• Ana Sayfa
  • İletiÅŸim

Estetik Kendine Güveni Arttırır

9 Nisan 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

estetik güven

“Bir güzelliÄŸi oluÅŸturan özellik, o nesnenin elemanları arasındaki oranlardır” der estetiÄŸin duayenleri… EÄŸer bu elemanlar oranlı bir ÅŸekilde bir araya gelmiÅŸse birbirleriyle bütünlük içindedir. Estetisyenlerin, estetik cerrahların amaçlan bu doÄŸrultuda güzelliÄŸe ulaÅŸmaktır zaten… Güzellik; annelik veya yaÅŸama içgüdüsü gibi doÄŸal bir içgüdü. Göze hoÅŸ görünen, kiÅŸide yaÅŸama ve sevinç coÅŸkusu uyandıran, sanat ve estetiÄŸin temel kavramı, İyi ve faydalı gibi diÄŸer yargılardan biri. Estetik ise güzelliÄŸin temel kavramlarından biri. İkisi bir bütün anlayacağınız…

Bana gelince; estetiÄŸin böylesine yaÅŸamımıza dahil olduÄŸunu duyuyor, kısmen biliyor ama inanamıyordum desem yanlış olmaz. Ve teknolojinin yaratıcılıkta bu denli fayda saÄŸladığına… Ta ki merak ettiÄŸim sorulara cevap bulmak için Estem Estetik Güzellik ve Lazer Merkezi’nin kapısını çalıncaya, Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Erhan Åžafak’la bu röportajı yapıncaya kadar…

Bu röportajın ardından anladım ki; estetik alanında teknoloji, uzmanlık ve doğru öngörü birleştiği anda eğer isterseniz sizin dünyanız da bir anda değişebilir.

Genel anlamda estetik cerrahi deyince akla ilk gelen güzellik. Bir estetisyen gözüyle güzelliğin tanımını yapmanızı isteyerek söyleşimize başlayalım.
Güzellik tanımı herkese göre değişir aslında. Birisinin güzel dediğine bir başkası güzel demeyebilir. Ama toplumun güzel olarak kabul ettiği belli kriterler var ve biz de onu kullanıyoruz. Bir de her şeyde olduğu gibi güzelliğin de modası oluyor. Bir dönem büyük göğüsler modayken şimdi daha küçük göğüsler moda olabiliyor. Onun için aslında net bir tanımı yok güzelliğin.

Ben hastalarıma ÅŸunları soruyorum: “Sizce güzellik nedir? Nerenizi neden beÄŸenmiyor ve nasıl birÅŸey olsun istiyorsunuz?” Çünkü benim güzel bulduÄŸumu 11 hasta güzel bulmayabilir. Onun için hastanın fikri önemli, tabii mümkün olan sınırlar içinde… Çok anormal ÅŸeyler isteyen hastalara gerekli uyarılarımızı yapıyoruz. Ama genelde hastanın islediÄŸi bizim için çok önemli… Çünkü onun kafasındaki güzel odur. Ve o ÅŸekilde mutlu olacaktır.

Yüzde Dolgu Maddeleri Ve İmplantlar

9 Nisan 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

dolgu maddeleri

Yüzde dolgu maddeleri ve implantlar ne amaçla kullanılmaktadır:

Yüz konturlarının düzeltilmesi, değiştirilmesi ya da yeniden oluşturulmasında yüze uygulanan implantlar sıklıkla kullanılmaktadır. Yüz implantları farklı amaçlar icin kullanılabilir. Erkeksi yada kadınsı görünümü arttırabi ya da tersine tersine çevirmede yardımcı olarak kullanılabilir.

Yüze implant uygulama işlemleri yüzün belli bölümlerinde hacim kaybını giderebilir, o bölgedeki kaybı yerine koyabilir ya da hacimde istenen derecede artış sağlayabilir. Yaşlanmaya bağlı değişikliklerde tek başlarına ya da başka işlemlerle birleştirilerek istenen sonuç elde edilebilir. Kişinin yüz yapısının ya da kimliğinin değiştirilmesinde de yüz implantları sıklıkla uygulanır.

Yüz implantlarının bir diğer uygulama alını ise yüzdeki asimetrilerdir. Yüzün iki yanı arasındaki yapısal farklılıkların ortadan kaldırılmasında yüz implantı kullanılması oldukça yüz güldürücü sonuçlar verebilir. Çene, elmacık kemiği, yanak ya da alında var olan asimetrilerin düzeltilmesinde tek başına ya da başka yöntemlerle birlikte implant kullanımı sıklıkla başvurulan yöntemlerdendir.

İmplantların yapısı nedir:

Farklı maddelerden yapılmış çeşitli şekillerde yüz implantları mevcuttur ve bu amaçla en çok tıbbi silikon kullınılır. İmplantlar şekil averilmiş katı halde maddelerdir. Bu maddeler çoğunlukla cerrahi işlemler ile yüze yerleştirilirler. Genellikle derin planlara ve daha çok da yüz iskeletini oluşturan kemiklere yakın yerleştirilirler. Bir çok implantların yerleştirilmesinde genellikle ağız içi yol teftih edilir. Dolgu maddesi olarak da en sık hyaluronik asit kullanılmaktadır.

İmplantlar yüzde en sık hangi bölgelerde kullanılırlar?

Yüz implantları en çok çene konturu ve yanak elmacık kemiği konturu düzeltilmesinde kullanılırlar. Çeneye yönelik uygulamalarda daha çok agız içi yol tercih edilebilir. Yanak bölgesine yönelik işlemlerde ise ağız içi yada göz kapağı altı yollar kullanılabilir. Deriye yönelik başka cerrahi işlemlerle implant uygulaması da yapılacaksa, işlemin yapıldığı alandan da yüze yerleştirilebilir. Geçmiş yıllarda burunda kullanıma yönelik çeşitli sentetik yapıda implantların kullanımı öne sürülmüştür. Fakat bugün gelinen noktada burunda implant kullanımı son derece sakıntılıdır ve bilimsel litaratür tarafından önerilmemektedir.

Estetik DiÅŸ EstetiÄŸi Cem ErdoÄŸan ve Teoman DoÄŸan

31 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

Estetik alanında uzman olan ve ünlülerin doktorları olarak bilinin Op.Dr. Teoman DoÄŸan ve DiÅŸ hekimi Cem ErdoÄŸan; Cem ErdoÄŸan’ın hazırlayıp sunduÄŸu TV8 gülümse programında bir araya geldiler. Estetik ve diÅŸ estetiÄŸi konusunda tüm sorulara çok samimi bir dille yorum getiren hekimler son günlerde çok popüler olan bu iki konuyu bir arada incelediler.

Her cumartesi sabahı ekranlara gelen ve çok yüksek bir izlenme oranına sahip olan gülümse programına her hafta farklı bir ünlü konuk katılıyor. Bu haftanın konuğu estetik duayeni Op.Dr. Teoman Doğan insanların estetik ameliyatlara yaklaşımını derinlemesine ele alıyor.

Gelecek hafta programında yine çok sevilen bir sanatçı Deniz Seki’yi ağırlıyacak olan Cem ErdoÄŸan diÅŸ estetiÄŸi ve diÅŸ uygulamaları hakkında geniÅŸ ve güncel bilgilerle karşınızda TV8 ekranlarında olacak.

Estetik ve Diş Estetiği konuları ünlü doktorların ağzından anlatılıyor 1. Bölüm

Estetik ve Diş Estetiği konuları ünlü doktorların ağzından anlatılıyor 2. Bölüm

Estetik ve Diş Estetiği konuları ünlü doktorların ağzından anlatılıyor 3. Bölüm

Estetik ve Diş Estetiği konuları ünlü doktorların ağzından anlatılıyor 4. Bölüm

Estetik ve Diş Estetiği konuları ünlü doktorların ağzından anlatılıyor 5. Bölüm

Estetik Psikolojisi

30 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

estetik psikolojisi

Reklamların tüketme arzumuzu tetiklemesi ve bize yansıttığı hayatların özendirici olması kadar, sunduÄŸu ‘kusursuz güzellik’in pek çok insan tarafından ulaşılması gereken hedef haline getirildiÄŸi bir gerçek. Her ne kadar gerçekdışı ölçüleri yansıtsa da…

İşte bu yüzden ingiltere’de plastik cerrahlar reklamlarda özellikle büyük göğüslü kadınların görünmesine savaÅŸ açmış durumdalar. Guardian’ın haberine göre, kadınlardan göğüslerim anatomik olarak imkansız ölçülerde büyütme talebi aldıklarını ifade eden cerrahlar, Britanya Plastik Cerrahi Uzmanları DerneÄŸi çatısı altında baÅŸlattıkları kampanya ile bu eÄŸilime son vermek istiyorlar. Dernek, reklamlarda yayımlanan photoshop’la deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ görüntülerin gerçeÄŸi yansıtmadığını kadınların anlaması gerektiÄŸini vurguluyor. Bugüne kadar metroda gösterilen bir reklamı yayından kaldıran dernek, bunun gibi birçok reklam olduÄŸunu ve bunların yasaklanması için elinden geleni yapacağını açıklıyor.

Her ne kadar plastik cerrahinin geldiği son noktaya bakınca bir insanın başta aşağı yenilenmesinin mümkün olduğunu görsek de, cerrahi işlemle, reklamlarda karşılaştığımız, photoshop programıyla fazlalıklarından tamamen arınmış, pürüzsüz cilde sahip kadın ve erkek görüntüsüne ulaşılamıyor.

Dolayısıyla estetik ameliyat için ölçü reklam güzelleri değil, her insanın kendi vücut yapısına göre gidebileceği son nokta. Plastik cerrahlar, bilgisayar programları sayesinde, kendilerine güzelleşmek için gelenlere varılabilecek sonucu gösterebiliyorlar. İşte bu noktada yaşanabilecek tatminsizlik, karşılanamayacak yüksek beklentiler ve varılabilecek sonucun ortada olmasına rağmen, imkansızı isteme durumu, bizi plastik cerrahi ile psikiyatri arasındaki bağlantıyı sorgulamak için şu soruyu sormaya itti: Tıbben haklı hiçbir gerekçesi olmadığı halde tekrar tekrar ameliyat olmak istemek, kendinden hiçbir zaman memnun olmamak bir psikiyatrik bozukluk belirtisi midir?

“KENDİYLE BARIÅžIK OLMAYAN İNSAN MUTSUZ OLUR”

İstanbul Üniversitesi CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Tosun, estetik ile ruh saÄŸlığı arasındaki iliÅŸkiyi şöyle açıklıyor: “SaÄŸlıklı olmak, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak kendini iyi hissetme hali olarak tanımlanır. Bu yaklaşıma göre insanın saÄŸlıklı ve mutlu olabilmesi için bedeniyle, kendi iç dünyasıyla ve çevresiyle barışık olması gerekir. Her ÅŸeyin başı saÄŸlık deriz ama çoÄŸu zaman saÄŸlıklı olmanın mutlu olmak için yeterli olmadığına ÅŸahit oluruz. Para sıkıntısı olmayan, iyi bir sosyal çevrede yasayan, herkesin güzelliÄŸine ya da yakışıklılığına hayran olduÄŸu bir genç kız veya delikanlı ‘mutsuzluk acısı’ içinde kıvranırken, bir ayağı kısa olduÄŸu için topallayarak yürüyen, sırtına çöp kutularından topladığı kağıt balyasını yüklenmiÅŸ, bir yandan kir pas içindeki eline aldığı bir elmayı çarpık diÅŸleri ile ısırırken, bir yandan da ÅŸansı yaver gittiÄŸi için daha fazla toplayabildiÄŸi kağıtları satacağı yere doÄŸru aceleyle giden ve çok mutlu olan genç kız ya da delikanlıları görürüz.

Anlarız ki her ÅŸey kiÅŸinin kendine ve çevresine nasıl bakağına, kendisi ve çevresini nasıl algıladığına baÄŸlıdır. Estetik ve ruh saÄŸlığı da böyledir. Her insan kendi bedenini güzel hissetmek ister ama güzelin ne olduÄŸu da her insana göre deÄŸiÅŸir. Kendisi ile barışık olan ve dünyadaki milyarlarca kiÅŸiden farklı olmanın kendini orijinal kılan, kendine has özellik olduÄŸunu düşünen kiÅŸi mutlu olurken, burnunu beÄŸenmeyen, boyum neden böyle, kilom neden şöyle diye isyan eden kiÅŸiler mutsuz olurlar.”

Psikolojide ‘beden imajı’ denen, bedenimizle ilgili algılamalarımızın ve kendi bedenimize yüldediÄŸimiz anlamın çok önemli olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Tosun, bunun kendimizle banşık olup olmamamıza yol açabileceÄŸini ifade ediyor. Beden imajındaki sorunların, bazen ortalamanın üzerinde güzelliÄŸe sahip bir kadının yüzündeki çok önemsiz yara izini abartılı bir kusur olarak algılayıp utanmasına yol açabileceÄŸini ve ruh saÄŸlığını bozabileceÄŸim anlatıyor.

DOKTOR BENİ BU FOTOĞRAFTAKİNE BENZET!

Kendinde fiziksel olarak bir yetersizlik gören ya da çevresi tarafından göze çarpan kusurlarından rahatsız olan kiÅŸi, bunun düzeltilmesini isteyebilir. Gerek plastik cerrahlar gerekse de psikiyatrlar, bunun normal bir davranış olduÄŸu konusunda hemfikirler. Ancak bizim için sorgulamayı gerektiren konu, estetik ameliyatlara doymamanın ve elinde ünlülerin fotoÄŸrafıyla plastik cerraha baÅŸvurup onun gibi olmak istemenin ruhsal bir hastalık belirtisi olup olmadığı. “BaÅŸkası gibi olmak ya da baÅŸkasına benzemek için ameliyat olma isteÄŸinin saÄŸlıksız bir yaklaşım olduÄŸunda tereddüt yoktur” diyor Prof. Dr. Tosun. “Plastik cerrahların bu tip isteklerle basa çıkması da mümkün deÄŸildir. Çünkü büyük ihtimalle o kiÅŸi, ameliyatın sonucundan memnun olmayacak ve yeni bir ameliyat isteyecek ya da doktorunu suçlayacaktır.”

“AMELİYAT EDİLMEYECEK HASTA DIÅž GÖRÜNÜŞÜNDEN BELLİDİR”

Estetik cerrahi uzmanları, elinde fotoÄŸrafla gelen hastayı diÄŸer hastalardan daha iyi analiz etmek gerektiÄŸine inanıyorlar. Meme, ardından karın, daha sonra yüz operasyonu gibi sonu gelmeyen isteklerle gelen ve fotoÄŸrafta gösterdiÄŸi uzvun aynısı yapılsa bile memnun olmayan hastaları önceden fark eden ve bu gruptaki hastaları ameliyat etmemeyi tercih eden uzmanlar, “Bunun dışında ruh saÄŸlığı yerinde, ne istediÄŸini bilen insan görüntüsü olan ve derinlerdeki problemi çok kolay algılayamadığımız bir hasta grubunu nazik bir ÅŸekilde psikiyatriste yönlendirmeye çalışıyoruz” diyorlar. Bu tip hastaları tecrübelerine dayanarak, dış görünüşünden, konuÅŸmasından, oturup kalkmasından, hatta kapıdan içeri giriÅŸinden bile anlayabildiÄŸini anlatan uzmanlar, özgüveni düşük, anksiyetesi yüksek, paranoyak ve korkak bir kiÅŸiliÄŸi olan ya da prosedürü çok sorgulayan ve beklentisi çok yüksek olan hastaları, ameliyat etmekten kaçınılan hasta grubu olduÄŸunu vurguluyorlar.

“SİZİ AMELİYAT .. EDEMEM ÇÜNKÜ “

Plastik cerrahların bariz ruhsal sorunları olan kiÅŸileri tanımakta zorlanmadıklarını söyleyen psikiyatrist Musa Tosun, “Zorluk, normal görünümde olan kiÅŸilerin, normale benzeyen isteklerini deÄŸerlendirmede yaÅŸanır. Bu konuda dikkatli olunması ve en küçük tereddüt hasıl olduÄŸunda psikolojik deÄŸerlendirmeye öncelik verilmesi gerekir” diyor.

Uzmanlar, kendisine estetik ameliyatı olmak için gelen hastasını psikiyatra yönlendirmesi gerektiÄŸini fark ettiÄŸinde, anlatmak için izlediÄŸi yöntemi şöyle ifade ediyor: “Gerçekten psikolojik sorunu olduÄŸunu düşündüğüm insana onu ameliyat etmeyi reddetmeyi dolaylı olarak anlatırsam olmaz. ‘Sizi ameliyat etmek istemiyorum çünkü siz en iyi ameliyat neticesinden de memnun kalmazsınız. Çünkü sizin beden dismorfik bozukluÄŸunuz, yani vücut algınızda bir bozukluk var. Sizi bir psikiyatriste yönlendireceÄŸim. EÄŸer psikiyatrist arkadaşım benim yanıldığımı söylerse sizi seve seve kabul edeceÄŸim’ diyoruz.”

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Cetinkale de estetik ameliyat için gelip, olmayacak istekte bulunan kişileri zaman zaman psikiyatrik konsültasyona gönderdiklerini vurguluyor ve bir örnek
veriyor: “BoÅŸanmış ya da boÅŸanma aÅŸamasında olan biri gelip estetik ameliyat olmak istiyorum diyor. Sosyal durumunu bilmiyorsunuz ama gerginliÄŸinden, ifadelerinden neyi istediÄŸini ifade etmesindeki güçlükten baÅŸka problemlerin var olduÄŸunu algılayabiliyorsunuz.” Prof. Dr. Çetinkale’nin bu tip hastalar için uyguladığı yöntem, onlara gerçekten bu ameliyatı isteyip istemediklerini düşünmeleri için belli bir süre vermek Pek çok kiÅŸinin bu zaman zarfında fikrinin deÄŸiÅŸtiÄŸini belirten Prof. Dr. Cetinkale, ısrar edenleri ise psikiyatrik yardım için psikiyatriste yönlendirdiÄŸini vurguluyor.

HAYALİ KUSUR YARATMA HASTALIĞI

Tıp, genellikle ergenlikle baÅŸlayan ve kiÅŸinin bedeniyle ilgili hayali bir kusur yaratmasına dayanan ‘dismorfobi’ ya da ‘beden dismorfobik bozukluÄŸu’nun, tedavi edilmesi gereken, psikiyatrik bir hastalık olduÄŸunu açıklıyor. ABD nüfusunun yüzde birinde rastlanan bu hastalık, genellikle gizli kalan bir hastalık olarak tanımlanıyor.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç Dr. Hakan Atalay. bu hastaların sıklıkla aşırı aynaya bakma veya fark edilen kusuru saklama giriÅŸimleri olduÄŸunu anlatıyor. “Dismorfobili hastalar, kırışıklıklar, yara izleri, damar lekeleri, ten rengindeki solukluk veya kızarıklık, ödem, akne veya diÄŸer lezyonlar, yüzde asimetri veya orantısızlık, saçın inceliÄŸi veya yüzdeki aşırı kıllanma gibi yüz ve baÅŸtaki hayali veya abartılmış kusurları olduÄŸunu düşünürler. Hastaların hemen hemen tümü sosyal ve mesleki ortamlardan kaçınırlar. Hatta abartılmış kusurları nedeniyle alaya alınma endiÅŸeleri yüzünden evden çıkamaz hale gelirler” diyor.

GÖRÜNMEMEK İÇİN İSTİFA BİLE EDERLER

Bu hastaların beÅŸte birinde intihar eÄŸilimi görüldüğünü ifade eden Dr. Atalay, kimlerde dismorfobi görüldüğünü şöyle açıklıyor “ÇoÄŸu zaman bekar veya boÅŸanmış kiÅŸilerdir. Toplumsal becerileri eksiktir, iliÅŸkilerinden memnun deÄŸildirler. BirçoÄŸunun kendilik imgesi kötüdür ve beden imgesinde bir deÄŸiÅŸikliÄŸin kendilerine verdikleri deÄŸeri artıracağına ve hayatlarını belirgin bir ÅŸekilde düzelteceÄŸine inanırlar. Kendilerini baÅŸkalarıyla kıyaslarlar ve gerek aileden, arkadaÅŸlardan gerekse de hekimlerden görünüşlerine dair sürekli güvenceye ihtiyaç duyarlar. Bu hastalar genellikle obsesif, utangaç, çekingen karakterdedirler. Bedenleri ile ilgili eleÅŸtirilere fazla duyarlıdırlar. EÄŸer bozukluk ergenlikte baÅŸlarsa, daha az arkadaÅŸ ve sevgili edinirler. Yaşıtlarından uzaklaşırlar. Bazı kiÅŸiler kusurlarını ayrıntılı inceleyebilmek için büyüteç kullanır ve aşırı kendine bakım davranışı sergileyebilirler. Ciddi olgularda, bireyler görünmemek için evlerini sadece gece terk edebilir veya tamamen eve kapanabilirler. İşlerinden istifa edebilir, okuldan ayrılabilir veya gizlenme giriÅŸimi nedeniyle kapasitelerinin altında çalışabilirler.”

PSİKİYATRİK VAKALAR PLASTİK CERRAHA BAŞVURABİLİYOR

Medicalpark Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Åžebnem Turhan, “KiÅŸinin baÅŸkalarına göre normal olmasına karşın çirkin, kusurlu, bozuk bir organa sahip olduÄŸunu düşünmesi ve bu düşüncenin kiÅŸinin toplumsal ve mesleki alanında bozulmaya neden olması” olarak tanımladığı beden dismorfik hastalığında; depresyon ve anksiyete bozukluÄŸunun da bir arada görÄŸlebileceÄŸini vurguluyor. “Hastalığın sebebi net olarak bilinmemesine karşın sosyal öğretiler, arkadaÅŸ etkisi, bedeninden hoÅŸnut olmama, mükemmeliyetçi kiÅŸilik yapısı, ruhsal bir rahatsızlığa sahip olma, ailevi sorunlar gibi unsurlar sayılabilir. Bu kiÅŸilerin ilk baÅŸvurdukları basamak estetik cerrahlardır” diyor.

Prof. Dr. Musa Tosun bu noktada ilk dikkat edilecek hususu, estetik ameliyat isteÄŸinin rasyonel olup olmadığına bakmak olarak açıklıyor. Boy kısalığından ÅŸikayetle bunu uzatmak için tıbbi açıdan mahzurlu önerilerle gelen, boyu çok uzun olduÄŸu ve her yerde dikkat çektiÄŸi için bacaklarını kestirip boyunu kısaltmak isteyen, yüzünde ancak yakından dikkatlice bakıldığında görülebilecek çok küçük sivilce izlerinin yok edilmesini istenenler gibi aslında çok ciddi psikiyatrik hastalıklar sebebiyle plastik cerraha baÅŸvuranların sayısı az deÄŸildir” diyor. Tedavi biçimini, bu tip vakaların önce risikolojik deÄŸerlendirmeden, ardından psikiyatrik tedavi, ilaç tedavisi ve pisikoterapiden geçirilmesi olarak açıklayan Prof Dr Tasuna göre, bunlar yapılmaz ve hastalar ameliyat edilmeye kalkışılırsa, sonuçta ne hasta, ne doktor ne de hastanın çevresi mutlu olabilir.

Göz Çevresi Sorunları

30 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

göz çevresi

Göz ve çevresi en hızlı yaÅŸlanan bölgedir. Çünkü mimik kasları ağız ve göz çevresinde daha yoÄŸun bulunur. Bu kaslar en yoÄŸun kullandığımız kaslardır. Farkında olmadan konuÅŸurken, gülerken, kızarken, aÄŸlarken, ÅŸaşırırken, yemek yerken vb. sürekli kullanırız. Ama özellikle göz bozukluÄŸu ya da yoÄŸun gün ışığı altında rahat görebilmek için gözlerimizi kıstığımızda göz çevresindeki kırışıklıklar meydana çıkabilir. Bu kırışıklıkları 30′lu yaÅŸlara kadar kası örten cilt kamufle eder. Ama cilt zayıf ve elastikiyetini kaybetmiÅŸ hatlardan kırışmaya baÅŸlar. Yıllar geçtikçe kırışıklıklar artar ve yenileri eklenir. Daha sonra göz çevresindeki mimik kaslarda deformasyon ve sarkma, göz çukuruz içindeki yaÄŸ dokusunda fıtıklaÅŸma ve en sonunda kaÅŸ ve elmacık kemikleri üzeri cilt ve yaÄŸ dokusunda aÅŸağıya kayma olur. Daha sonra göz kapaklan düşer ve kiÅŸi etrafını daha rahat görebilmek için kaÅŸlarını kaldırır. Fakat bu kez de alın kırışabilir. Bu problemler elbette estetik operasyonlarla son derece iyi sonuçlar ile yok ediliyor.

Göz ve çevresinde var olan sorunların estetik ile ilgili çözümü

Göz çevresindeki sorunlar hangi yaşlarda başlıyor?

Hastalar sıklıkla 30′lu yaÅŸlarda ince kırışıklıklar nedeniyle bize baÅŸvuruda bulunuyorlar. Biz öncelikle hastalarımıza eÄŸer kullanıyorlarsa alkol ve sigaranın cilt yıpranmasındaki etkilerini anlatıyoruz. Çünkü kılcal damar ağı en çok cilt içinde bulunuyor ve tek bir sigara bile buradaki kan akışım bozabiliyor. Gücü tükenen cilt daha kolay kırışır. 30 yaÅŸ grubuna en çok botoks uyguluyoruz. Botoks, kırışma tedavisinde çok baÅŸarılı ancak yaÅŸlanma kırışmadan ibaret deÄŸil. Zamanla yaÄŸ fıtıkları, kas ve ciltte aÅŸağı kayma, kaÅŸlarda düşme, gözaltlarında çökme ve kemiÄŸin ortaya çıkması gibi yanaklara varan çökme olabiliyor. Bunların hiçbirine botoksun bir faydası yok. Bu durumların hemen hemen hepsini ameliyatla düzeltiyoruz.

Göz çevresinin yaşlanmasına neden olan faktörler neler?

Göz kapakları yaÅŸlanmanın en fazla kendini gösterdiÄŸi ve dikkat çektiÄŸi yer. Yapısı gereÄŸi hem çok hareketli hem de çok ince derili olan göz kapaklarında cilt kırışması ilerleyen yaÅŸlarda neredeyse kaçınılmaz. Çevresinde baÅŸlayan bütün sarkmalar ve gevÅŸemeler de göz kapaklanın etkiliyor. Alın, yaÅŸ ilerledikçe aÅŸağı doÄŸru iniyor. Alınla birlikte kaÅŸlar da üst göz kapaklarının üzerine düşmeye baÅŸlıyor. Gözler böyle bir yükü kaldıramayınca göz kapakları aÅŸağıya doÄŸru kaymaya baÅŸlıyor. Göz küresini çevreleyen, ona destek saÄŸlayan yaÄŸ torbalarını alt göz kapaklarından aynan bir zar var. Bu elastik bir zar ve bir bariyer görevi görüyor, ilerleyen yaÅŸ ile bu zar gevÅŸiyor ve yaÄŸ torbalarının yükünü taşıyamaz hale geliyor. Böylece yaÄŸlar dışarıya doÄŸru taşıyorlar ve biz bunları ‘göz torbalan’ olarak görüyoruz. Göz kapaklarının derisi vücuttaki en ince deri.

Ayrıca alındaki çok hareketli kaslara yapışıktır. Dolayısıyla her göz hareketinde göz derisi biraz daha kırışıyor ve sarkıyor. Göz kenarlarında ‘kazayağı’ denilen yan kırışıklıklar buna bir örnek. Gözaltında yanakların üst sınırında derin bir oyuk ortaya çıkıyor. Bu yanakların aÅŸağı sarkmasından kaynaklanıyor. Standart göz kapağı ameliyatlarında göz kapağı derisi, deri altındaki ince kas tabakası ve göz torbalanın dolduran yaÄŸlar alınır. Bu çok sık yapılan bir ameliyat obuasına raÄŸmen genellikle hastalarda hayal kırıklığı yaratır. Bunun nedeni yukarıda saydığım temel sorunların bir kısmının ameliyat edilen dokulara deÄŸil, yanaklar ve alın gibi komÅŸu baÅŸka yapılara ait olması. ÖrneÄŸin üst göz kapaklarındaki yığılmanın büyük miktarı aÅŸağı sarkmış kaÅŸlardan gelir.

Şu ana kadar yapılan yöntemlerden farklı olarak yeni yöntemler bulunuyor mu?

Göz kapaklarına yaklaşımımızda son yıllarda ciddi bir deÄŸiÅŸiklik oldu. Standart olarak son 30 yıldır yapılan ameliyat tekniklerinin birçok yetersizliÄŸi ve problemi olduÄŸu fark edildi. Artık ‘yaÄŸ torbalarını almak’ gibi giriÅŸimlerin gereksiz olduÄŸu tartışılıyor. Beklentilerimiz sadece ‘torbasız’ göz kapaklan oluÅŸturmaktan öteye geçti ve yüzü bir bütün olarak deÄŸerlendirmeyi tercih ediyoruz. Bu bölge için uyguladığımız yöntemde adım adım neler yaptığımızı özetlersek; öncelikle gözünüzün alanda yanağınıza inen derin bir çukur varsa bu çukur mutlaka doldurulmalı. Standart alt göz kapağı ameliyatları bu sorumu çözmez, hatta daha derinleÅŸtirebilir. Bu çukur gözaltı torbalanın oluÅŸturan yaÄŸların aÅŸağı doÄŸru yayılması ve yanakların yukarı kaldırılması ile giderilmeli. Bu ÅŸekilde elmacık kemiklerinden alt göz kapaklarına doÄŸru uzanan kesintisiz dümdüz bir yüzey oluÅŸmalı.

Bu, genç ve diri gözükmek için olmazsa olmaz bir kural. Yanaklarımızda ciddi bir sarkıklık varsa bu mutlaka düzeltilmeli. Bunun için endoskopik tekniklerden yararlanmak ve yanakları kaldırmak ya da alt göz kapağı ameliyatı şuasında orta yüzü yukarıya almak mümkün. Üst göz kapağı için alın mutlaka değerlendirilmeli. Eğer alnınız ve kaşlarınız gözlerinizin üzerine yığılmışsa önce bunlar düzeltilmeli, şaka germe (temporal lifting) ile kaşlar doğru konuma alınmalı. Daha sonra üst göz kapağında hala sarkma varsa bu tedavi edilmeli. Kaz ayaklan da şakak bölgesindeki sarkmadan ortaya çıkar ve şakak germe ile büyük ölçüde ortadan kalkar. Her iki göz kapağında da bu saydığım sonullar giderildikten sonra sadece kas ve deri fazlalıklarını almak yeterli olur.

Neden göz kapağı ameliyatı ile diğer ameliyatları birlikte yapmak gerekiyor?

Çünkü yaşlanmaya hep bir bütün olarak yaklaşmak gerekiyor. Göz kapaklan genellikle başka bölgelerin problemlerini de üzerlerinde taşıyorlar. Eğer bu problemleri ayrı ayrı görüp düzeltmezsek, tek başına göz kapaklan sadece yüze hafif bir aydınlık verecektir. Örneğin alın ve kaşlar aşağıya sarkmış ise, sadece üst göz kapaklanın düzeltmek hemen hemen hiçbir fark yaratmaz.

Göz torbalarım dolduran yağlar yaşlanmayla mı artıyor?

Bu yağlar aslında artmıyor. Sorun önlerindeki bariyer dokuların zayıflamasında.

Operasyondan sonra hastayı neler bekliyor?

Bu küçük sayılacak bir ameliyat olmasına rağmen göz kapaklan çok kolay şişer. Bu yüzden kişinin bir hafta kadar sosyal hayata katılmayacak şekilde kendini organize etmesi gerekiyor. Bu ağrılı bir ameliyat değil. Hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur. Hastanın gözleri de ameliyattan sonra açık olacaktır. Sadece göz kapaklarında ince bantlar bulunuyor.

Operasyon sonrası bir komplikasyon söz konusu mu?

Enfeksiyon göz kapaklarında çok nadirdir. Ancak kanama korkulan bir komplikasyon olabilir. Göz derisi altına bir miktar kanama olması normaldir. Bu gözde morluk şeklinde gözükür ve hemen hemen bütün göz kapağı ameliyatlarında karşılaşılır. Ancak göz torbalarının alındığı durumlarda bu yağlan besleyen damarlarda oluşacak bir kanama göz arkasında görme sinirine baskı yapabilir. Bu da görme kusurlarına ve körlüğe dahi yol açabilir. Bu, çok nadir bir komplikasyon da olsa literatürde böyle durumlar bildirilmiştir. En korkulan ve nispeten sık görülen komplikasyon ise alt göz kapağında aşağı doğru çekilme olmasıdır. Bu olasılık ikinci kez ameliyat olan hastalarda artar. Sorun genellikle göz derisinin gereğinden fazla alınmasıdır ve tedavisi de eksik derilerin yerine konmasıdır. Bunun için üst göz kapağından deri almak gerekebilir. Bu ameliyat sırasında gözün saydam tabakasına zarar verilme ihtimali de var. Bu insana olmayacak bir şey gibi gelse de ameliyatın sivri ve keskin aletler ile göze çok yakın yapıldığını ve az da olsa bir riskin her zaman olabileceğini düşünmekte fayda var.

2010 Estetik Operasyonlar

28 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

yağ aldırma

2010′da En Çok YaÄŸ Aldırılacak

Ekonomik krize rağmen estetik operasyonların azalmadığını öğrenince merak ettik. Acaba 2010 yılında estetikte ne gibi yeniliklerle karşılaşacağız? Uzmanlar gelişen teknolojinin de sayesinde en çok yağ aldırma operasyonlarının artacağı konusunda hemfikir

Kadın veya erkek hiç fark etmez. 21′inci yüzyıl bireyleri olarak yadsınamayacak bir gerçek var: “Görüntü” çağında yaşıyoruz. Herkesin istediÄŸi ise gerek fiziki özellikler gerekse giyim tarzıyla daha “güzel” görünmek… GeliÅŸen teknoloji bize bu isteÄŸi yerine getirebilecek kadar geniÅŸ imkânlar sunuyor. Dolayısıyla dokularda sarkma problemi, elastikiyet kaybı, kırışıklıklar ile baÅŸ gösteren “yaÅŸlılık” korkulu rüya olmaktan çıkıyor.

“Lazerle yaÄŸ aldırma 2010 yılına damgasını vuracak”

Estetik uzmanları, günümüzde en yaygın estetik yöntemlerinin ameliyatsız yani aÄŸrısız ve anestezisiz operasyonlar olduÄŸunu söylüyor ve ekliyor: “Özellikle botoks uygulamaları çok fazla talep gördü ve görecek de. Ayrıca sigaranın ciltte bıraktığı hasar dolayısıyla cilt yenileyici yoÄŸun ışık terapileri çok fazla uygulanacak.” yeni yılın en trendi operasyonu için de ÅŸunlar söyleniyor: “2010 yılına lazerle yaÄŸ aldırma yönteminin damga vuracağını düşünüyoruz.

Fransız plastik cerrahları tarafından uygulanan bu yöntemle yanaklar, çene altı, boyun, üst kollardaki sarkma ve karın, bel, göğüs, diz içleri, basen bölgelerindeki lokal yağlanma problemleri tek seansta bile normal limitlere

Problemli bölgelere öncelikle lokal anestezi yapılıyor, ardından 1 mm kalınlığında kanül problemli bölgelere sokuluyor. Bu bölgedeki yaÄŸlar diod lazerin gücü ile ortalama yirmi dakikada parçalanıyor, diÄŸer yandan da daha yüzeysel çalışma ile cilt içeriden sıkılaÅŸtırılıyor. iÅŸlemden sonra aÄŸrı olmadığı için kiÅŸi normal hayatına kısa sürede dönebiliyor. Uygulamadan iki ay sonra ise sonuç fark edilir seviyede görülüyor.”

“Liposuction ve meme büyütmenin 2010 yılında da çok talep göreceÄŸini düşünüyorum”

Ekonomik koÅŸulların zorlaÅŸmasına raÄŸmen estetik operasyonlarda 2000 yılına göre % 59 artış oldu” diyen uzmanlar son yıllarda daha az müdahale gerektiren botoks, dolgu, yüzeysel peeling, mikrodermabrazyon gibi medikal estetik uygulamalarda ciddi bir artış olduÄŸunu öğreniyoruz. Bunda özellikle hastaların kısa sürede günlük iÅŸlerine dönebilmeleri ve anestezi almamalarının etkisi büyük…

2009 yılında en çok liposuction (cilt altındaki yaÄŸların bir kanül ve güçlü vaku sistemi kullanılarak uzaklaÅŸtırılması) ve meme büyütme operasyonunun yapıldığını ve 2010 yılında da çok trendi olacağını söyleyen uzmanlar ekliyor: “Liposuction’da yıllar içinde kullanılan kanüllerin boyut ve ÅŸekli geliÅŸtirilerek artık sadece 1-2 milimetrelik bir delikten yaÄŸlar alınmasını saÄŸlayan mikrokanüller kullanılmaya baÅŸlandı.

Mikrokanüllerle yapılan bu iÅŸlemde tüm yaÄŸ kompartımanları üzerinde detaylı çalışma mümkün olduÄŸu için cildin altında bir hasara yol açmadan iÅŸlem tamamlanabilir. Hastaların çoÄŸu bir iki günde düzelmeleri fark eder ve aynı gün evine gidebilir. Ayrıca meme büyütme de liposuction da sedasyon adı verilen hafif uyku hali ve lokal uyuÅŸturma ile genel anesteziye ihtiyaç duymaksızın rahatlıkla yapılabilmekte.”

Ünlülerin Estetiğe Bakış Açısı

28 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

estetik ünlüler

Siren Ertan Çarmıklı “Kendine özen göstermek önemli bir meziyettir”

Cemiyet hayatının güzel ve bakımlı kadınlarından Bin olan tasarımcı Siren Ertan Çarmıklı estetik hakkındaki düşüncelerini ÅŸu sözlerle dile getiriyor “Estetik operasyona, kiÅŸinin saÄŸlık, fizikle ilgili nedenlerle ve ruhen ihtiyacı varsa bunu tıpkı diÄŸer ameliyatlar
gibi normal görüyorum. Hele ki operasyon kendinize güveninizi artıracak ve bu da bakışlarınıza yansıyacaksa yaptırmalısınız. Benim güzellik anlayışımda ‘güzel bakmak’ da önemlidir.

Ama her fonuda olduÄŸu gibi bence estetikte de aşırıya kaçmamak gerekir. Çünkü benim için aynı zamanda ‘doÄŸallık’ güzelliÄŸin en önemli unsurudur. MesleÄŸimi de içine katarak şöyle bir yaklaşımda bulunabilirim; kendine&en göstermek önemli bir meziyettir, insanın kendisine ve çaresine saygısıdır, ancak giyiminiz gibi estetiÄŸiniz de ’sonradan olma ve zorlama’ gibi durmamalıdır.”

Begüm Åžen ” Åžu andaki görüntümle mutluyum”

Fenerbahçe Kulübü eski baÅŸkanı Ali Åženin güzel ve alımlı gelini Begüm Åžen bugüne kadar hiç estetik operasyon yaptırmadığını söylüyor ve ekliyor: “Åžu andaki görüntümle mutluyum ve estetiÄŸe gerek duymuyorum. Ama yirmi sene sonra cildimin beni nereye kadar götüreceÄŸini, o görüntümle ne kadar mutlu olacağımı bilmiyorum. O yüzden ‘Kesinlikle estetik olmamalı’ diye bakmıyorum ” Ayrıca Åžen güzelliÄŸinin sırrını ‘pozitif olmak’ ve ‘gülümsemek’ olarak yorumluyor.

Nil Bentürk “Estetik Operasyonları yaptıranları hiç yadırgamıyorum”

Davetlerde her zaman şık ve bakımlı görüntüsü ile dikkat çeken Nil Bentürk bügüne kadar estetik operasyon yaptırmadığını ama ileride gerekirse yaptırabileceğini söylüyor ve ekliyor:

“Estetik operasyonları yaptıranları hiç yadırgamıyorum Teknoloji ve tıp, insanların güzelleÅŸmesi adına çeÅŸitli olanaklar sunuyorsa bizimde bu imkanlardan yararlanıyor olmamız büyük bir ÅŸans. Neden faydalanmayalım ki? Ama kiÅŸinin doÄŸal ifadesini, bakışını bozan abartılı estetik operasyonlara da karşıyım.”

Botoks ile Terleme Tedavisi

24 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

botoks terleme sorunu

Herkez tarafından şikayet sebebi olan terleme sorunu bir çok insanda görülen fiziksel bir olaydır. Bazı insanlarda da aşırı olarak gözlenen terleme sorunu kişinin sosyal hayatını etkileyecek seviyelerde sorunlar yaratır. Öyle ki birileriyle tokalaşmaya özel bir gecede bulunamaya bile çekingenlikle yaklaşan bu kişiler bu sorunla ilgili psikolojik kaygılar yaşarlar.

Genel olarak tüm vücut hatlarında görülebilen terleme sorunu özellikle ellerde, ayaklarda ve koltuk altlarında yoğun bir şekilde hissedilir.

Botox’un terleme tedavisindeki iÅŸlemi gayet basit… Her iki koltuk altında yaklaşık 15′er cm karelik alan terlemenin oluÅŸtuÄŸu alan… Bu alan eskiden eÅŸit olarak botoks enjeksiyonları ile desensitize edilir ve terleme oldukça azaltılırdı. Yeni uygulamada ise özel bazı maddeler koltuk altına sürülerek noktasal terleme noktaları bulunuyor ve çok daha az botoks kullanılarak daha uzun süreli ve daha baÅŸarılı olunuyor.

Botoks koltuk altında normal uygulamalarda olduÄŸundan biraz daha az için etkili… Yaklaşık 4-6 ay fakat farklı tekniklerde bu süre 8 aya kadar çıkarılabiliyor.

Terleme azalıyor fakat bir ölçüde devam ediyor. Terlemenin kişiyi rahatsız eden fazla bölümü azaltılıyor. Dolayısıyla terleme mekanizması zarar görmüyor ve başka bölgelerde terleme gerektiği kadar devam ediyor.

Botoks kas spazmları ve nörolojik hastalıklarda çok daha yüksek dozlarda 20 yıldır kullanılan bir ilaç ve tüm etkileri yıllar içinde görüldü. Estetik cerrahide kullanılan dozlar gerçekten çok küçük ve sağlıklı.

Bu tür bir işlemleri sosyokültürel düzeyi yüksek ve sosyal ortamında koltuk altı terlemesinden ve özellikle kokudan rahatsız olan hastalarımız yaptırıyor.

Tüm estetik cerrahi uygulamaları gibi insanlar başarılı sonuçları gördükçe daha çok talep ediyorlar.
Medikal estetik cerrahi uygulamalarının çoğunda olduğu gibi etki süresinin ve şeklinin farklı olduğu hastalarda var.

Botoks bazı kas sınır bağlantı noktası hastalıkları ve bazı antibiyotikler ve ilaçlar kullanılırken doktora bilgi verilmeden yapılmamalıdır.

Yaşlanma Sürecini Geciktirin

17 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

yaÅŸlanma

Kadınlar artık yaÅŸlanmaktan kilo almak kadar çok korkuyor… Dudak etrafındaki kırışıklar, yorgunluktan ileri gelen sarkmalar, genetik göz çevresi kırışıklıkları ya da yaşın İlerlemesiyle birlikte cildin nem kaybetmesi sadece orta yaÅŸ ve üst kadınların deÄŸil, gençlerin de korkulu rüyası. Her ne kadar uzmanlar saÄŸlıklı bir ÅŸekilde meydana gelen kaçınılmaz deÄŸiÅŸimlerin kadına farklı bir cazibe kattığının altım çizseler de, ne yazık ki feminen içgüdüler ile bu düşünceye sadık kalınmıyor.

Annelerimizin, anneannelerimizin kaçınılmaz olarak yaÅŸadıkları olaÄŸan deÄŸiÅŸimleri, artık geliÅŸen teknolojiyle birlikte geciktirmek mümkün! Vücudu dış etkenlere karşı koruyan organ olarak adlandırılan cildimiz, diÄŸer organlarımız gibi zamanla yaÅŸlanmakta…

Aileden kalıtım yoluyla alınan yapısal özellikler, nemsizlik, güneş ve hava kirliliği gibi birçok neden de derinin bu yaşlanma sürecini hızlandırıyor. Bu etkenlerin tamamen yok olmasını engelleyemesek de, çeşidi bakım kürleri, kremler ve medikal estetik yöntemleriyle yaşlanma belirtilerinin daha geç meydana gelmesini sağlayabiliriz. Tabii bunlarla birlikte çok erken yaşta rutin bakımlara da önem vermek gerekiyor.

Cilt üzerine birçok araÅŸtırması bulunan Dermatolog Dr. Buket Pençe, yaÅŸlanmayı geciktiren uygulamalara baÅŸvurmadan önce bu belirtilerin neden meydana geldiÄŸini anlamanız gerektiÄŸinin altını çiziyor ve ekliyor; “Deri yaÅŸlanırken incelmekte, nemi azaldığından kurumakta, renk yapan hücreleri azalmakta, bağışıklık sistemi zayıfladığından zona gibi enfeksiyonlar ve deri kanserleri daha çok görülmekte. Deriyi yaÅŸlandıran en önemli faktöre yani güneÅŸe ve yapay
bronzlaÅŸtmcılara (solaryum) fazla maruz kalanlarda ise kolagen lifler azalıp parçalandığından cilt kırışmakta, kuruduÄŸu için daha çok kaşınmakta, çiller, açık ve koyu renk güneÅŸ lekeleri artmakta, deri esnekliÄŸini kaybetmekte, kılcal damarlar geniÅŸlemekte, deri kızarmakta, daha kolay morarmakta ve iyileÅŸmesi yavaÅŸlamakta.”

Genetik Yaşınızı Hesaplayın

Cildimiz dış etkenlerden en çok zarar gören organımız…. Her ne kadar çeÅŸitli uygulamalarla dış etkenlerin verdiÄŸi zararı en aza indirgesek de, koruma sürecine erken yaÅŸlarda baÅŸlamamız da gerekiyor. “Gençlerin yaÅŸlanmayı geciktirmek için atmaları gereken ilk adım buna neden olan etmenlerden uzak durmak olmalı. En önemlisi de cildi güneÅŸten en iyi ÅŸekilde korumak…

Gençler Estetik Olmaktan Korkmuyor

17 Mart 2010 | E-Posta | digg it | trackback | comment RSS feed
Yorum yok Yazan admin
Kategorisi Plastik Cerrahi Haberleri

estetik

Büyük göğüslerimin hiçbir zaman kötü durduÄŸunu düşünmedim ama 24 yaşıma geldiÄŸimde beni rahatsız etmeye baÅŸlamışlardı. Önce sırtımda, belimde ve boynumda aÄŸrılar baÅŸladı, ardından da göğsümde bir kist çıktı. Doktora gittiÄŸimde büyük göğüslü kadınlarda kist oluÅŸumunun daha riskli olduÄŸunu öğrendim. Zaten uzun zamandır maÄŸazalarda kendime uygun sutyen ve bikini bulmakta zorluk çekiyordum. Bunun saÄŸlık açısından da zararlı olduÄŸunu öğrenince göğüslerimi küçülttürmeye karar verdim. Ameliyat sonrası beni görenler göğüslerimi küçülttürdüğümü anlamadılar bile, herkesin tepkisi ‘Ne kadar zayıflamışsın’ oldu. Åžimdi düşünüyorum da, eÄŸer küçülttürmeseydim hamile kalınca her ÅŸey daha da zor olacaktı.

Ameliyat olmak aldığım en doÄŸru karardı” diyor adını açıklamak istemeyen 25 yaşındaki M .T. Konu estetik ameliyat olunca genellikle orta yaÅŸ ve üstü kadınların kusurlarını yok etmek, yaÅŸlanma belirtilerini ortadan kaldırmak için baÅŸvurdukları yöntemler akla geliyor. Oysa bilinen cerrahi operasyonlar sadece fiziksel rahatsızlıklar için deÄŸil, saÄŸlık sorunları için de oldukça etkili açılımlar sunuyor.

Bu nedenle estetik uygulamalarda ciddi bir artış yaÅŸandığı gözleniyor. Plastik cerrahi üzerine araÅŸtırmalar yapan American Socicty of Plastic Surgeons (ASPS), 2002 yılından günümüze, 13 ile 19 yaÅŸ arası estetik ameliyat yaptıran gençlerin sayısının iki katına çıktığını, yapılan 244 bin ameliyattan 47 bininin burun, dokuz bininin ise göğüs ameliyatı olduÄŸunu açıkladı. Bu ameliyatlardan bazıları saÄŸlık sorunlarından dolayı, bazıları ise toplumdan dışlanmamak adına uygulandı. Dünyanın önde gelen estetik cerrahlarından Alan Engler, yazdığı makalelerden birinde; “YetiÅŸkinler yaÅŸlarını daha genç göstermek için estetik ameliyatlara baÅŸvururken, gençler topluma uyum saÄŸlamak ya da daha da güzel görünmek için ameliyat yaptırıyorlar” diyerek gençlerin estetiÄŸe baÅŸvurma nedenlerini açıklıyor.

ESTETİK AMELİYATLARIN PSİKOLOJİK BOYUTU

Peki estetik müdahalelerin ardında gizlenen gerçek nedir? Bu bir psikolojik sorun mudur yoksa daha mutlu hissetmek adına baÅŸvurulan saÄŸlıklı bir ihtiyaç mıdır? Davranış Bilimleri Enstitüsünde Klinik Psikolog olarak çalışan AyÅŸegül Kalem; “Gerekli ya da gereksiz estetik ameliyat geçiren her kiÅŸinin bu isteminin altında yatan ‘psikolojik problemi olduÄŸu düşüncesinin gerçeÄŸi yansıtmadığı kanısındayım. Önemli olan, kiÅŸileri böyle bir deÄŸiÅŸiklik kararına götüren motivasyon kaynaklarına inebilmek… Daha biçimli bir burunla aynaya baktığında, kendini daha iyi hisseden birinin, böyle bir ameliyat yaptırması o kiÅŸinin illa ki kendiyle barışık olmadığını ya da özgüveniyle ilgili bir sıkıntısı olduÄŸunu göstermez.

Sayfalar: ◄ 1 ... 5 6 7 8 9 ... 39 ►

stumbleupon

techme


Yeni Yazılar

  • Kendi Yağınız İle Gençlesin
  • Masa Başında Çalışmak Kilo Aldırıyor
  • Meme Kanserinde Hayat Kurtaran Bir Adım
  • Lazer lipoliz (smartlipo)
  • 30′lu YaÅŸlara İlk Estetik DokunuÅŸlar
  • Aging Management Estetik Uygulaması
  • SoÄŸuklar Cildinizi Bozmasın
  • Kadın Beslenmesi
  • DoÄŸum Sonrası Depresyon
  • Lazer Epilasyon

Çok Okunanlar

  • Uçuk Nasıl Geçer
  • Estetik Doktorlara Hastalardan Sorular
  • Göz Altı Morlukları ve Tedavisi
  • Kepçe kulak EstetiÄŸi Fiyatları
  • YaÄŸ Aldırma EstetiÄŸi - Liposakşın
  • Çarpık Bacak ve Estetik Tedavi
  • Ben Aldırma Tedavisi
  • Estetik Operasyon Ücretleri
  • Estetik Video Görüntüleri
  • Estetik Maliyeti

Kategori

  • Aesthetic Plastic Surgery
  • DiÅŸ EstetiÄŸi Uygulamaları
  • Estetik Güzellik Bilgileri
  • Estetik YaÅŸam Bilgileri
  • Hastalardan Bilgiler
  • Lazer Epilasyon Uygulamaları
  • Plastik Cerrahi Ameliyatları
  • Plastik Cerrahi DerneÄŸi
  • Plastik Cerrahi Fiyatları
  • Plastik Cerrahi Haberleri
  • Plastik Cerrahi Hastalardan Bilgiler
  • Plastik Cerrahi Resimleri
  • Plastik Cerrahi Videolar
  • Plastik Cerrahi İstanbul
  • Plastik Cerrahlar
  • Saç Ekimi Uygulamaları

Yeni Yorumlar

  • sevgi in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • cemre in DiÅŸ Teli Ücretleri FiyatlarÄ…
  • aylin in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • derler in Sakal Çıkarma Yolları
  • yanaksorunsali in Dolgu Maddesi Enjeksiyon Fiyat…
  • Funda in Göz Altı Morlukları ve Teda…
  • Anonym in Estetik Doktorlara Hastalardan…
  • Unhappy in Kepçe Kulak Yapıştırıcıl…
VN:D [1.9.13_1145]
Derecelendirme: 10.0/10 (100 votes cast)
VN:D [1.9.13_1145]
BeÄŸenme: +100 (100 votes)
Barkod, 10.0 out of 10 based on 1000 rating

ArÅŸiv

  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • AÄŸustos 2011
  • Temmuz 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Åžubat 2011
  • Ocak 2011
  • Aralık 2010
  • Kasım 2010
  • Ekim 2010
  • Eylül 2010
  • AÄŸustos 2010
  • Temmuz 2010
  • Haziran 2010
  • Mayıs 2010
  • Nisan 2010
  • Mart 2010
  • Åžubat 2010
  • Ocak 2010
  • Aralık 2009
  • Kasım 2009
  • Ekim 2009
  • Eylül 2009
  • Haziran 2009
  • Mayıs 2009
  • Nisan 2009
  • Mart 2009
  • Åžubat 2009
  • Ocak 2009
  • Aralık 2008
  • Kasım 2008
  • Ekim 2008
  • Eylül 2008
  • Nisan 2008
  • Aralık 2007

Plastik Cerrahi | Plastik Cerrahi Haberleri | Estetik Ameliyatlar | Plastik Cerrahi Videoları | İletiÅŸim | Plastik Cerrahi Fiyatları | Plastik Cerrahi Resimleri | Plastik Cerrahi DerneÄŸi
Lazer Epilasyon Uygulamaları | Diş Estetiği | İstanbul Estetik Cerrahi | Lazer Epilasyon Uygulamaları | Plastik Cerrahi Hastaları | Saç Ekimi
Burun Estetiği Resimleri | Sitemap | Gizlilik Sözleşmesi