız CELLULİFT ile cildin kollajen sentezi aktive olur. Cildin elastikiyeti artar gerilir, kırışıklıklar hafifler ve cilt sarkması azalır.

MCDB 106 ise özellikle insan dermal hücrelerinin uyarılması için geliştirilmiştir. MCDB 106 nin içinde vitaminler, aminoasitler, mineraller ve aktif bileşenler olarak 4 ana bileşen (toplam bb madde) bulunmaktadır.

Ultrasonic YaÄŸ Alma

16 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Estetik cerrahi denilince akla ilk gelenler arasında yağ aldırmak denilebilir. Ultrasonic Yağ Alma; klasik liposuction ve-veya yağ alma yöntemlerinde görülebilen çökme, dalgalanma ve düzensizlik gibi vücut korttur sorunlarına çözüm aranırken tıbbın başka alanlarında kullanılan ultrasonic dalga tedavisinin estetik cerrahide de kullanılması ile adaya çıkmış bir yöntemdir. Bu sistemde ultrason dalgalarından yararlanılmaktadır.

Ultrason dalgalarının aktif frekansı yağ hücrelerine göre ayarlanmakta, yağ hücreleri bu frekanstaki etkinlikten dolayı eriyerek kaybolmaktadır. Böbrek taşının ultrason dalgalarıyla kırılmasında nasıl yalnız taş kırılıp böbrek dokusu ve vücudun diğer dokuları zarar görmezse. Ultrasonic Yağ Almada da yalnız yağ hücreleri erimekte, o bölge içinde bulunan damar, sinir sistemi bu dalgalardan etkilenmemektedir. Bunun sonucu olarak Ultrasonic Yağ Alma diğer müdahalelere nazaran hasta lehine önemli kolaylıklar ve faydalar sağlamaktadır.

1- Klasik Liposuctionda yağlar koparılıp emilirken yol üzerindeki yüzeysel damarlarda koparıldığından ameliyat sonrası o bölgede şişlik ve morluk meydana gelmektedir. Ultrasonic sistemde ise damarlar ultrason dalgalarından etkilenmediğinden, bu istenmeyen durum görülmez.

2- Klasik Liposuction deri ekleri arasında çildi tutan bağlantılar da zedelediğinden, o bölgede uzun süren hissizlik ve dalgalanmalar meydana gelebilir. Ultrasonic Yağ Almada bu tip durumlarla karşılaşılmaz.

3- Ultrasonic enerjiyle derinin derin yüzeyinin aktif uyarılması sonucu o bölgede gerçek bir lifting (germe) sağlanır. Dolayısıyla o bölgenin cildinde diğer sistemlerde olduğu gibi sarkma kalmaz. Tersine gerilir.

4- Ultrasonic Yağ Alma çok az zedeleyici bir girişim olduğu için hastanın ameliyat sonrası iyileşmesi de son derece kısa olur. Aynı gün evine gidebilir. Bir gün sonra yıkanabilir ve araç kullanabilir. İş yaşamından ve ev yaşamından feragat etmek zorunda kalmaz.

5- Ameliyat sonrası ağrı ve şişlik şikâyetleri son derece azdır.

Nerelere Uygulanabilir:

Vücudun her bölgesine, uygulanabilen son derece güvenli bir girişimdir. İnatçı karın yağları, jokey pantolonu biçimindeki yağlar, diz üstü, bacak içi, ayak bileği, bel kenarı, gıdı bölgesi, kol altı yağları ve hatta sutyen izi yaratan sırt yağları bu yöntemle inceltilir. Erkeklerde büyük meme problemlerinde, bayanlarda kolluk altına doğru uzanan meme kıvrımlarının düzeltilmesinde özellikle etkilidir. Çok İnce kanüllerle çalışıldığı İçin, ince bir delikten tüm işlem yapılabilmektedir. Kesi ve dikiş gerektirmez. Dolayısıyla iz kalmaz. Dokulara ve damarlara zarar vermeyen hassas kanüllerle çalışıldığından, minimal kızarıklık ve mor lekeler yapabilir. Bunlar maksimum 10 günde kaybolur. Klasik yöntemlere göre çok daha güvenlidir. Hızlı iyileşme sağlanır ve normal yaşantınıza dönmeniz çok daha kolay olur. İşlem bittikten sonra aynı gün evinize gidebilirsiniz.

Ultrasonic Yağ aldırmak için en uygun adaylar, vücutlarının belirli bölgelerinde aşırı yağ birikimleri bulunan, elastik cilde sahip normal ağırlıktaki kişilerdir. Özellikle vücut alt yansı, üst yarısından bir beden büyük olanlar için bu girişim idealdir. Fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik açıdan dengeli ve beklentilerinizde gerçekçi olmalısınız. Yaşınız öncelikli bir önem teşkil etmez; bununla birlikte, ileri yaşa sahip hastaların cildi elastikiyetini kaybetmiş olabilir ve cilt yapısı daha Sıkı olan genç hastalarda elde edilen sonuçların aynıları elde edilemeyebilir. Genellikle uygulamanın hemen ardından bile gözle görülür değişiklikleri fark edebilmektedirler. Her zaman alınan miktardan daha fazla yağ kaybedilmektedir, çünkü ultrasonic olarak eritilmiş ancak emilememiş yağ parçacıları operasyondan sonraki ilk ayda kaybedilmeye devam ederler. Sağlığımız için kilo kontrolü ve sporu bir kenara asla bırakmazken, çözemediğimiz bazı vücut kontur bozukluklarımız için Ultrasonic Yağ Alma yöntemi bir alternatiftir.

Estetik Teknolojisi

12 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Göğüsler Artık Daha Formda

Kadınların yüzde on beÅŸi çok büyük göğüsler isterken, teknoloji onlara yeni fırsat sunuyor. Bu yıl, meme büyütme operasyonun da son trend endoskopi yöntemi. Dekoltesi iyi olsun, göze çarpsın ama yaptırdığıma deÄŸsin diye düşünen kadınlar artık bu yöntemi tercih edecek. Bir saat süren bu estetik ameliyatta, koltuk altından mevcut olan çizgilerden girilerek memeye jel protez konuluyor. Eskisi gibi su bazlı olmayan bu protezlerin akması, delinmesi, su kaçırması, güneÅŸlenme sonucu sönmesi olmuyor. En önemlisi de uzun dönem kullanılıyorlar. Koltuk altından yapılmasının avantajı ise meme bölgesinde iz olmaması ve daha çabuk iyileÅŸiyor olması.. Çizgi altı ay ya da en fazla bir yıl sonra kayboluyor. Meme dokusunun bütünlüğü bozulmadan gerçekleÅŸtirilen estetik operasyonla, asimetrik bozuklukların, sarkmaların giderilmesi çok kolay…

Minicik Burunlar Yaratmak Şimdi Mümkün.

Çene cerrahisinde de kullanılan Ultra mikro-motor sistemi, mikro başlıkları sayesinde burun çatısının kemiklerini kırmak yerine kibar bir şekilde kesip, törpü ile şekil verilmektedir. Bu sistemle doku kaybı ve hasar engellenirken şekil vermek daha kolay, Ameliyat sonrası oluşan şişlik ve morluk klasik burun estetiği gibi uzun süre yerine iki üç gün gibi az zamanda geçmekte ve iyileşme hızlanmaktadır. Bu son teknoloji sistemi çene ve yüz bölgesinin kemik cerrahisinde dünyaca tanınmış durumda. Dünyada en ünlü burun cerrahları tarafından tercih edilen yöntem, tasarımları sayesinde daha da ince, küçük kısacası hokka gibi bir burun yaratırken: nefes darlığı çeken hastalar içinde çözüm sunuyor.

Sütün Gibi Bacaklara Kavuşmak Hayal Olmaktan Çıktı.

Son dönemde kadınların en çok tercih ettiği estetiklerden biri de alt bacak estetiği.

Eğer alı bacaklarda çarpıklık varsa ya da alt bacaklar çok zayıfsa bacak protezi ile kolu bir işlemle istenilen şekle sokmak mümkün. Yaklaşık yarım saat süren operasyonun ardında, bacakları zayıflıktan çıkartmak ve sporcu hatlar sağlamak mümkün. Estetik perasyon sonrasında hasla bir hafta yürüme sıkıntısı çekse de sonrasında kişi yeni ayaklan ile kolaylıkla gündelik yaşamına dönebiliyor. Operasyonun izi diz arkasında saklaması da avantajlardan biri.

Fazlalıklardan Kurtulmak çok kolaylaştı.

2011-2012 sezonunun zayıflama yöntemlerindeki trendi ” hat oluÅŸturma” trendi. Vaser sistemi denilen yöntemde “Ultrasonik Liposuction” uygulanarak, fazlalık ulan bölgeye ultrason veriliyor ve o bölgedeki yaÄŸ eritiliyor. Bu sistemle basenlere ÅŸekil verilmesi kaçırtılmaz olurken, bel kısmında yaÄŸlardan kurtulmak ve yeniden o yaÄŸlan popoya enjekte etmek mümkün. Eskiden görülen çökmeler bu yöntemle oluÅŸmazken, islenilen hatların oluÅŸturulması çok kolay. Popo kaldırma, bel oyma, karın ÅŸekillendirme gibi yöntemlerde de kullanılan Vaser., cildi içeriden toparlıyor.

Terleme Botoksu

11 Aralık 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Yaradılışımız gereği hep daha iyisini, daha konforlusunu, daha kalitelisini isteriz, hayatımızı kolaylaştıran her şeyi hemen benimseriz, tercihlerimiz de mümkün olabildiği ölçüde bu yönde olur. Aşırı sıcağı sevmeyiz, soğuktan hoşlanmayız, yorulmak istemeyiz, hep daha iyisini, kolayını ve rahatını ararız.

Teknoloji ve bilim de insanlığın bu güdüleri doÄŸrultusunda sürekli kendini yeniliyor, bizlere her ÅŸeyin bir üstünü sunmaya devam ediyor, Kendimizi medeni insanlar olarak niteleyen bizler ise bunlardan bolca yararlanıyoruz. Bazı ÅŸeyler var ki varlığını bilmeyiz veya biliriz de tatmadığımız, denemediÄŸimiz için önemsemeyiz veya gereksinim duymayız. Ama bir kere denediÄŸimizde, hayatımıza soktuÄŸumuzda ise ‘ah neden daha önce keÅŸfetmemiÅŸim” diye hayıflanabiliriz.

Bunlardan birinin de bölgesel terleme sorunumuzu gidermek için yapılan botox uygulaması olduğunu düşünüyorum.

Kendinizi, en olmadık zamanlarda kıyafetinizin ter yüzünden özellikle koltuk altı bölgesinin ıslanmış, lekelenmiÅŸ, bu yüzden ceketinizi çıkartamadığınız veya bir ÅŸeyleri üstünüze alarak kapatmaya çalıştığınız halde düşünün. Bu: havanın sıcaklığından olabilir veya stresten veya bir olaya sinirlenmenizden, ya da biraz fazla heyecanlanmanızdan olabilir. Mutlaka böyle anlar çok basınıza gelmiÅŸtir, tut ki size olmadı ya da kendinizdeki böyle bir durumu fark etmediniz ama o durumda olan birçok kiÅŸiyi siz eminim fark etmiÅŸsinizdir ve yüzünüze nahoÅŸ bir ifade ister istemez oturmuÅŸtur. Bir de bu terlemeye bakterilerin kontamine olması ile oluÅŸan kötü koku eklenince yapacak fazla bir ÅŸey kalmıyor, eve gidip duÅŸ alıp, kuru kıyafetler giymeyi her ÅŸeyden çok istemek dışında…

Hele bu durum özel bir anınız ise, nişanınız veya düğününüz, veya herkesin gözünün sizin üzerinizde olduğu bir toplantıda, söyleşide olmanız veya eşinizle sevgilinizle yakınlaştığınız bir zaman dilimi. Böyle sıkıntılı anları mutlaka hepimiz kadın erkek fark etmez yasıyoruz ama bazılarımız biraz daha vahim olarak yasıyor.

Böyle sıkıntılı anlar yaşamamak, kendinizi kötü

hissetmemek için size önerim yılda bir kez terleme botoxu yaptırmanız, göreceksiniz “oh be ne rahatmış, ÅŸimdiye kadar çektiklerime deÄŸmezmiÅŸ” diyeceksiniz. Terleme botoxu ile ilgilenen kiÅŸilerin ilk sordukları ÅŸey doÄŸal olarak “saÄŸlığıma zararlı mı?, terlemeyince vücudumuzdaki toksinler nasıl atılacak?” gibi sorular. Bunun yanıtını isterseniz su bilgilere göz atarak verebiliriz.

Terleme fonksiyonu öncelikle insanın yasaması için vazgeçilmez bir öğedir ve vücudumuzu asın ısınmadan korur yani bir çeşit klima gibi görev yapar.

Bir büyük ter damlasının yaklaşık 1 litre kanı 1 derece soÄŸutabildiÄŸin! öğrenmek ÅŸaşırtıcı olabilir. Normal bir yetiÅŸkinin ortalama kan hacminin 5 litre kadar olduÄŸunu düşünürsek özellikle…

Vücut termoregülasyonunda rol oynayan ter bezleri vücudumuzun çeşitli yerlerine dağılmış olarak yaklaşık 2 ile 4 milyon adet kadar bulunur. En yoğun olarak ayak tabanı, avuçlar, alın ve yanaklar ile koltuk altındadırlar.

Ter bezleri otonom yani istem dışı çalışan sinir sistemi komrolündedir. aşırı ter üretimi olarak bilinen hiperhidrozda bu sınır sisteminin fazla uyarılmasının rolü bulunmaktadır.

Temel fonksiyonu ısı düzenlenmesi olan bu bezlerle vücuttan bazı toksik maddeler ve tuz da atılır Homeostazisin gereği olarak dış ortamla vücudumuzun arasında ve vücudumuzun değişik kompartmanları arasında devamlı bir madde ve sıvı değiş tokusu olmasına karşın mevcut sabitlik hep korunur.

GÜNLÜK ALINAN SIVI MİKTARI
Sıvı ve katı besinlerle 2100 ml
Karbohidrat oksidasyonu ile 200 ml
Toplam 2300 ml
GÜNLÜK ATILAN SIVI MİKTARI
Solunum yolu ile 350 ml
Deri yolu ile 350 ml
Feçes ile 100 ml
İdrar ile 1400 ml
Terleme ile 100 ml
Toplam 2300 ml

Yukarıdaki bilgiler Textbook of Medical Physiology’den alınmış olup, görüldüğü gibi vücudumuza alınan günlük sıvı miktarı ile atılan sıvı miktarı birbirine eÅŸittir. Normal koÅŸullar altında solunum sisteminden buharlaÅŸma ile ve deriden difüzyon yolu ile atılan sıvı miktarı (700 ml) terleme ile atılandan (100 mi) çok çok daha fazladır. Bu deÄŸerler tabi ki normal ÅŸartlar altında olan deÄŸerlerdir, sıcak veya asın egzersiz durumunda bu rakamlar deÄŸiÅŸebilir.

Burada üzerinde durmak istediğim husus bölgesel olarak terleme fonksiyonunun azaltılması veya geçici olarak durdurulması vücudumuzun homeostazisini yani dengesini bozmaz. Bu dengeyi vücudumuz herhangi bir patoloji yoksa kendisi rahatlıkla korur. Görüldüğü gibi zaten vücudumuzdan atılan sıvının çok az bir miktarı terle atılıyor, kaldı ki biz sadece koltukaltı gibi bir bölgedeki ter bezlerini inaktif hale getiriyoruz. Kelime anlamı asırı terleme olan hiperhidroz; kişide ter bezlerinin uyarana fazla reaksiyon göstermesi anlamına geliyor.

Burada önemli bir nokta var ki; Hiperhidroz sadece elleri, yüzü, ayakları ve koltuk altını etkilediÄŸinde buna “primer hiperhidroz” denir, bu asın terleme probleminin bağımsız bir durum olduÄŸunu ve altta yatan baÅŸka bir saÄŸlık sorunu ile iliÅŸkili olmadığı anlamına gelir. Hiperhidroz baÅŸka bir saÄŸlık sorunundan veya ilaçtan kaynaklanıyorsa buna “sekonder hiperhidroz” denir. Bunun için terleme sorunu ile gelen kiÅŸide öncelikle bu semptomu gösterebilecek hastalıklar (hormonal. nörolojik bozukluklar, kanser, kronik enfeksiyonlar, menapoz. anksiyete bozuklukları gibi) ekarte edilmelidir. Sonuç olarak koltuk altındaki ter bezlerinin aktivitesinin botox uygulanarak durdurulması ile vücudumuzun normal fizyolojik fonksiyonlarında bir kayıp bir eksiklik bir bozukluk meydana gelmez Hatta diÄŸer terleme tedavileri arasında en zararsız, en doÄŸal ve en uygulaması kolay, konforlu olanı botoks uygulamasıdır. Bu tedavide önce terlemenin yoÄŸun olduÄŸu bölgeyi tespit için küçük bir iyot testi yapılır, ardından 20 dakika kadar anestezik krem ile beklenir. Ve çok ince uçlu insülin iÄŸneleri ile fazla bir acı duymadan kısa sürede iÅŸlem tamamlanır.

Etkisi 1 hafta içinde başlar ve 6-8 hatta 10 ay kadar sürer. Bu kişiden kişiye değişmekle birlikte eğer kişide yoğun hiperhidroz yoksa genelde yılda bir kere yeterli olabilmektedir.

Buna raÄŸmen sadece daha iyi hissetmek için 2 yıldır uyguluyorum ve konforlu olmak adına herkese önerebilirim. SaÄŸlıklı ve kaliteli bir yaÅŸam dileÄŸiyle…

Plastik Cerrahide Efsaneleşen Yanlışlar

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Bu efsanelerin bazısı yaÅŸanmış olsa da kimisi de halkın kulaktan dolma bilgilendirmesinden kaynaklanmaktadır. Yazımızda silikondan botoksa, burun estetiÄŸinden benlere kadar birçok doÄŸru bilinen yanlış ve onların asıl cevaplarını bulabilirsiniz…

Plastik Cerrahide Silikonlu Memeler ile İlgili Bilinen Yanlışlar

1- Silikonlu meme patlar mı?

Her daim patlayacak sanılan silikonlu memelerin patlaması için çok güçlü bir darbe alması gerekir ancak birçoğu bu bilgiyi yanlış tanımlar. Teknolojiyle birlikte silikonlarda artık jel kıvamında değil, jöle kıvamında olmaya başladı. Böylece herhangi bir delici darbede silikon vücuda yayılmaz ve çıkarımı çok daha kolay olur.

2- Silikonlu memeler ile bebek emzirilir mi?

Bu da doğru bilinen yanlışlardandır. Birçok kişi silikonlu meme yaptırma kararını doğumdan çok sonraya erteler ancak silikonlu meme ile bebek emzirmekte hiçbir sakınca yoktur.

3- Silikon protez ile meme kanseri riski artar mı?

Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değildir. Asıl üzerinde düşünülmesi gereken, silikon protezin olası bir meme kanseri gözlemini ortadan kaldırıp kaldırmayacağıdır.

4- Yağ enjeksiyonuyla meme büyür mü?

Bu uygulama şu an denenen yeni bir uygulama olup, oldukça zor bir operasyondur. Protez meme kadar kolay bir yöntem olmadığı kesindir. Ancak meme rekonstrüksiyonu için kullanılıyor. Kişiye kendi dokusu ya da protezle meme yapıldıktan sonra bazı rötuş prosedürleri uygulamak gerekir. Bunlardan birisi de eksik kalan dokunun yağ enjeksiyonu yöntemiyle yerine konuşmasıdır. Bu tür uygulamalar iyi sonuç verir.

Plastik Cerrahide Botox ile İlgili Bilinen Yanlışlar

1- Botoks yüz felcine yol açar mı?

Bu konu oldukça fazla tartışılmaktadır. Botoksun etki mekanizması felç tarzında olup sinirden kasa geçen iletiyi bloke ederek meydana gelir. Blokaj Suresince kaslar hareket ettirilmediğinden harekete bağlı kırışıklıklar da meydana gelmez. Ancak botoksu yaptıran kişiye herhangi bir zararı yoktur.

2- Botoksta mimik biter mi?

Bu da yanlış bilinen bir bilgidir, iyi yapılan bir botoks uygulamasından sonra böyle bir durum söz konusu bile olamaz ancak burada önemli olan kişiye verilen dozun iyi ayarlanmasıdır. Botoks uygulamasının iyi yapıldığı bir yüzde, kişinin böyle bir operasyon geçirdiği bile anlaşılmaz.

3- Botokstan sonra bazı bölgelerde kırışıklıklar artar mı?

Botoks ile bir bölgenin kas çalışımı aza indirilir ancak bu durum, başka bir bölgede bulunan kasın çalışma hızını arttırmaz.. Bu sadece varsayıma dayanan bir bilgidir.

4- Botoks beyin İçin zararlı mıdır?

Bugüne kadar yapılmış hiçbir operasyonda böyle bir sonuç alınmamıştır. Hatta bazı migren hastalarının yararına sonuçlar alındığı bile görülmüştür. Ancak herkes için bu sonuç geçerli olmamaktadır.

Plastik Cerrahide Bu Yanlışları Aklınızdan Çıkarın

Estetikte En İyi Yöntemler, En Yeni Yöntemlerdir…

Bilimde teknikler her geçen gün deÄŸiÅŸmekte ve kendini yenilemekledir. İdeal yöntemi bulabilmek için her geçen gün yeni yöntemler denenmektedir. Ancak bundan şöyle bir sonuca ulaşılmamalıdır “En iyi yöntemler, en yeni yöntemlerdir…” Bunun tam tersi sonuçların elde edildiÄŸi de görülmüştür. Bunun yerine, plastik cerrahide geçerliliÄŸi kabul edilmiÅŸ yöntemlerin en iyi yöntemler olduÄŸunu düşünmek daha doÄŸrudur.

Estetik Operasyonun Mevsimi Kış Değildir.

Bu kesinlikle yanlıştır çünkü bunun aksine estetik operasyonlar kış aylarında daha kolay yapılmaktadır. Bir estetik operasyonun ardından 10-15 gün kadar bir dönem geçmelidir. Ancak bu rakam ameliyattan ameliyata farklılık gösterebilir. Yaz aylarında güneş ışınlarının olumsuz etkileri olabilir, özellikle yüze yapılan estetik ameliyatlarda yazın güneş ışınları pigmentasyon değişikliklerine neden olabilir.

Bir Bölgeye Bir Kere Estetik Yapıldı Mı, Bunu Sürekli Yenilemek Gerekir…

Burun operasyonlarında böyle bir durum asla söz konusu değildir. Ancak diğer estetik operasyonlar deforme olabilir. İnsan vücudunda değişim her zaman devam eder. Dolayısıyla operasyonu tekrarlamanız gerekebilir ancak her operasyon için bunu söylemek de yanlıştır.

Burun Estetiği Ameliyatları İle İlgili Bilinen Yanlışlar

1- Estetikli burun düşer mi?

Eski teknolojide, operasyondan sonra burun ilk önce kaldırılır: ardından estetikli hunin aşağıya doğru eğim verirdi. Bu da burunun düşmesi olarak düşünülürdü. Ancak gelişen teknolojide geliştirilen teknolojilerle bu durum da ortadan kalktı. Artık septumun (burun deliklerinin ortasındaki kemik) tamamının alınması gibi hatalı bir uygulama yapılmıyor. Dolayısıyla bu sorun da tarihe gömülen sorunlardan oluyor.

2- Buruna ameliyata gerek kalmadan estetik yapılabilir mi?

Öncelikle burunun 3 boyutlu bir organ olduğunu belirtmek gerekir. Burun estetiğinde kullanılan geçici yöntemlerden birisi de dolgu maddesidir. Rinoplasti (burun estetiği operasyonu) geçirmiş Ve küçük düzensizlikleri olan olgularda dolgu maddesi kullanılabilir. Botoksla burun kaldırmak, iple tek basma asmak gibi yaklaşımlar esasında doğru değildir. Bu tür uygulamalar yapılsa bile sürekli çözümler olmaz.

Zayıflama Uygulamaları İle İlgili Bilinen Yanlışlar

1- Liposuction sonrasında ameliyat olan bölgeler dana fazla kilo alır mı?

Böyle bir durum söz konusu değildir. Kişi doğduktan sonra sabitlenen yağ hücre sayısı vardır ve şişmanladığımız zaman bu hücrelerin sayısında bir artış olmaz, sadece hacimleri artar. Liposuction yöntemiyle de bu hücrelerin sayısı azaltılır. Hacmin artması için dc her bir hücrenin hacminin artması gerekmektedir. Bu nedenle bu düşünce yanlıştır. Ancak her uygulamadan sonra olduğu gibi bu uygulamadan sonra da yediklerimi/e dikkat etmemiz gerekmektedir.

2- Liposuction ile 20-30 litre yağ alımı söz konusu olabilir mi?

Beş litreyi geçmemek esastır ancak en fazla on litre yağ alınabilir. Ancak aynı bölgede uzun süreli aralıklarla Liposuction yapmak mümkündür. Zaten 20-311 litre yağ alınması gereken kişiye Liposuction uygulaması yapılmamaktadır Ideal Liposuction hastalan, kilo vermesine rağmen bazı bölgelerde zayıflamaya direnç oluşanlardır.

3- Liposuction’da yaÄŸ entbolosi olur mu?

Yağ embolosi riski, tüm cerrahi prosedürlerde vardır. Ama bunun önemi standart olarak uygulanmaktadır. Örneğin hastaya varis çorabı giydirilerek veya kas sulandırıcı ilaç verilerek önlem alınabilir. Risklerin aşamasına göre farklı yöntemleri de vardır.

Benler ve Ben Aldırma Hakkında Bilinen Yanlışlar

Benlere bıçak değince kansere dönüşür mü?

Aslında böyle bir durum eski uygulamalarda söz konusu olabilirdi. Beni almak çok kolay bir operasyondur ancak oluşan defektî kapatmak zordur. Eski yöntemlerde oluşan defekti kapatabilmek için lezyon güvenli sınırdan kesilemiyordu. Böyle bir durumda da ben, yineliyordu. Ben alınırken mikroskopik olarak güvenli bir sınır oluşturulmalıdır. Aksi taktirde önada kalan tümör dokusu daha sonra agresif bir şekilde tekrarlar. Ancak günümüzde artık tümörler güvenli sınırlardan çıkartılıp, bölge uygun şekilde kapatıldığı için tekrarlanması mümkün
deÄŸildir.

Benler ve Ben Aldırma Hakkında Bilinen Yanlışlar

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
1 Yorum var Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Benlere bıçak değince kansere dönüşür mü?

Aslında böyle bir durum eski uygulamalarda söz konusu olabilirdi. Beni almak çok kolay bir estetik operasyondur ancak oluşan defektî kapatmak zordur. Eski yöntemlerde oluşan defekti kapatabilmek için lezyon güvenli sınırdan kesilemiyordu. Böyle bir durumda da ben, yineliyordu. Ben alınırken mikroskopik olarak güvenli bir sınır oluşturulmalıdır. Aksi taktirde önada kalan tümör dokusu daha sonra agresif bir şekilde tekrarlar. Ancak günümüzde artık tümörler güvenli sınırlardan çıkartılıp, bölge uygun şekilde kapatıldığı için tekrarlanması mümkün
deÄŸildir.

Zayıflama Uygulamaları İle İlgili Bilinen Yanlışlar

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

1- Liposuction sonrasında ameliyat olan bölgeler dana fazla kilo alır mı?

Böyle bir durum söz konusu değildir. Kişi doğduktan sonra sabitlenen yağ hücre sayısı vardır ve şişmanladığımız zaman bu hücrelerin sayısında bir artış olmaz, sadece hacimleri artar. Liposuction yöntemiyle de bu hücrelerin sayısı azaltılır. Hacmin artması için de her bir hücrenin hacminin artması gerekmektedir. Bu nedenle bu düşünce yanlıştır. Ancak her uygulamadan sonra olduğu gibi bu uygulamadan sonra da yediklerimi/e dikkat etmemiz gerekmektedir.

2- Liposuction ile 20-30 litre yağ alımı söz konusu olabilir mi?

Beş litreyi geçmemek esastır ancak en fazla on litre yağ alınabilir. Ancak aynı bölgede uzun süreli aralıklarla Liposuction yapmak mümkündür. Zaten 20-311 litre yağ alınması gereken kişiye Liposuction estetik uygulaması yapılmamaktadır Ideal Liposuction hastalan, kilo vermesine rağmen bazı bölgelerde zayıflamaya direnç oluşanlardır.

3- Liposuction’da yaÄŸ entbolosi olur mu?

Yağ embolosi riski, tüm cerrahi prosedürlerde vardır. Ama bunun önemi standart olarak uygulanmaktadır. Örneğin hastaya varis çorabı giydirilerek veya kas sulandırıcı ilaç verilerek önlem alınabilir. Risklerin aşamasına göre farklı yöntemleri de vardır.

Burun Estetiği Ameliyatları İle İlgili Bilinen Yanlışlar

24 Kasım 2011 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

1- Estetikli burun düşer mi?

Eski teknolojide, operasyondan sonra burun ilk önce kaldırılır: ardından estetikli hunin aşağıya doğru eğim verirdi. Bu da burunun düşmesi olarak düşünülürdü. Ancak gelişen teknolojide geliştirilen teknolojilerle bu durum da ortadan kalktı. Artık septumun (burun deliklerinin ortasındaki kemik) tamamının alınması gibi hatalı bir uygulama yapılmıyor. Dolayısıyla bu sorun da tarihe gömülen sorunlardan oluyor.

2- Buruna ameliyata gerek kalmadan estetik yapılabilir mi?

Öncelikle burunun 3 boyutlu bir organ olduğunu belirtmek gerekir. Burun estetiğinde kullanılan geçici yöntemlerden birisi de dolgu maddesidir. Rinoplasti (burun estetiği operasyonu) geçirmiş Ve küçük düzensizlikleri olan olgularda dolgu maddesi kullanılabilir. Botoksla burun kaldırmak, iple tek basma asmak gibi yaklaşımlar esasında doğru değildir. Bu tür uygulamalar yapılsa bile sürekli çözümler olmaz.

Sayfalar: 1 2 3 ... 39 ►

stumbleupon

techme


Yeni Yazılar

  • Aging Management Estetik Uygulaması
  • SoÄŸuklar Cildinizi Bozmasın
  • Kadın Beslenmesi
  • DoÄŸum Sonrası Depresyon
  • Lazer Epilasyon
  • Sonbahar ve Cildimiz
  • Zayıflamak Mı Yoksa Kilonuzu Korumak Mı Önemlidir ?
  • Kozmetikte Organik Bakım Ürünleri
  • Cilt ve Saç Bakımı İçin Mucize BuluÅŸlar
  • El ve Ayaklarınızın Bakımı

Çok Okunanlar

  • Uçuk Nasıl Geçer
  • Estetik Doktorlara Hastalardan Sorular
  • Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
  • Kepçe kulak EstetiÄŸi Fiyatları
  • YaÄŸ Aldırma EstetiÄŸi - Liposakşın
  • Çarpık Bacak ve Estetik Tedavi
  • Ben Aldırma Tedavisi
  • Estetik Operasyon Ücretleri
  • Estetik Video Görüntüleri
  • Estetik Maliyeti
  • Estetik

Kategori

  • Aesthetic Plastic Surgery
  • DiÅŸ EstetiÄŸi Uygulamaları
  • Estetik Güzellik Bilgileri
  • Estetik YaÅŸam Bilgileri
  • Hastalardan Bilgiler
  • Lazer Epilasyon Uygulamaları
  • Plastik Cerrahi Ameliyatları
  • Plastik Cerrahi DerneÄŸi
  • Plastik Cerrahi Fiyatları
  • Plastik Cerrahi Haberleri
  • Plastik Cerrahi Hastalardan Bilgiler
  • Plastik Cerrahi Resimleri
  • Plastik Cerrahi Videolar
  • Plastik Cerrahi İstanbul
  • Plastik Cerrahlar
  • Saç Ekimi Uygulamaları

Yeni Yorumlar

  • ismihan in Cerrahi Yanık İzleri Nasıl …
  • muhammed in Estetik Doktorlara Hastalardan…
  • zeynep karameÅŸe in 2011 Tekbir giyim pardesü mod…
  • alper yılmaz in Kepçe kulak EstetiÄŸi Fiyatla…
  • bahar in Kızlık Zarı Sorunu Bekaret …
  • muammer in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • rıdvan in 2011 Erkek Mont Modelleri
  • günel gasımova in Göz Altı Morlukları ve Teda…

ArÅŸiv

  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • AÄŸustos 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Åžubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010
  • Kasım 2010
  • Ekim 2010
  • Eylül 2010
  • AÄŸustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Haziran 2010
  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Åžubat 2010
  • Ocak 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Åžubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Nisan 2008
  • Aralık 2007

Plastik Cerrahi | Plastik Cerrahi Haberleri | Estetik Ameliyatlar | Plastik Cerrahi Videoları | İletiÅŸim | Plastik Cerrahi Fiyatları | Plastik Cerrahi Resimleri | Plastik Cerrahi DerneÄŸi
Lazer Epilasyon Uygulamaları | Diş Estetiği | İstanbul Estetik Cerrahi | Lazer Epilasyon Uygulamaları | Plastik Cerrahi Hastaları | Estetik Saç Ekimi
Burun Estetiği Resimleri | Sitemap | Gizlilik Sözleşmesi