
Reklamların tüketme arzumuzu tetiklemesi ve bize yansıttığı hayatların özendirici olması kadar, sunduÄŸu ‘kusursuz güzellik’in pek çok insan tarafından ulaşılması gereken hedef haline getirildiÄŸi bir gerçek. Her ne kadar gerçekdışı ölçüleri yansıtsa da…
İşte bu yüzden ingiltere’de plastik cerrahlar reklamlarda özellikle büyük göğüslü kadınların görünmesine savaÅŸ açmış durumdalar. Guardian’ın haberine göre, kadınlardan göğüslerim anatomik olarak imkansız ölçülerde büyütme talebi aldıklarını ifade eden cerrahlar, Britanya Plastik Cerrahi Uzmanları DerneÄŸi çatısı altında baÅŸlattıkları kampanya ile bu eÄŸilime son vermek istiyorlar. Dernek, reklamlarda yayımlanan photoshop’la deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ görüntülerin gerçeÄŸi yansıtmadığını kadınların anlaması gerektiÄŸini vurguluyor. Bugüne kadar metroda gösterilen bir reklamı yayından kaldıran dernek, bunun gibi birçok reklam olduÄŸunu ve bunların yasaklanması için elinden geleni yapacağını açıklıyor.
Her ne kadar plastik cerrahinin geldiği son noktaya bakınca bir insanın başta aşağı yenilenmesinin mümkün olduğunu görsek de, cerrahi işlemle, reklamlarda karşılaştığımız, photoshop programıyla fazlalıklarından tamamen arınmış, pürüzsüz cilde sahip kadın ve erkek görüntüsüne ulaşılamıyor.
Dolayısıyla estetik ameliyat için ölçü reklam güzelleri değil, her insanın kendi vücut yapısına göre gidebileceği son nokta. Plastik cerrahlar, bilgisayar programları sayesinde, kendilerine güzelleşmek için gelenlere varılabilecek sonucu gösterebiliyorlar. İşte bu noktada yaşanabilecek tatminsizlik, karşılanamayacak yüksek beklentiler ve varılabilecek sonucun ortada olmasına rağmen, imkansızı isteme durumu, bizi plastik cerrahi ile psikiyatri arasındaki bağlantıyı sorgulamak için şu soruyu sormaya itti: Tıbben haklı hiçbir gerekçesi olmadığı halde tekrar tekrar ameliyat olmak istemek, kendinden hiçbir zaman memnun olmamak bir psikiyatrik bozukluk belirtisi midir?
“KENDİYLE BARIÅžIK OLMAYAN İNSAN MUTSUZ OLUR”
İstanbul Üniversitesi CerrahpaÅŸa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Musa Tosun, estetik ile ruh saÄŸlığı arasındaki iliÅŸkiyi şöyle açıklıyor: “SaÄŸlıklı olmak, fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak kendini iyi hissetme hali olarak tanımlanır. Bu yaklaşıma göre insanın saÄŸlıklı ve mutlu olabilmesi için bedeniyle, kendi iç dünyasıyla ve çevresiyle barışık olması gerekir. Her ÅŸeyin başı saÄŸlık deriz ama çoÄŸu zaman saÄŸlıklı olmanın mutlu olmak için yeterli olmadığına ÅŸahit oluruz. Para sıkıntısı olmayan, iyi bir sosyal çevrede yasayan, herkesin güzelliÄŸine ya da yakışıklılığına hayran olduÄŸu bir genç kız veya delikanlı ‘mutsuzluk acısı’ içinde kıvranırken, bir ayağı kısa olduÄŸu için topallayarak yürüyen, sırtına çöp kutularından topladığı kağıt balyasını yüklenmiÅŸ, bir yandan kir pas içindeki eline aldığı bir elmayı çarpık diÅŸleri ile ısırırken, bir yandan da ÅŸansı yaver gittiÄŸi için daha fazla toplayabildiÄŸi kağıtları satacağı yere doÄŸru aceleyle giden ve çok mutlu olan genç kız ya da delikanlıları görürüz.
Anlarız ki her ÅŸey kiÅŸinin kendine ve çevresine nasıl bakağına, kendisi ve çevresini nasıl algıladığına baÄŸlıdır. Estetik ve ruh saÄŸlığı da böyledir. Her insan kendi bedenini güzel hissetmek ister ama güzelin ne olduÄŸu da her insana göre deÄŸiÅŸir. Kendisi ile barışık olan ve dünyadaki milyarlarca kiÅŸiden farklı olmanın kendini orijinal kılan, kendine has özellik olduÄŸunu düşünen kiÅŸi mutlu olurken, burnunu beÄŸenmeyen, boyum neden böyle, kilom neden şöyle diye isyan eden kiÅŸiler mutsuz olurlar.”
Psikolojide ‘beden imajı’ denen, bedenimizle ilgili algılamalarımızın ve kendi bedenimize yüldediÄŸimiz anlamın çok önemli olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Tosun, bunun kendimizle banşık olup olmamamıza yol açabileceÄŸini ifade ediyor. Beden imajındaki sorunların, bazen ortalamanın üzerinde güzelliÄŸe sahip bir kadının yüzündeki çok önemsiz yara izini abartılı bir kusur olarak algılayıp utanmasına yol açabileceÄŸini ve ruh saÄŸlığını bozabileceÄŸim anlatıyor.
DOKTOR BENİ BU FOTOĞRAFTAKİNE BENZET!
Kendinde fiziksel olarak bir yetersizlik gören ya da çevresi tarafından göze çarpan kusurlarından rahatsız olan kiÅŸi, bunun düzeltilmesini isteyebilir. Gerek plastik cerrahlar gerekse de psikiyatrlar, bunun normal bir davranış olduÄŸu konusunda hemfikirler. Ancak bizim için sorgulamayı gerektiren konu, estetik ameliyatlara doymamanın ve elinde ünlülerin fotoÄŸrafıyla plastik cerraha baÅŸvurup onun gibi olmak istemenin ruhsal bir hastalık belirtisi olup olmadığı. “BaÅŸkası gibi olmak ya da baÅŸkasına benzemek için ameliyat olma isteÄŸinin saÄŸlıksız bir yaklaşım olduÄŸunda tereddüt yoktur” diyor Prof. Dr. Tosun. “Plastik cerrahların bu tip isteklerle basa çıkması da mümkün deÄŸildir. Çünkü büyük ihtimalle o kiÅŸi, ameliyatın sonucundan memnun olmayacak ve yeni bir ameliyat isteyecek ya da doktorunu suçlayacaktır.”
“AMELİYAT EDİLMEYECEK HASTA DIÅž GÖRÜNÜŞÜNDEN BELLİDİR”
Estetik cerrahi uzmanları, elinde fotoÄŸrafla gelen hastayı diÄŸer hastalardan daha iyi analiz etmek gerektiÄŸine inanıyorlar. Meme, ardından karın, daha sonra yüz operasyonu gibi sonu gelmeyen isteklerle gelen ve fotoÄŸrafta gösterdiÄŸi uzvun aynısı yapılsa bile memnun olmayan hastaları önceden fark eden ve bu gruptaki hastaları ameliyat etmemeyi tercih eden uzmanlar, “Bunun dışında ruh saÄŸlığı yerinde, ne istediÄŸini bilen insan görüntüsü olan ve derinlerdeki problemi çok kolay algılayamadığımız bir hasta grubunu nazik bir ÅŸekilde psikiyatriste yönlendirmeye çalışıyoruz” diyorlar. Bu tip hastaları tecrübelerine dayanarak, dış görünüşünden, konuÅŸmasından, oturup kalkmasından, hatta kapıdan içeri giriÅŸinden bile anlayabildiÄŸini anlatan uzmanlar, özgüveni düşük, anksiyetesi yüksek, paranoyak ve korkak bir kiÅŸiliÄŸi olan ya da prosedürü çok sorgulayan ve beklentisi çok yüksek olan hastaları, ameliyat etmekten kaçınılan hasta grubu olduÄŸunu vurguluyorlar.
“SİZİ AMELİYAT .. EDEMEM ÇÜNKÜ “
Plastik cerrahların bariz ruhsal sorunları olan kiÅŸileri tanımakta zorlanmadıklarını söyleyen psikiyatrist Musa Tosun, “Zorluk, normal görünümde olan kiÅŸilerin, normale benzeyen isteklerini deÄŸerlendirmede yaÅŸanır. Bu konuda dikkatli olunması ve en küçük tereddüt hasıl olduÄŸunda psikolojik deÄŸerlendirmeye öncelik verilmesi gerekir” diyor.
Uzmanlar, kendisine estetik ameliyatı olmak için gelen hastasını psikiyatra yönlendirmesi gerektiÄŸini fark ettiÄŸinde, anlatmak için izlediÄŸi yöntemi şöyle ifade ediyor: “Gerçekten psikolojik sorunu olduÄŸunu düşündüğüm insana onu ameliyat etmeyi reddetmeyi dolaylı olarak anlatırsam olmaz. ‘Sizi ameliyat etmek istemiyorum çünkü siz en iyi ameliyat neticesinden de memnun kalmazsınız. Çünkü sizin beden dismorfik bozukluÄŸunuz, yani vücut algınızda bir bozukluk var. Sizi bir psikiyatriste yönlendireceÄŸim. EÄŸer psikiyatrist arkadaşım benim yanıldığımı söylerse sizi seve seve kabul edeceÄŸim’ diyoruz.”
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Cetinkale de estetik ameliyat için gelip, olmayacak istekte bulunan kişileri zaman zaman psikiyatrik konsültasyona gönderdiklerini vurguluyor ve bir örnek
veriyor: “BoÅŸanmış ya da boÅŸanma aÅŸamasında olan biri gelip estetik ameliyat olmak istiyorum diyor. Sosyal durumunu bilmiyorsunuz ama gerginliÄŸinden, ifadelerinden neyi istediÄŸini ifade etmesindeki güçlükten baÅŸka problemlerin var olduÄŸunu algılayabiliyorsunuz.” Prof. Dr. Çetinkale’nin bu tip hastalar için uyguladığı yöntem, onlara gerçekten bu ameliyatı isteyip istemediklerini düşünmeleri için belli bir süre vermek Pek çok kiÅŸinin bu zaman zarfında fikrinin deÄŸiÅŸtiÄŸini belirten Prof. Dr. Cetinkale, ısrar edenleri ise psikiyatrik yardım için psikiyatriste yönlendirdiÄŸini vurguluyor.
HAYALİ KUSUR YARATMA HASTALIĞI
Tıp, genellikle ergenlikle baÅŸlayan ve kiÅŸinin bedeniyle ilgili hayali bir kusur yaratmasına dayanan ‘dismorfobi’ ya da ‘beden dismorfobik bozukluÄŸu’nun, tedavi edilmesi gereken, psikiyatrik bir hastalık olduÄŸunu açıklıyor. ABD nüfusunun yüzde birinde rastlanan bu hastalık, genellikle gizli kalan bir hastalık olarak tanımlanıyor.
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç Dr. Hakan Atalay. bu hastaların sıklıkla aşırı aynaya bakma veya fark edilen kusuru saklama giriÅŸimleri olduÄŸunu anlatıyor. “Dismorfobili hastalar, kırışıklıklar, yara izleri, damar lekeleri, ten rengindeki solukluk veya kızarıklık, ödem, akne veya diÄŸer lezyonlar, yüzde asimetri veya orantısızlık, saçın inceliÄŸi veya yüzdeki aşırı kıllanma gibi yüz ve baÅŸtaki hayali veya abartılmış kusurları olduÄŸunu düşünürler. Hastaların hemen hemen tümü sosyal ve mesleki ortamlardan kaçınırlar. Hatta abartılmış kusurları nedeniyle alaya alınma endiÅŸeleri yüzünden evden çıkamaz hale gelirler” diyor.
GÖRÜNMEMEK İÇİN İSTİFA BİLE EDERLER
Bu hastaların beÅŸte birinde intihar eÄŸilimi görüldüğünü ifade eden Dr. Atalay, kimlerde dismorfobi görüldüğünü şöyle açıklıyor “ÇoÄŸu zaman bekar veya boÅŸanmış kiÅŸilerdir. Toplumsal becerileri eksiktir, iliÅŸkilerinden memnun deÄŸildirler. BirçoÄŸunun kendilik imgesi kötüdür ve beden imgesinde bir deÄŸiÅŸikliÄŸin kendilerine verdikleri deÄŸeri artıracağına ve hayatlarını belirgin bir ÅŸekilde düzelteceÄŸine inanırlar. Kendilerini baÅŸkalarıyla kıyaslarlar ve gerek aileden, arkadaÅŸlardan gerekse de hekimlerden görünüşlerine dair sürekli güvenceye ihtiyaç duyarlar. Bu hastalar genellikle obsesif, utangaç, çekingen karakterdedirler. Bedenleri ile ilgili eleÅŸtirilere fazla duyarlıdırlar. EÄŸer bozukluk ergenlikte baÅŸlarsa, daha az arkadaÅŸ ve sevgili edinirler. Yaşıtlarından uzaklaşırlar. Bazı kiÅŸiler kusurlarını ayrıntılı inceleyebilmek için büyüteç kullanır ve aşırı kendine bakım davranışı sergileyebilirler. Ciddi olgularda, bireyler görünmemek için evlerini sadece gece terk edebilir veya tamamen eve kapanabilirler. İşlerinden istifa edebilir, okuldan ayrılabilir veya gizlenme giriÅŸimi nedeniyle kapasitelerinin altında çalışabilirler.”
PSİKİYATRİK VAKALAR PLASTİK CERRAHA BAŞVURABİLİYOR
Medicalpark Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Åžebnem Turhan, “KiÅŸinin baÅŸkalarına göre normal olmasına karşın çirkin, kusurlu, bozuk bir organa sahip olduÄŸunu düşünmesi ve bu düşüncenin kiÅŸinin toplumsal ve mesleki alanında bozulmaya neden olması” olarak tanımladığı beden dismorfik hastalığında; depresyon ve anksiyete bozukluÄŸunun da bir arada görÄŸlebileceÄŸini vurguluyor. “Hastalığın sebebi net olarak bilinmemesine karşın sosyal öğretiler, arkadaÅŸ etkisi, bedeninden hoÅŸnut olmama, mükemmeliyetçi kiÅŸilik yapısı, ruhsal bir rahatsızlığa sahip olma, ailevi sorunlar gibi unsurlar sayılabilir. Bu kiÅŸilerin ilk baÅŸvurdukları basamak estetik cerrahlardır” diyor.
Prof. Dr. Musa Tosun bu noktada ilk dikkat edilecek hususu, estetik ameliyat isteÄŸinin rasyonel olup olmadığına bakmak olarak açıklıyor. Boy kısalığından ÅŸikayetle bunu uzatmak için tıbbi açıdan mahzurlu önerilerle gelen, boyu çok uzun olduÄŸu ve her yerde dikkat çektiÄŸi için bacaklarını kestirip boyunu kısaltmak isteyen, yüzünde ancak yakından dikkatlice bakıldığında görülebilecek çok küçük sivilce izlerinin yok edilmesini istenenler gibi aslında çok ciddi psikiyatrik hastalıklar sebebiyle plastik cerraha baÅŸvuranların sayısı az deÄŸildir” diyor. Tedavi biçimini, bu tip vakaların önce risikolojik deÄŸerlendirmeden, ardından psikiyatrik tedavi, ilaç tedavisi ve pisikoterapiden geçirilmesi olarak açıklayan Prof Dr Tasuna göre, bunlar yapılmaz ve hastalar ameliyat edilmeye kalkışılırsa, sonuçta ne hasta, ne doktor ne de hastanın çevresi mutlu olabilir.
Yazılar: Estetik Ameliyat ve Ruhsal Durum, Estetik Cerrahi ve Psikoloji, Estetik Psikolog, Ruhsal Yönden Estetik



