Estetik girişim isteyen pek çok kişide iğneye, lokal anesteziye ya da
yapılacak basit bir işleme karşı bir panik havası olduğunu farkediyorum.
Mantıklı bir nedeni olmayan bu duygu durumu, ortamı germekte ve kişiyi keyif
alması gereken bir işten alıkoymaktadır. Bu panik hali mitolojik öykülerde geçen
Pan’ı bana hatırlatır.
Tanrıların habercisi Hermes’in Penelope adlı periden bir oğlu olur. Kırların
tanrısı olacak bu çocuğa Pan ismi verilir. Pan çeşitli mitolojik öykülerde
farklı roller alırken; günümüz popüler kültürü ile bağlantılı pek çok atıfın
sahibidir. Pan insanların karşısına aniden çıkar, onlarda panik, korku ve dehşet
yaratır. İnsanların farklı nedenlerle yaşadığı panik olarak adlandırılan duygu
durumu Pan’ dan türetilmiştir.
Pan’ın korkunç bir çığlığı vardır ve bunu duyan kuşlar korkuyla havalanır,
hayvanlar inlerine girer ya da kaçacak delik ararmış. Pan’ın neden çığlıklar
attığına gelince, kavuşamadığı aşkı Syrinks yüzünden ya da tanrılar arasında tek
ölümlü olması yorumları yapılır.
Bedeni kıllarla kaplı, iki boynuzu olan yarı teke yarı insan görünümünde olan bu
tanrı, kadınlara düşkündür. Güzel perilerin peşinden koşar, bazen onlara aşık
olur. Syrinks adlı periye aşık olur ve onu kovalar; ancak peri yakalanmamak için
sazlara dönüşür. Pan sazlardan yedi tanesini keser, onları yanyana uzundan
kısaya doğru birleştirir. Romantik melodiler çıkaran Pan flüt doğmuştur.
Ay tanrıçası Selene’yi bile ayartır. Pan’ın Pitis adında bir periye de âşık
olduğu, perinin kaçmak için çam ağacına dönüştüğü anlatılır. Pan, Eko olarak
bilinen, periyle de bağlantılıdır. Bir versiyonda Eko’yu öldürttüğü, perinin
parçalarının etrafa dağıldığı ve insanların söylediği son kelimeleri
tekrarladığı anlatılır. Pan özellikle Maenad adı verilen çılgın kadınlarla
birlikte olur. Günümüzde azgın teke sendromu olarak geçen ileri yaşına rağmen
kadınlara düşkün erkekleri tanımlamak için kullanılan terimin, bu şehvetli teke
ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum.



