• Ana Sayfa
  • İletişim

Çeşitli Ruhsal Hastalıklar

26 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
1 Yorum var Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Bu konumuzda insanda görülen bazı ruhsal bozukluklara değinmek istedik ruhsal
bozukluk plastik cerrahi dalıyla birebir örtüşmekte ve yapılacak olan estetik
operasyonlarda ilk olarak kişinin ruh sağlığı kontrol edilmektedir.

Duygulanım Bozuklukları

Depresyon:
İki haftadan uzun süren çökkünlük, karamsarlık, moralsizlik, hayattan keyif
alamama, iştah ve uyku değişiklikleri, isteksizlik, enerji düşüklüğü,
değersizlik, suçluluk düşünceleri gibi belirtiler vardır. Tedavi edilmediğinde
önemli iş gücü kaybı, sosyal kayıplar hatta intihar görülebilir. Tedavisinde
antidepresanlar kullanılır. Tedavi sonrası hasta tamamen normal bir yaşam sürer.

Bipolar Bozukluk:
Yineleyen mani ve depresyon nöbetleri ile tanınır. Mani depresyonun aksine aşırı
coşkulu, kendine güvenli, enerjik hal, konuşma, düşünce ve hareketlerde
hızlanma, her zamankinden aşırı cesur, renkli ve dikkat çekici giyinme, dikkat
dağınıklığı, uyku ihtiyacında azalma, aşırı sakınmasız, riskli davranışların
olduğu bir haftadan uzun süren bir duygudurum yükselmesi halidir. Tedavisinde
antipsikotikler ve benzodiazepinler kullanılır. Bipolarda en önemli tedavi
hastalığın yinelemesini önleyici tedavidir. Duygudurum düzenleyici ilaçlarla
gelecek nöbetler önlenebilir. Tedavi ile hasta yaşamını normal olarak
sürdürebilir.

Siklotimi:
Bipolar bozukluğun hafif formu olarak tanımlanabilir. Hafif depresyon ve
hipomani nöbetlerinin yinelediği bir durumdur. Tedavisi Bipolar bozukluğa
benzer.

Distimi:
İki yıldan uzun süren depresyon kadar derinleşmeyen depresif duygudurum halidir.
Genel keyifsizlik, neşesizlik, hayatttan keyif alamama, enerjisizlik vardır.
Tedavisi zordur. Antidepresanlar ve psikoterapi birlikte
uygulanmalıdır.                  

 

Anksiyete Bozuklukları

Obsesif Kompulsif Bozukluk:
Saçma olduğu bilindiği halde akıldan çıkarılamayan takıntılı düşünceler
(obsesyonlar) ve bu düşünceleri gidermek için anlamsız olduğu bilinse de yapılan
yineleyici hareketler (kompülsiyonlar) vardır. OKB çok sık görüldüğü halde
düşünce ve hareketlerin hastaya saçma gelmesi nedeniyle çoğu kez gizlenen, bu
nedenle geç tanı konan, bazen hastalık olduğu hasta tarafından kabullenilmeyen
bir rahatsızlıktır. Tedavi edilmezse hayatı çok zorlaştırabilir, işgücü ve
sosyal kayıplara neden olabilir. Tedavide yüksek dozda antidepresanlar ve bazen
antipsikotikler kullanılır. İlaç tedavisi yanısıra bilişsel davranışçı terapi
oldukça faydalıdır.

Panik Bozukluğu:
Nedensiz yere ölüm ya da aklını kaçırma korkusu, panik hali, terleme, üşüme,
titreme, ateş basması, göğüs ağrısı, nefes yetmezliği, bulanık görme gibi
belirtilerin ortaya çıktığı ve 30-90 dakika sürdüğü yoğun bunaltı ataklarıdır.
Panik nöbetlerinin yanısıra yeniden nöbet gelmesi korkusu da vardır. Tedavi
edilmezse kaçınmalar ile hasta yaşamını kısıtlayabilir, yeni nöbet beklentisi
ile evden çıkamayacak hale gelebilir. Tedavide antidepresan ve anksiyolitikler
kullanılır. İlaç tedavisi yanısıra bilişsel davranışçı terapi oldukça
faydalıdır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu:
Gün içerisinde genel tedirginlik, huzursuzluk hali, kötü birşey olacak
beklentisi, bunaltı, keyifsizlik hali vardır. Bunaltının bedensel belirtileri
panic bozukluğundaki kadar şiddetli değil ancak gün boyu süreklidir. Tedavide
antidepresan ve anksiyolitikler kullanılır.

Sosyal Fobi:
Yabancı ortamlarda, topluluk önünde aşırı gerginlik, heyecan, sıkılma, terleme,
ses kısıklığı, yüz kızarması gibi belirtiler vardır. Tedavi edilmezse sosyal ve
akademik yaşamı, iş yaşantısını, kariyer edinmeyi olumsuz etkileyebilir. Genelde
hastalar durumu basit bir çekingenlik ve kişilik özelliği sanarak geç başvurur.
Tedavide bazı antidepresanlar ve özgül ilaçlar kullanılır. Tedavi yüz
güldürücüdür.

Post Travmatik Stres Bozukluğu:
Deprem, yangın, kazalar, felaketler, ağır askerlik koşulları gibi travma olarak
tanımlanan bir zedeleyici olaydan 1-6 ay sonra ortaya çıkan olaya dair kötü
anılar ve “flashback”ler, kişilik  ve davranış değişiklikleri, duygulanım
bozuklukları vardır. Tedavisi antidepresan ve anksiyolitiklerle, yanısıra
psikoterapi ile yapılır.

Akut Stres Bozukluğu:
Deprem, yangın, kazalar, felaketler, ağır askerlik koşulları gibi travma olarak
tanımlanan bir zedeleyici olaydan hemen ya da en geç 1 ay sonra ortaya çıkan
yoğun bunaltı, depresyon belirtileri, uyku bozuklukları ve olaya dair anıların
yarattığı huzursuzluk vardır. Kendiliğinden, psikoterapi desteği ile ya da
antidepresan ve anksiyolitiklerle düzelebilir.
 

Psikotik Bozukluklar

Şizofreni:
Belirtiler tipik değildir, çeşitlilik gösterir. Tanı koymak uzmanlık
gerektirir.  Düşünce, duygulanım, ilişki kurma, bilişsel becerilerde belirgin
bozulma olur. Uygun duygusal tepkileri verememe, akademik başarıda düşme, dikkat
ve konsantrasyon sorunları, sosyal olarak içe çekilme iletişim kuramama, kendi
yarattığı dünyada yaşama gibi belirtilerin yanısıra çoğu hastada görülen algı ve
düşünce bozuklukları önemlidir. Varsanılar (halusinasyon) uyanıkken, ortada
görüntü ya da ses yokken hayaller görme, sesler duyma ya da dokunma duyuları
algılama halidir. Sanrılar (delüzyon) gerçek olmayan düşüncelere gerçekmiş gibi
inanma halidir. Sanrılar kendini şüphecilik, aşırı alınganlık, insanlardan
huylanma, zarar göreceği, takip edildiği düşüncelerinin başkalarınca
etkilendiği, değiştirildiği ya da yayınlandığı şeklindeki fikirler olarak
kendini gösterebilir. Hasta bu düşüncelerine inandığı için bunlara uygun
davranarak sosyal uyum sorunları yaşayabilir. Hastalık süregendir. Tedavide
antipsikotikler, alevlenme dönemlerinde antipsikotiklerin yanısıra ek tedaviler
ve EKT kullanılabilir. Alevlenme dönemleri hastaneye yatmayı gerektirebilir.
Tedavi ve düzenli izlem ile çoğu hasta normale yakın bir yaşam sürebilir.

Sanrılı Bozukluk (Paranoid Bozukluk):
Hastada genelde bir yada birkaç alanda sanrılar vardır. Kişi gerçek olmayan bir
durumun gerçekliğine inanır. Bunun dışında düşüncenin yapısında bozukluk yoktur.
Tek alanda görülen bu sanrılı hal hastanın tüm hayatına ve sosyal yaşamına etki
edebilir. Yaşamını sanrısına göre düzenleyebilir, ilişkileri zedelenebilir.
Aşırı kıskançlık, aşırı şüphecilik ya da mahkemelerde hakkını arama şeklinde
davranışlara yol açabilir. Tedavisi zordur. Antipsikotiklerden ve düzenli
izlemden yarar görebilir.

Pseudopsikoz:
Yoğun bunaltıdan kaynaklandığı düşünülen, kısa süreli, geçici ve düşünce
sürecinde bozukluğa neden olmayan sanrılar ve özellikle renkli ve belirgin
varsanılarla karakterizedir. Tedavisinde düşük doz antipsikotikler,
antidepresanlar ve psikoterapi kullanılır.
 

Kişilik Bozuklukları
Kişilik bozukluğu kişide, kendisi ve toplumla uyumunu bozan, duygusal
ilişkilerinde, iş ilişkilerinde, kişinin benimsenmesinde önemli sorunlar yaratan
davranış bozuklukları ve duygulanım değişiklikleri olmasıdır. Genellikle 18
yaşından sonar tanı konur ve ömür boyu sürer.. Bazı kişilik bozukluklarında (Borderline
KB) dönem dönem ilaç tedavileri gerekse de genel olarak ilaçlarla tedavi
edilebilen bir durum değildir. Uzun süreli psikoterapiler gereklidir. Pek çok
psikoterapi akımı temelde kişilik bozukluklarını anlamak ve düzeltmek amacıyla
geliştirilmiştir. Klinik olarak tanımlanmış kişilik bozuklukları şunlardır:
Narsisistik Kişilik Bozukluğu
Bağımlı Kişilik Bozukluğu
Sınır Kişilik Bozukluğu (Borderline Kişilik)
Obsesif Kompulsif Kişilik Bozukluğu
Şizoid Kişilik Bozukluğu
Şizotipal Kişilik Bozukluğu
Paranoid Kişilik Bozukluğu
Antisosyal Kişilik Bozukluğu
Tüm insanların birbirinden farklılığını ve renkliliğini sağlayan çok çeşitli
kişilik özekllikleri vardır. Kişilik özellikleri insana kimliğini, karakterini
veren onun gerçekte kim olduğunu belirleyen özelliklerdir. Herkeste farklı
oranlarda bu kişilik özelliklerinden bulunur ve bu çok doğaldır. Burada bozukluk
olarak tanımlanan, kişinin belirli bir kişilik özelliğini sorun yaratacak kadar
hayatının her alanında göstermesi ve bunun ilişkilerine ve uyumuna zarar verecek
kadar etki etmesi durumudur.

Cinsel işlev Bozuklukları

Erkek Cinsel İşlev Bozuklukları:
Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozuklukları iktidarsızlık olarak bilinen
empotans ve erken boşalma olarak bilinen ereksiyonun kısa sürmesidir. Empotansın
organik bir nedene bağlı olup olmadığı genellikle bir üroloji uzmanınca
belirlenir. Psikojenik kökenli empotans tedavisinde kişiye göre değişen nedenler
olabilir. Tedavi nedene yöneliktir ve psikoterapi ya da ilaçlarla yapılır. Erken
boşalmada sebep genellikle psikojeniktir. Tedavide davranışçı öneriler ve ilaç
tedavileri kullanılır. Kadın Cinsel İşlev Bozuklukları: En sık görülen cinsel
işlev bozuklukları cinsel isteksizlik, anorgazmi (orgasm olamama) ve
vajinismustur. Cinsel isteksizlik ve anorgazmide nedene yönelik tedaviler
uygulanır.

Vajinismus vajinanın 1/3 dış tarafındaki kaslarda istemsiz kasılmalar oluşması
sonucu cinsel birleşmenin gerçekleşememesi durumudur. Nedenleri çeşitli olmakla
birlikte en sık yanlış bilgilenmeler, cinsel travmalar, önyargılar, toplumsal ve
kültürel engeller sorumludur. Tedavide bireysel eğitim, psikoterapi ve
davranışçı yöntemler, rahatlama teknikleri, özgül kolaylaştırıcı teknikler
kullanılır.
 

Yeme Bozuklukları

Anoreksiya Nervoza:
Aşırı zayıf olma isteği ve kendini kilolu bulma sonucu yemek yememe, aşırı kilo
verme durumudur. Aşırı kilo kaybına bağlı sağlık sorunları olur. Yağ dokusu
kaybına bağlı adet görememe, beynin beslenme bozukluğuna bağlı unutkanlık,
bilişsel sorunlar, aşırı halsizlik olabilir. Gelişen sağlık sorunlarına ve aşırı
zayıflamaya rağmen kişi kendini sürekli şişman bulur. Gerçeği değerlendirme bu
alanda bozulmuştur. Tedavi edilmeyen vakalar ölümle sonuçlanabilir. Tedavisi
zordur, ilaçlar ve psikoterapi bir arada uygulanır, çoğu vakada genel durum
kötüleşirse hastaneye yatış gerekebilir. Tedavide bireysel terapi yanısıra aile
terapileri de gerekebilir.

Bulimia Nervoza:
Kilolu olduğunu düşünme ile kilo verme gayreti ve aşırı yeme atakları bir
aradadır. Aşırı ve tıkınırcasına yeme atakları sonrasında yoğun bir bunaltı,
pişmanlık ve üzüntü olur ve kişi kusarak ya da aşırı egzersiz yaparak
yediklerini çıkarma ve harcama çabasına girer. Hasta zayıf, kilolu ya da normal
olabilir. En büyük sorun kilo değişiklikleri ile değil kusmaya bağlı elektrolit
kayıpları ile ilişkilidir. Tedavide psikoterapi, ilaç tedavileri bir arada
kullanılır.
Yeme Bozukluklarının oluş nedenleri arasında en önemlilerinden bazıları
günümüzün moda anlayışı, medyanın zayıflığı kışkırtması ve dış görünüme verilen
aşırı önem vardır. Bu bakımdan yeme bozuklukları toplumsal bir sorun olarak
kabul edilebilir.
 

Uyum Bozuklukları

Kişinin taşınma, sosyal statü değiştirme, göç, yakınların kaybı gibi her
zamankinden farklı ve yeni bir durumla karşılaşıldığında yeni duruma uyum
sağlayamaması nedeniyle ortaya çıkan kısa süreli duygulanım bozukluklarıdır.
Depresif ya da bunaltılı tipte olabilir. Uyku bozukluğu, ağlamalar, huzursuzluk,
kaygı ve davranış sorunları görülebilir. Kendiliğinde düzelebilir, tedavi
gerektiğinde antidepresan ya da hafif kaygı giderici ilaçlar kullanılabilir.

Dürtü Kontrol Bozuklukları

Dürtülerden kaynaklanan, kişiye ve çevresine zarar verdiği bilindiği halde kolay
önüne geçilemeyen davranışların görüldüğü rahatsızlıklardır. Trikotillomani
(aşırı saç, tüy yolma), piromani (yangın çıkarma), kleptomani (gerekmediği halde
eşya çalma), kumar oynama, takıntılı alışveriş yapma gibi yineleyici davranışlar
olabildiği gibi, yineleyici öfke patlamaları gibi öfke kontrolünün olmadığı
durumlar da bu gruptadır. Dürtü kontrol bozuklukları bazı durumlarda bağımlılığa
ya da kompulsiyonlara benzer ve tedavide bu göz önünde tutularak ele alınması
gerekir. Tedavide dürtü kontrolünü sağlayan ilaçlar ve psikoterapi kullanılır.

Uyku Bozuklukları

Uyku iki türlü bozulur. Ya süresi, miktarı zamanlamasında bozukluk olur ya da
uyku kalitesinde, derinliğinde bir anormallik olur. İlk durumda uykusuzluk yani
uykuya dalamama, erken uyanma, uykunun bölünmesi, aşırı uyuma, uyku uyanıklık
düzeninin bozulması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Aşırı uyuma durumunda
narkolepsi (gündüzleri geliveren uyku nöbetleri) ile uyku apne sendromu (uykuda
solunumun kısa sürelerce durması) özgül tedavi gerektirebilen bir durumdur.
Kabuslar, uykuda korkma, uyurgezerlik, bruksizm (çene kasılması) ise uykunun
kalitesindeki bir bozulmadan kaynaklanır. Tedavi tabloyu ortaya çıkaran nedene
yönelik yapılır.

Hiperaktivite Bozuklukları

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHAS):
Sıklıkla erken çocukluk yaşlarında başlayan bir rahatsızlıktır. Dikkati
toplamada ve sürdürmede bozukluk, öğrenmede güçlükler, sakarlık, dalgınlık aşırı
hareketlilik, dürtüsellik, kendini sakınmayan tavırlar, arkadaş ilişkilerinde
sorunlar, başkalarını rahatsız edecek davranışlar, kurallara uyamama gibi
belirtilerle başlar. Genellikle erken okul döneminde farkedilerek tanısı konur.
Rahatsızlıkta dikkat eksikliği baskın tip ya da hiperaktivite baskın tip olacak
şekilde iki alt tip vardır. Tedavide dikkati toplamayı kolaylaştıran
antidepresanlar, ve paradoksal olarak dikkati yoğunlaştırarak dürtüselliği
azalttığı gösterilmiş olan uyarıcılar kullanılır. Aile tutum önerileri ve
bireysel destek bu çocuklarda önemlidir.

Erişkin tip DEHAS da kişiye çocukluk çağıunda tanı konmuş ya da konmamış
olabilir. Erişkinde aynı belirtiler olabilmekle birlikte rahatsızlık kendini
genellikle akademik yaşam ve iş başarısında genel yetenek düzeyi ile uyumsuz bir
yetersizlik, çok iş değiştirme, ilişki sorunları, başladığı işi bitirememe,
maymun iştahlılık, huzursuzluk, yetersizlik duyguları ile gösterir. Tedavi
edilmezse kişinin genel yaşam başarısında yeteneği ile uyumsuz düşüklük, yoğun
duygulanım bozuklukları, kişilik bozuklukları, madde ve alkol bağımlılıkları
görülebilir. Tedavide bazı antidepresanlar ve uyarıcılar kullanılır. Tedavi
sonrası alınan sonuçlar genellikle çok yüz güldürücü ve kişinin yaşam
kalitesinde dramatik düzelmeye yol açan düzeydedir.

Somatoform Bozukluklar

Ağrı Bozukluğu:
Ağrı bedenin uyum mekanizmasının aracı olan bir uyarı sinyalidir. Organik bir
nedeni olmadığı halde hissedilen ağrılar psikojenik ağrı olarak kabul edilir.
Genellikle çok nadirdir. Tedavisinde ağrının merkezi kontrolünü sağlayan ilaçlar
ve antidepresanlar kullanılabilir.

Konversiyon Bozukluğu:
Organik bir nedene bağlı olmayan duyu, hareket ve iç organlara ait belirtilerin
olduğu, genellikle yoğun bir bunaltıdan kaynaklanan, genellikle stressli olay
tarafından tetiklenen belirtilerdir. En sık görülen belirtiler, kasılmalar,
yürüyememe, ses kısıklığı, uyuşmalar, duyu azalması, görememe, konuşamama, hava
yutma, boğazda takılma hissi gibi belirtilerdir. Bu belirtilere tablo ile
uyumsuz, aldırmaz bir duygulanım eşlik eder. TEdavi edilmezse ilişkilerde,
sosyal konumda kayıplara, kişinin bunaltıyla başetmede zorlanmasına yol
açabilir. Tedavide bunaltı gidermeye yönelik ilaçlar kadar ail eve çevresine
verilecek tutum önerileri de önemlidir.

Vücut Dismorfik Bozukluğu:
Bedenin bir kısmı ya da tümünü hasta tarafından büyümüş, küçülmüş, uzamış ya da
şekli bozulmuş olarak algılandığı, yoğun bunaltı yaratan bir rahatsızlıktır.
Bazen bu çarpıtılmış algılama kişinin kendine saygısını yitirmesine, sosyal
çekilmeye, bedenine zarar vermesine ya da gereksiz estetik girişimlere
kalkışmasına neden olabilir. Tedavide psikoterapi ve ilaç tedavileri kullanılır.

Hipokondriasis (Hastalık Hastalığı):
Hasta kendisinde gerçekte olmayan bir hastalığın olduğuna inanır. Her türlü
hekim kanaati ya da hastalık bulgusu olmayan tahlillere rağmen ikna olmaz ve
tıbbi arayış içerisine girer. Bu inancını desteklemek üzere sıklıkla tansiyon
nabız kontrolü yapar, bedenindki tüm değişimlere duyarlıdır, her an hastalıkla
ilgili konuşmak ister. Aşırı kaygı vardır. BEdensel belirtiler ve hastalık
düşüncesi zamanının çoğunu kapsar. Tedavide antidepresan, antipsikotikler ve
bazı durumlarda EKT kullanılabilir. Tedavisi zordur.

Psikomatik Bozukluklar

Bedende yapısal bir değişiklik ya da işlev bozukluğu gösteren ve ortaya
çıkışında ya da alevlenme döneminde psikojenik etkenlerin rol oynadığı bedensel
(somatik) rahatsızlıklardır. Migren, mide ülseri, ülseratif kolit, irritable
kolon, astım, hipertansiyonun bazı türleri, ürtiker, eklem ağrıları, adet
düzensizlikleri, infertilite bu rahatsızlıklardan bazılarıdır. Tedavisinde
hastalığın özgül tedavisi yanısıra psikiyatrik ilaç tedavisi ve psikoterapi
kullanılabilir.

Dissosiyatif Bozukluklar

Disosiyasyon çözülme anlamı taşır. Dissosiyatif bozukluklarda kişinin bellek,
bilinç ve algılamasında bozulmalar olur. Bayılmalar, hafiza kayıpları,
donakalma, kimlik yitimi olabilir. Disosiyatif Amnezi ve Depersonalizasyon
Derealizasyon Bozukluğu ile çok nadir görülen Çoğul Kişilik Bozukluğu ve
Disosiyatif Füg, bu gruba girer.
Genellikle bir nöbet gibi gelir, bir sure sonar kendiliğinden düzelir ancak kişi
bu sırada şaşkın, bilinçsiz görülebilir. Genellikle nöbet sırasında etrafında
olanları duyup görebildiğini ancak yanıt veremediğini belirtir.
Bunlarda en sık görüleni Depersonalizasyon Derealizasyon Bozukluğudur.

Depersonalizasyon Derealizasyon Bozukluğu:
Depersonalizasyon kişinin benliğini, bilincini ya da bedeninin tümü ya da bir
kısmını eskisinden farklı, yabancı olduğunu hissetmesi ve kendisini yabancı bir
varlık gibi algılaması halidir.
Derealizasyon kişinin çevresindeki doğayı, eşyaları ya da insanları farklı,
değişmiş, yapay hissetmesi ve çevresine yabancılık hissetmesi halidir.
Her ikisinin de kökeninde yoğun kaygı yatar. Geçici ve kısa süreli olarak
özellikle genç yaşlarda sık görülebilen bir belirtidir. Bazı ruhsal
rahatsızlıklara eşlik de edebilir. Tedavi gerekiyorsa nedene yönelik tedavi
uygulanır.

Organik Beyin Bozuklukları

Doğrudan beyni etkileyen ve beynin işlevini bozan hastalıklara ya da etkene
bağlı bozukluklardır. Deliriyum, bunama, organik amnezik sendromlar en önemli
rahatsızlıklardır.

Deliriyum:
Akut beyin sendromu da denir. Herhangi bir nedenle tüm beynin yaygın ve kısa
süreli etkilenmesi ile ortaya çıkan bilinç bozukluğudur. Birkaç saat ile birkaç
hafta arası sürer. Bilinç arada açılıp daha da kapanabilir, dahili
hastalıklarda, enfeksiyon durumlarında, ameliyat sonrası metabolik
dengesizliklerde sık görülür.

Bunama (Demans):
Beyni yaygın olarak zedeleyen etkenlerin sonucunda oluşan kalıcı ve genellikle
ilerleyici bellek, soyut düşünme ve yargılama yetisindeki bozulmadır.Çeşitli
nedenleri olabilir. En yaygın ve önemli nedenlerin ikisi damar bozukluğuna bağlı
bunamalar ve Alzheimer hastalığıdır. Bunama tedavisinde nedene yönelik tedaviler
ve Alzheimer’da özgül tedaviler uygulanır.

Bağımlılıklar

Bağımlılık, bir nesneye, kişiye, ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek;
veya bir başka iradenin tahakkümü altına girme durumu olarak tanımlanır. Bu
tanımdan hareketle hemen her şey bağımlılığın nesnesi olabilir. Bağımlılıkta
kişi nesne, kişi ya da durumun kenidisine zarar verdiğini bildiği halde kendini
o eylemden alıkoyamaz. Bağımlılıklarda esas mekanizma tolerans ve fiziksel
bağımlılıktır. Kişi her denemede aynı etkiyi daha fazla madde ile elde edebilir
ve keyif için kullanmak istemediği zamanlarda rahatsız edici bedensel bağımlılık
belirtileri gidermek amacı ile kullanması gerekir.

Sigara Bağımlılığı: Günümüzde en yaygın bağımlılıktır. Sigaranın bedensel
zararları ve bunların ölümcül risklerini bilse de kişi sigara içmekten kendini
alıkoyamaz. İçmeyen kişileri de etkilediği için kişisel olmanın ötesinde
toplumsal bir sorundur. Tedavide nikotin yerine koyma tedavileri, sigara
isteğini azaltan ilaçlar ve psikoterapi kullanılır. Alkol Bağımlılığı: Toplumda
en yaygın bağımlılık türlerindendir. Ilerledikçe ağır sosyal ve bedensel yıkıma
neden olan bir rahatsızlıktır. Ortaya çıkışında genetik ve sosyal etkenler de
rol oynar. Deliriyum tremens denen organik beyin bozukluğuna neden olabilir.
Deliriyum tedavisi özgüldür ve tablo ölümcül olabilir.

Alkol bağımlılığı tedavisinde arındırma tedavisi, antidepreanlar, psikoterapi ve
grup psikoterapileri kullanılır. Alkol kullanımına bağlı diğer bozukluklar akut
zehirlenme, tehlikeli kullanma ve zararlı kullanmadır. Madde Bağımlılığı: Geçici
bilinç düzeyi değişiklikleri yapan psikoaktif maddelerin bu etkileri amacıyla
kullanılmasına bağlı gelişen bağımlılıklarıdr. Tolerans gelişmesi nedeniyle daha
fazla madde kullanarak aşırı doz ile ölüme neden olabilir, madde etkisine bağlı
psikolojik ve bedensel bozukluklar oluşabilir.

Psikoaktif maddeler, esrar, yatıştırıcı özellikteki ilaçlar, uyarıcılar,
opioidler ve hallusinojenlerdir. Tedavide etkene yönelik tedavinin yanısıra
psikoterapi, grup terapileri kullanılabilir. Bağımlılık olarak kabul edilen
diğer durumlar (Alışveriş, Yeme, gibi) da gerekli görülürse
uygun ilaç tedavisi ve bunun yanısıra psikoterapiden yarar gören durumlardır.

Doku Genişletici Uygulamalar

26 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Doku genişleticisi uygulamaları mevcut deriyi genişleterek yakın veya uzak bir
bölgeye nakletmeyi amaçlayan girişimledir. Saçlı derideki kayıplar, göğüs
bölgesindeki doku eksiklikleri; vücutta, boyunda, kol ve bacaklarda olmak üzere
vücudun çok çeşitli alanlarında doku genişletici balonlar kullanılmaktadır.

İşlem öncelikle kullanılacak doku genişletici balonun boyutlarının belirlenmesi
ile başlar. Uygulanacak bölgede yapılan ölçümlerden sonra o bölge için
kullanılabilecek en uygun ölçülerdeki balon seçilir ve birinci ameliyatta, bu
bölge açılarak balon oraya yerleştirilir. Balonla şişirme portunu birleştiren
bir boru vardır. Bu boru ve rezervuar denilen şişirme portu protezden genellikle
biraz daha uzakta tutulur. İlk ameliyattan sonra bölgeye hafif baskılı bir
pansuman uygulanır. Gerekirse dren konulur ve yaklaşık 1-2 hafta kadar dokuların
iyileşmesi beklendikten sonra rezervuar yardımıyla balon şişirilmeye başlanır.
Şişirme dönemi içinde işlem yapılacak olan bölge travmaya uğramamalı ve kişi
ağır yük kaldırılmamalıdır. Uygulanacak bölgenin özelliğine ve doku genişletici
balonun boyutlarına bağlı olarak şişirme işlemi, birkaç haftadan birkaç aya
kadar uzayabilir. Yeterli volüme ulaşıldıktan sonra bir süre beklenir. Bu süre
bazen iki haftayı bulur. Daha sonra ikinci ameliyatla balon çıkarılır ve
ameliyat gerçekleştirilir.

İşlem öncesi operasyon tekniği ayrıntıları ile konuşulur ve bu tekniğin size
uygun olup olmadığına birlikte karar verilir. Birden çok seans gerektirmesi
tekniğin en önemli dezavantajlarından birisidir. İlk aşamada balon, içi boş bir
şekilde genişletilmesi istenen bölgeye yerleştirilir. İzleyen günlerde haftada
iki veya üç kez olmak üzere, balon bir rezervuar yardımıyla şişirilmeye
başlanır. İstenen volum ve genişlemeye ulaşıldığında, ameliyatla balon yerinden
çıkarılarak elde edilen doku onarılacak bölgeye kaydırılır.

Birinci ve ikinci ameliyat genel anestezi altında yapılırken, aradaki şişirme
seanslarında herhangi bir anestezi gerekmez. Şişirme işlemi, bölgenin
temizliğini takiben, ince bir iğne yardımıyla doku genişletici balonun içine
serum fizyolojik enjeksiyonu ile gerçekleşir.

Şişirme işlemi sırasında balonun üstündeki deriyi genişletmesine bağlı olarak
bir baskı ve ağrı hissi duyulabilir. Bu noktada ağrı şiddetlenirse şişirme
işlemi yavaşlatılır ya da durdurulur.

YÖNTEME AİT RİSKLER
Bu işlem sırasında karşılaşılabilecek komplikasyonlar şunlardır:
Erken Dönem:
- Protezin delinmesi ve boşalması: Genellikle teknik bir sorun olarak karşımıza
çıkabilir. Protezin imalatı aşamasında ya da rezervuarla bağlantı noktasında
oluşabilecek bir zayıflık nedeniyle protez, içine verilen sıvıyı kaçırabilir. Bu
durumda genişletme yönteminden beklenen hedefler karşılanamaz. Doku genişletici
balonun değiştirilmesi gerekir. Eğer sorun teknik bir sorunsa genellikle üretici
firma protezin yeniden değiştirilmesi işlemini üstlenir.
- Enfeksiyon: Nadir bir komplikasyondur. Ancak protez çevresinde bir sıvı
birikecek olursa ve hijyenik açıdan gerekli önlemler alınmazsa enfeksiyon
oluşabilir. Bu durumda, erken dönemde tesbit edilecek olursa, antibiyotik
kullanımı ve lokal yara bakımıyla problem çözülebilir. Eğer çok ileri boyutlara
ulaşırsa doku genişletici balonun çıkarılması gerekir.
-Kanama: Genellille karşılaşılacak bir sorun değildir. Dren kullanımıyla
birlikte bir komplikasyona yol açma ihtimali azalmaktadır.
-Yara ayrışması: Şişirme aşamasında ya da protezin yerleştirilmesi aşamasında
dokuların aşırı gergin olması ve işlem sonrasında da yeterince istirahat
edilmemesi durumunda dikiş alanından yara ayrışmaları karşımıza çıkabilir. Bu
durumda protezin içindeki sıvı azaltılarak ameliyat bölgesindeki gerginlik
azaltılmaya çalışılır. Eğer yara ayrışması çok ileri boyutlarda ise doku
genişletici balonun çıkarılması gerekir.
- Aşırı ağrı ve uyuşukluklar

Geç Dönem:
- Protez eğer bir kemik dokusu üzerine yerleştirilmişse, kemik üzerinde hafif
çöküntüler oluşabilir.
-Aşırı gerginliğe bağlı olarak kötü nedbeler oluşabilir.
- Saçlı alanda zaman zaman karşılaşılabilen saç kayıpları olabilir. Saç
kayıpları genellikle geçicidir. Aradan 3-4 ay geçtikten sonra saç kökleri
kendilerini toparlar ve yeniden saçlar çıkmaya başlar.
 

Estetikte Barbi Bebek Sendromu

25 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Yüzünün kaybolan anlamının peşinde olan özellikli bir hastam oldu. Yaşamı
hisetme tarzı, bedenini ve yüzünü algılama şekli o denli inceydi ki, bu algı
keskinliği yaşamını zorlaştırıp, ağırlaştırıyordu. Bu durum, ne yazık ki
yaşamdaki bütün çirkinlikleri ona gösteriyordu. Yaşama ve kendisine büyüteçle
baktığı hissine kapıldım. Bir tür sanatcı duyarlılığı ve algılaması içinde beden
ve yüzünü değerlendirmiş, yüzünde zayıflama sonrası kaybolan geometriyi yeniden
kazandırmak için geçmişte bir estetik operasyon geçirmişti. Ancak yapılan işlem
onu mutsuz ve kırılgan yapmış, yüzünün anlamını değiştirmişti. En ilgi çekici
nokta, fiziksel olarak çok güzel olmasına rağmen anlam peşinde olmasıydı.

Bedenimizi algılama şeklimiz beden imajımızı belirler. Negatif yorumlar bizi
bedenimiz ile barışık yaşamaktan alıkoyup, mutsuz kılar. Özellikle bedene karşı
aşırı hassasiyetin olduğu ergenlik döneminde alay, dikkatsizce söylenmiş bir söz
ya da takılma sonrası beden ile ilgili aşırı değerlendirmeler başlayabiliyor.
Barbi bebekte olduğu gibi aşırı idealize edilmiş fiziksel görüntü ve yaşam
tarzına sahip olma arzusu ve çabası “Barbi Bebek Sendromu” olarak bilinir. Genç
kız, en iyi ve en güzel görünmek ister ve sürekli bu çaba içindedir. Bazen bu
çaba anoreksiya nervoza gibi yeme bozukluklarına kadar uzanır. Kişinin yaşamının
merkezinde zayıflama çabası ve takıntıları yer alır. Hedef sıfır bedendir.
Açlık, diyet, kusma ve aşırı eksersiz kişinin başlıca uğraşıları olur. Bedenini
ve kilosunu olumsuz bir şekilde yanlış algılar. Mükemmelliyetcilik, estetik
görüntü ve ilgili konularda aşırı obsesyonlar sık görülen kişilik
özellikleridir.

Erkekte de benzer beden algısı yanlışlıkları olabiliyor. Adonis kompleks olarak
adlandırılan bu durumda, takıntılı ve yanlış bir şekilde bedenle uğraşma yaşamın
merkezindedir. Öyküye gelince ölümlülerin en güzeli olan, Kıbrıs ya da Suriye
kökenli Adonis adında bir erkek çocuğu dünyaya gelir. Afrodit onu görür görmez
aşık olur ve Persephone’ye saklaması için verir. Persephone de Adonis’e aşık
olur ve vermek istemez. Afrodit ve Persephone arasındaki kavgayı Zeus çözer.
Adonis 6 ay Afrodit’in yanında, 6 ay da Persephone’nin yanında kalacaktır. Ne
var ki, Adonis avlanırken bir yaban domuzunun saldırısı ile ölür. Yardıma gelen
Afrodit’in onun üzerine döktüğü nektar, kanıyla temas ettikçe kırmızı anemona
(dağ lalesi) dönüşür.

Yüz Plastik Cerrahisinin Kapsadığı Konular

22 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Yüz plastik cerrahisinin kapsadığı konular şu şekildedir:

I. Baş ve boyun
•Parotis ameliyatları
•Dudak kanserleri
•Maksilla kanserleri
•Dil ca. ameliyatı
•Burun cildi tümörleri
•Kulak kepçesi
•Brankial yarık kistleri
•Tiroglossal kistler

II. Trauma
•Yaygın yumuşak doku onarımı
•Fasiyal sinir onarımı
•Lakrimal onarım
•Yüz kemikleri kırıkları (frontal, midfasiyal, nazal, malar, orbital, mandibüler)

III. Rekonstrüktif
•Mandibula rekonstrüksiyonu
•Yüz kemikleri greftlemesi /rekonstrüksiyonu
•Ortognatik müdaheleler
•Greftler (kısmi, tam, kompozit, cilt, cilt-yağ)
•Flepler (lokal, bölgesel, distal, serbest)
•Fasiyal sinir rekonstrüksiyonu (sinir greftleri, kas sling, diğer)
•Skar revizyonu (Z-plasti, W-plasti, geometrik kesik çizgi kapatma, kompleks
diğer, tüm yüz dermabrazyon)
•Kompleks septoplasti
•Major burun rekonstrüksiyonu
•Major kulak rekonstrüksiyonu
•Palpebra / perioküler rekonstrüksiyon
•Doku genişleticiler
•Mohs cerrahisi

IV. Konjenital
•Major hemanjiom / lenfanjiom (rezeksiyon, tedavi)
•Koanal atrezi onarımı
•Yarık dudak (tek taraflı, çift taraflı)
•Alveolar yarık onarımı
•Yarık damak onarımı
•Mikrotia rekonstrüksiyonu
•Otoplasti
•Diğer aurikula revizyonu

V. Kozmetik
•Rinoplasti
•Septorinoplasti
•Blefaroplasti
•Yüz germe (face lift)
•Mentoplasti (augmentasyon, redüksiyon)
•Malar implant
•Koronal / frontal lift
•Kaş kaldırma
•Servikofasiyal liposuction
•Dermabrazyon
•Kimyasal peel, lazer resurfacing
•Saç ekimi (Flep, deri azaltma, mikro, mini veya punch greft)
 

Yüz Plastik Cerrahisi Nedir

22 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Ülkemizde “Kulak Burun Boğaz Hastalıkları” olarak bilinen uzmanlık dalı, gelişmiş ülkelerde “Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi” olarak adlandırılmaktadır. Bu uzmanlık dalı kulak (otoloji), burun (rinoloji), baş-boyun cerrahisi, fasiyal plastik cerrahi (yüz plastik cerrahisi) ve pediatrik (çocuk) kulak burun boğaz hastalıkları olmak üzere 5 temel alt dala ayrılmaktadır. Bir başka ifade ile yüz plastik cerrahisi, kulak burun boğaz uzmanlık dalının temel bilim dallarından birisidir.

Tıpta sağlanan gelişmelere paralel olarak, özellikle belirli bir bölgede uzmanlaşmış hekim ihtiyacının belirmesi, 19. yüzyılın başlarından itibaren modern bir alt uzmanlık dalı olarak yüz plastik cerrahisinin doğmasına yol açmıştır. Yüz plastik cerrahisi yüz, baş ve boyun bölgesindeki tüm yapıların her türlü plastik, estetik ve rekonstrüktif girişimlerini kapsamına alır.

Amerikan Fasiyal Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Akademisi verilerine göre, A.B.D.’deki kulak burun boğaz hastalıkları doktorlarınca yapılan cerrahi girişimlerin yaklaşık % 20’sini yüz plastik cerrahi işlemleri oluşturmaktadır. Bu ülkede, kulak burun boğaz asistanlığı süresi sonunda yapılan uzmanlık öncesi yeterlik sınavlarının % 20’sini yüz plastik ve rekonstrüktif cerrahisi ile ilgili sorular oluşturmaktadır. Avrupa başta olmak üzere diğer dünya ülkelerinde de gelişmeler yakından izlenmekte ve süreç A.B.D.’deki gelişmelere göre şekillenmektedir.

Ülkemizde, yüz plastik cerrahisi konusunda özellikle son 10 yılda çok yoğun bir eğitim programı başlatılmıştır. Bunun bir sonucu olarak, Türkiye’deki kulak burun boğaz doktorlarının uzun yıllardır kendi uzmanlık alanlarında zaten yaptıkları yüz plastik cerrahisi işlemleri, son yıllarda özellikle genç kulak burun boğaz uzmanları tarafından çok daha yaygın bir şekilde uygulanmaya başlamıştır.

Tüp Bebek Tedavisi

22 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Tüp Bebek Tedavisi İlk Görüşme – Muayene

Doktorunuz tarafından ayrıntılı öykünüz alınır. Daha önce yapılmış tüm
tahlil-tedavi-operasyon-tüp bebek girişimi gibi işlemlere ait evraklarınız
yanınızda olmalıdır. Bu bilgileriniz incelenir ve kaydedilir. Spermiograma göre
sorunu olmayan erkeğe ayrıntılı başka bir muayene uygulanmaz. Kadına çeşitli
hormon testleri ve ultrason yapılarak yumurtalıklar ve rahmin durumu görülür.

Tüm bunlar sonunda uygulanacak yönteme karar verilir ve bu yönteme göre
uygulanacak ilaç tedavisi planlanarak hastaya aktarılır. Tedavinin ve
uygulanacak yöntemin yan etkileri,uzun vadeli riskleri konusunda bilgilendirme
yapılır. Bu yöntemle dünyadaki başarı oranları ve merkezin başarı oranları
bilgilendirmesi yapılır. Uygulamanın mali boyutu aktarılır.

Tedaviye Hazırlık

Bu aşamada her bebek sahibi olmaya hazırlanan anne adayına yapılacak hazırlık
önerileri dışında tüp bebekle bebek sahibi olacak aileye yöntemle ilgili
yapılacaklar anlatılır.

Sigara-alkol-uyuşturucu gibi maddelerin kullanımı durdurulmalıdır.

Folik asit içeren bir multivitamin ilacı başlanmalıdır.

Düzenli uyku,stresten uzak bir yaşam önerilmelidir.

Tüp bebek tedavisinden önceki ay adetinizin 3. gününden başlayarak yumurtalık ve
rahim düzenini sağlamaya yönelik doğum kontrol hapı veya östrojen ilaçları
kullanmanız, adetinizin 20-21. gününden itibaren yumurtalık baskılayıcı ilaçlar
kullanmanız veya tüm bunların yerine kısa protokol baskılayıcı tedavi
önerilecektir.

Tüp bebek uygulaması öncesi yapılması gerekli hazırlık testleri tamamlanacaktır.
Hormon,Hepatit B ve C taramaları,AIDS taraması,Kızamıkcık(rubella) taraması,kan
sayımı,kan grubu tayini gibi.


Kontrollü Ovarian Stimülasyon (Yumurtalıkların uyarılması)

Tüp bebek tedavisi uygulanacak dönem adetinizin 2. veya 3. günü ultrason ve
hormon testleriniz yaptırılarak yumurtalık uyarıcı ilacınızın dozu belirlenir ve
uygulamaya başlanır. Daha sonraki günlerde belli aralıklarla bu testler kontrol
edilerek ilaç dozunuzda düzenlemeler yapılır.Amaç mümkün olduğunca fazla sayıda
16-20 mm. çaplı içinde yumurta barındıran foliküller elde etmek ve uygun rahim
yüzey kalınlığı oluşturmaktır.

Bu işlemin 10-12. günlerinde uygun folikül çaplarına ulaşılır ve yapılacak 5000
veya 10000 ünitelik yumurta çatlatma iğnesi ile yumurtalar çatlatılır.

Döllenme (ICSI/IVF)Intrastoplazmik sperm injeksiyonu / In vitro fertilizasyon

Mikroenjeksiyon / Klasik tüp bebek

Yumurta toplama işlemi yapılırken çiftlerden erkek olan da mastürbasyon yoluyla
sperm örneği verecektir. Bu yolla veya TESE biyopsi yoluyla alınan spermler
toplanan yumurtalarla laboratuar ortamında döllenir. Oluşan döllenmiş embryolar
laboratuar ortamında 2-3 gün olgunlaştırılır. İstenen boyuta gelince yumurta
toplamayı takiben yaklaşık 2-5 günlerde anneye transfer edilir.
T.C.Sağlık Bakanlığı’nın 8 Temmuz 2005 tarihli genelgesine göre üçten fazla
sayıda embryo transferine çeşitli sınırlamalar getirilmiştir.

Embryo transferi

Ağrılı bir işlem değildir. Anestezi gerektirmez.Yaklaşık 15-20 dakika
sürecektir.İşlem sırasında embryoların rahime tutunmasını sağlamak için Lazer
AHA (asisted hatching=Destekli yuvalama), Embryo Glue (embryo yapıştırıcı) gibi
yardımcı teknikler kullanılabilir.

İşlem sonrası rahim yüzeyini gebeliğe uygun tutmak için vajinal yoldan fitil ya
da krem şeklinde hormon ilaçları kullanılır. Gebelik oluşursa gebeliğin 10-12.
haftalarına , gebelik oluşmazsa gelecek olan adetin ilk gününe kadar bu ilaca
devam edilmelidir.

Gebeliğin Tesbiti

Embryo transferinden 12 ve 14 gün sonra olmak üzere iki kez kandan gebelik testi
(Beta hCG) testi yaptırılır.İlk testi pozitif değer olan hastanın ikinci
testinde bu değer ikiye katlanıyorsa sağlıklı bir gebelik oluşmundan bahsedilir.
Bu tarihten 2 hafta sonra da ultrasonla gebelik kesesi varlığı ve sayısı kontrol
edilir.
 

Cinsel Estetik ve Cinsel Yaşam

22 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Bayanların genital bölgelerinde doğuşlarından oluşan yada sonraki senelerde
oluşan bazı deformeler ve şekil bozuklukları meydana gelebilir. dış bölgede ise
yani genital bölgenin dış kısmında da girilen cinsel ilişkilerin dozuna ve
fiziksel değişmelerin sıklığına yani kilo alıp vermeye bağlı olarak ta sarkmalar
doku bozuklukları kırışıklıklar oluşabilmektedir.

Bu duruma estetik bir çözüm getirildiğinde genital bölgenin doğallığı ve ilk
haline alıcak düzeyde bir operasyon uygulanır. Yapılacak olan operasyonlarda
doğallığın ve işlevselliğin bozulmadan bu normları yakalayacak şekilde genitel
bölgenin üzerinde çalışılır. Genital bölgede zamanın ve fiziksel değişmelerin
sonucunda içi ve dış dudaklar normalinden fazla büyük yada küçük olur bu durumun
cinsel yaşamı etkilemeden düzeltilmesi daha sağlıklı bir ihtiyaçtır.

Daha sonraları doğumlar alınan kilolar vs… genital bölgenin de estetik
yapısının da bozulmasına neden olacaktır. Bu durum karşısında yapılacak olan
operasyon o kadar zor değildir lokal anestezi altında yaklaşık olarak bir saat
sürecek bir operasyonda iç ve dış dudakların sarkıklıkları giderilebilir. Bu
operasyonlarda dış dudaklarda meydana gelen zamana bağlı sarkmalar ve aşırı
kilolardan dolayı oluşan yağ tabakaları alınır ve daha genç bir görünüm elde
edilir.

Vajina daraltma operasyonlarına neden olan durumların bazıları doğumdan sonra
özellikle vajina esnekliğini kaybedebiliyor bu gibi durumlardan sonra vajina
daraltma operasyonları uygulanabilmektedir. Bu operasyonlar yaklaşık olarak 30
dakika ila 1 saat arasında sürmektedir. Bu alanda gelişen teknolojik ve
araştırmaları sonucu bu operasyonlar çok rahat ve kolay tamamlanabilmektedir.

Çocuklarda Burun Estetiği

15 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Çoçuklar da uygulanan burun estetiği operasyonları yetişkinlere yapılan estetik
burun ameliyatlarından daha farklıdır. Bu operasyonlarda uygulanan teknikler ve
yapılan burun ameliyatının nedenleri farklıdır. burun estetiği operasyonlarının
çocuklara uygulanmamasının nedeni yüz gelişimini etkiliyor olması ve ileri
yaşlardaki görünümünü etkileyecek olmasıdır.

18 yaşını doldurmamış ve bunun çok altındaki çocuklara uygulanacak olan burun
estetiği operasyonlarının gerekçesi ciddi anlamda büyük olmalı estetik değilde
daha çok plastik cerrahiye dayalı olması gerekmektedir. Örnek olarak kazalar ve
büyük yaralanmalar gibi yüz yapısının gelişimini etkilememesi ve sağlıklı bir
gelişme adına yapılacak burun estetiği operasyonlarının bayanlarda 16 erkelerde
ise 20 yaşından sonra yapılması çok önemlidir.

Eğer çocuklarda nefes almadan kaynaklanan bir sorun varsa ve bu şekilde bir
müdahale gerekiyorsa öncü olan çocuğun gelişimidir. Eğer çocuk ergenlik yaşı
altında bir yaşta ise bu durumda çocuğa iyileştirilme tedavisi yapılması gerekir
daha uzun bir süre sonra burun estetiği operasyonu önerilebilir. Çocuk estetik
operasyonlarında çocuğun durumu göz önünde bulundurulmalı avantajlar ve
dezavantajlar tartıya koyulmalıdır.

 

Vücut Yapısına Göre Ameliyat

15 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Türkiye’deki bayanların vücut yapılarının karın ve bel kısımlarının göğüslerine
göre orantısız olduğunu vurgulayan Op.Dr. Naci Çelik bayanların bu uyumu
sağlayabilmek için basen ve karın ameliyatları yaptırdıklarını vurguladı.

Türk Kadınları Basenlerinden Şikayetçi

Türk kadınlarının yapıları biraz daha armut vücut olarak nitelendiren vücut
yapılarına sahiptirler yani alt beden bölgesi üst bedenden daha büyük bu yapıda
olan bayanlar basen bölgelerinin büyüklüklerinden şikayetçi oluyorlar aslına bu
yapısal bir sorundur. Bu sorunun yarattığı başka bir düzensizlikte basenler
bölgesinin göğüs bölgesine oranla daha geniş ve büyük olması

Avrupalı Kadınların vücut Yapıları

Avrupalıları ele aldığımızda Türk kadınlarındaki durumun akdeniz ülkelerinde de
gözlemlendiği görülmektedir. Akdeniz ülkerindeki bayanların vücut yapıları Türk
kadınlarının vücutlarını biraz daha andırmaktadır. Bunun tam tersi yani üst
bedenin alt bedenden daha büyük olduğu vücut yapısına sahip olan bayanların
Kuzey Avrupalı bayanların vücutlarında Uzakdoğulu olan bayanlarda ise kalça
yapılarının diğer ülkelerdeki bayanların yapılarına oranla daha düz ve
silikleşmiş olarak ele alındığı görülmektedir.

Vücuttaki Asimetrik Görüntünün Giderilmesi İçin Yapılan Estetik Operasyonlar

Bayanların vücutlarında görülen asimetrik sonucunda estetik operasyonlara
başvurular gerçekleşmektedir. İşin ilginç yanı ise yapılan egzersiz ve diyetler
bu asimetriği düzelmesine kesinlikle yarar sağlamıyor. bu asimetrik alt bedenin
üst bedenden büyük olması yada bunun tersi olan üst bedenin alt bedenden büyük
olması bayanları kiyafet seçimlerinide etkilemektedir.

Görünümünden Şikayetçi Olan Kadınlar Mı Estetik Olmayı Tercih ediyor

Bayanlar estetik görünümünden şikayetçi olarak estetik operasyonları tercih
ediyor gibi görünselerde aslında bunu tedavi amaçlı göğüs büyüklüğünden dolayı
rahatsızlıkları olanlar pişiklerden dolayı yaraları olan bayanlarda bu
operasyonları yaptırıyorlar. hastaların diğer bir istediği ise rahat
giyinebilmek, rahatsızlık duymadan güneşlenmek

Erkekleri Ele Alırsak

Erkekler ise karın bölgesindeki yağlanmalardan ve göğüslerindeki büyümeden
dolayı estetik operasyonları tercih ediyorlar. Bu yöntemlerde hastaya en uygunu
hangisi ise estetik cerrahiler tarafından karar verilir ve uygulanır.

 

İstanbul Plastik Cerrahi Cenneti

15 Ekim 2008 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Türkiye’nin estetik alanındaki başarıları ve plastik cerrahilerin kendilerini
çok iyi geliştirmeleri dünya çapında nam yapmış durumda Türkiye’nin bu denli
estetik alanında kendini geliştirmiş estetik cerrahlarla donanması ve ekonomik
açıdan Avrupa’ya oranla estetik fiyatlarında yarı yarıya fark olması hem
gurbetçileri hem de yurt dışındaki yabancıları Türkiye’ye çekmektedir.

Daha önce bir çok cerrahi dallarında göz ve ortopedi tedavileri için ülkemize
gelen yabancılar makul olan estetik fiyatlarıyla beraber artık güzelleşmek
içinde ülkemizdeki estetik cerrahilerin kapılarını çalıyorlar. Estetik
cerrahilere göre Avrupa da özellikle Almanya ve İngiltere’de yaşanılan sağlık
problemleri ve fiyatların son derece yukarılarda olması ve Türkiye’nin sağlık
alanında da bu kadar ilerlemiş olası Avrupalıların güzellik işlemleri için
Türkiye’yi seçmelerindeki en büyük nedenlerden

Türkiye geliştirdiği tekniklerle ve çağa olan adeptesi ile Avrupa’nın üzerinde
standartlarda operasyonlarını yapmaktadır. Başta "Burun Estetiği" operasyonları
olmak üzere Avrupalılar Türkiye’de yapılan estetik ameliyatlarına hayran
kalmakta ve kesinlikle bu ülkeyi operasyonlar, fiyatlar ve turizm bakımından ilk
olarak seçmektedirler.

Türkiye’deki cerrahların estetik alanındaki son trendleri yakalamaları ve
estetik operasyonları bunlara uyarlamalarındaki becerileri Avrupalı kadınları
gruplar halinde Türkiye’ye çekmekte, Türkiye’de estetik alanında en önce olan
İstanbul’da estetik cenneti olarak nitelendirilmekte. Türkiye’ ye gelen
bayanların başta burun estetiği olmak üzere karın germe, liposuction, yüz germe
operasyonlarına büyük ilgi gösterdikleri belirtilmektedir.

Avrupalıların Türkiye’yi seçmelerindeki en önemli nedenlerinden biride turizm
estetik olan bayanlar Türkiye’deki tarihi bölgelerimizi de gezerek hem
tatillerini dolu dolu geçiriyor hem de estetik ameliyatlarını yaptırıyorlar. Bu
konuda kendilerini geliştirin ülkelerden Güney Afrika estetik operasyonlar için
ülkelerine gelen Avrupalılara safari turları da düzenliyorlar.

 

Sayfalar: ◄ 1 ... 28 29 30 31 32 ... 39 ►

stumbleupon

techme


Yeni Yazılar

  • Aging Management Estetik Uygulaması
  • Soğuklar Cildinizi Bozmasın
  • Kadın Beslenmesi
  • Doğum Sonrası Depresyon
  • Lazer Epilasyon
  • Sonbahar ve Cildimiz
  • Zayıflamak Mı Yoksa Kilonuzu Korumak Mı Önemlidir ?
  • Kozmetikte Organik Bakım Ürünleri
  • Cilt ve Saç Bakımı İçin Mucize Buluşlar
  • El ve Ayaklarınızın Bakımı

Çok Okunanlar

  • Uçuk Nasıl Geçer
  • Estetik Doktorlara Hastalardan Sorular
  • Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
  • Kepçe kulak Estetiği Fiyatları
  • Yağ Aldırma Estetiği - Liposakşın
  • Çarpık Bacak ve Estetik Tedavi
  • Ben Aldırma Tedavisi
  • Estetik Operasyon Ücretleri
  • Estetik Video Görüntüleri
  • Estetik Maliyeti
  • Estetik

Kategori

  • Aesthetic Plastic Surgery
  • Diş Estetiği Uygulamaları
  • Estetik Güzellik Bilgileri
  • Estetik Yaşam Bilgileri
  • Hastalardan Bilgiler
  • Lazer Epilasyon Uygulamaları
  • Plastik Cerrahi Ameliyatları
  • Plastik Cerrahi Derneği
  • Plastik Cerrahi Fiyatları
  • Plastik Cerrahi Haberleri
  • Plastik Cerrahi Hastalardan Bilgiler
  • Plastik Cerrahi Resimleri
  • Plastik Cerrahi Videolar
  • Plastik Cerrahi İstanbul
  • Plastik Cerrahlar
  • Saç Ekimi Uygulamaları

Yeni Yorumlar

  • ismihan in Cerrahi Yanık İzleri Nasıl …
  • muhammed in Estetik Doktorlara Hastalardan…
  • zeynep karameşe in 2011 Tekbir giyim pardesü mod…
  • alper yılmaz in Kepçe kulak Estetiği Fiyatla…
  • bahar in Kızlık Zarı Sorunu Bekaret …
  • muammer in Diş Teli Ücretleri Fiyatlar…
  • rıdvan in 2011 Erkek Mont Modelleri
  • günel gasımova in Göz Altı Morlukları ve Teda…
VN:D [1.9.13_1145]
Derecelendirme: 10.0/10 (1000 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
Beğenme: +1000 (1000 votes)
Barkod, 10.0 out of 10 based on 1 rating

Arşiv

  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Ağustos 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010
  • Kasım 2010
  • Ekim 2010
  • Eylül 2010
  • Ağustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Haziran 2010
  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Şubat 2010
  • Ocak 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Şubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Nisan 2008
  • Aralık 2007

Plastik Cerrahi | Plastik Cerrahi Haberleri | Estetik Ameliyatlar | Plastik Cerrahi Videoları | İletişim | Plastik Cerrahi Fiyatları | Plastik Cerrahi Resimleri | Plastik Cerrahi Derneği
Lazer Epilasyon Uygulamaları | Diş Estetiği | İstanbul Estetik Cerrahi | Lazer Epilasyon Uygulamaları | Plastik Cerrahi Hastaları | Estetik Saç Ekimi
Burun Estetiği Resimleri | Sitemap | Gizlilik Sözleşmesi