
Okurumuz olan bir hasta, hayatı boyunca hep şikayetçi olduğu gıdısını aldırmaya karar verdi. Peki, ameliyat öncesinde ve sonrasında neler yaşadığını merak ediyor musunuz?
32 yasındayım ve kendimi bildim bileli belirgin bir gıdıya sahiptim. Kilo anlamında hiçbir zaman fazla sorun yasamadım, halta kendimi zayıf olarak adlandırabilirim. Ancak gıdım her zaman sabit konumunu korudu ve beni hep olduğumdan daha kilolu gösterdi. Küçük bir yüzüm olmasına rağmen yanaklarım da birazcık tombul sayılabilir. Sonuç olarak belirgin bir gıdı ve tombul yanaklar bir araya gelince yuvarlak bir yüze sahip oluyorum. Bu durumda fotoğraf çektirmeyi, profilden poz vermeyi hep reddettim. Özellikle saçlarımı topladığımda gıdım beni ciddi bir biçimde rahatsız ediyordu ve sonunda ondan kurtulmaya karar verdim, öncelikle birçok estetik uzmanı ile görüştüm, okudum, inceledim.
Estetik cerrahi alanındaki gelişmeler ve yeni tekniklere güvenerek kararımı verdim. Sonuçta yüz bölgesi söz konusu olduğu için, etrafımda estetik yaptıran birçok kişiyle de görüştüm. Doktorlarım beni dinlediler ve detaylı bir biçimde hangi yöntemi uygulayacaklarını anlattılar. Yapılacak operasyondan sonra iş ve sosyal hayatıma mümkün olduğunca çabuk geri döneceğimi söylediler. Gerçekten de işlemin hemen ertesinde bile sosyal hayatımdan hiç geri kalmadım.
İlk Estetik Ameliyatım
İlk estetik ameliyatıma giderken okula başlayan bir Öğrenci gibi heyecanlıydım. Aslında oldukça kısa sürecek bir müdahale gerçekleşecekti. Öncesinde iki cerrah birlikle gıdımdan ve yüzümün alt kısmındaki bölgeden alacakları yağın miktarını ve noktalarını belirlediler. Öncesi-sonrası fotoğrafları için çekim yapıldı. Sakinleştirici bir ilaç verildikten sonra gıdı bölgeme lokal anestezi yapıldı. Öncelikle kulaklarımın arkası ve çenemin alt kısımdan son derece küçük deliklerden incecik kanüller ile içeriye girildi İçeriye verilen sıvı ile o bölgedeki yağların alınabilir olması sağlandı.
Daha sonra Lazer cihazı devreye girdi. Bu arada ben acı hissetmeden, doktorlarımla sohbet ederek tüm yapılanları gözlemliyordum. Bana uygulanan metodta her metotta olduğu gibi bunda da aynı bölgede tekrar yağlanma olabiliyor. Uygulama sırasında yok edilen yağ hücreleri geri gelmiyormuş ancak fazla kalori alınırsa kalan yağ hücrelerinde hacim olarak artış olma riski bulunuyor. Böyle bir durum olursa işlemi tekrar yapmak gerekiyor.
Bu yöntem, vücudun basen, karın, kalça, bacak, kol, ayak bileği, gıdı gibi birçok bölgesine uygulanabiliyor. Doktorlarım, özellikle yüz bölgesinde çok başarılı sonuçlar alındığım söylediler. Tombul yanaklar ve gıdı için liposuction uygulaması tercih ediliyor. Neyse, bu kadar bilgiden sonra ben operasyonumu anlatmaya geri döneyim: önce cihazın incecik kanülleri ile biraz sıvı haline gelmiş yağlara lazer ile müdahale edilip, yağların bir kısmı alındı. Ancak boynumdaki kaslar genetik olarak gevşek olduğu için, yaşım ilerlediği zaman o bölgede oluşabilecek sarkma riskine ka¬şılık bir süre sonra eriyip kendiliğinden kaybolacak ipleri kullanmaya karar verdiler.
Bu iplerin amacı iplerin yönüne çekilen dokuların iyileşmesini sağlamak ve gergin bir cilt elde etmek. Bu bahsettiğim, çok ince misinaya benzeyen ipler de kulak arkasındaki minicik deliklerden girilerek yerleştirildi. Bu işlem sırasında acı hissettiğimi söyleyemem. Tüm işlemler bittikten sonra yaklaşık olarak dört-beş gün kadar kalacak bir bant ile çene bölgem kapatıldı. Her şey ortalama bir buçuk saat içinde bitti ve ben yürüyerek arkadaşlarımla buluşmaya gittim
Gıdım Yok Artık
ilk gün lokal anestezinin etkisi geçmeye başladıktan sonra bile sadece bir ağrı kesici ile normal hayatıma devam ettim. Ama çenemdeki bant biraz sıkı olduğu için yemekleri minicik lokmalar halinde yiyebiliyordum. Bu bandın bu kadar sıkı olmasının nedeni ise liposuction işlemi sonrasında giyilen korsenin işlevine benziyor.
Amaç müdahale edilen bölgenin şişmesini ve morarmasını engellemek. Konuşmada hiçbir zorluk çekmememe rağmen yemek yerken zorlanmam yüzünden birazcık kilo bile verdim. Ayrıca operasyon sonrasında geceleri birkaç yastık ile yatmak ve çene bölgesini fazla germemek gerekiyor.
Beş gün sonra hem çenemdeki bandın çıkartılması hem de kontrol için tekrar muayeneye gittim. Bant çıkarıldı, herhangi bir şişlik ve morarma olup olmadığı kontrol edildi. Çok hafif bir şişlik vardı ama morarma yoktu ve dolayısıyla sosyal hayatıma rahatlıkla devam edebildim. Yine de morarma olmaması için birkaç gün krem kullandım.
Bu arada yeni fotoÄŸraflarım çekildi. Bunlarla ameliyat öncesi fotoÄŸraflarım arasında inanılmaz bir fark vardı. BeÅŸ günün sonunda gıdımdan kurtulmuÅŸtum. Gerçekten gözlerime inanamadım. Birkaç gün sonra ÅŸiÅŸler tamamen yok oldu ve beni gören herkes “Sende bir deÄŸiÅŸiklik var. kilo mu verdin?” gibi beni havalara uçuran harika tepkiler veriyorlardı.
Etrafımdaki insanların olumlu yorumları sayesinde bu işlemi yaptırdığım için bir kat daha mutlu İşlem sonrasındaki bir-bir buçuk hafta içinde çene bölgemde ince çizgiler meydana geldi. Doktorum beni bu konuda önceden uyarmıştı, iyileşme sürecinin bu döneminde çizgiler görülmesinin normal olduğunu ve cildimin bir ay içinde eski halini alacağım söyledi, ince çizgiler dışarıdan bakıldığında dikkat çekmiyordu ama benim tüm ilgim bu bölgede olduğu için her gün tüm gelişmeleri yakından takip ediyordum.
Şimdi ameliyatı yaptıralı yaklaşık bir ay geçti ve dikişlerim tamamen yok oldu. Gerçi dikişlerin yerleri gizli olduğu için zaten gözükmüyordu. Bu arada tüm şişler indi ve içerideki iplerin büyük bir kısmı yok oldu. Geriye ise ortaya çıkmış bir çene ve incelmiş bir yüz kaldı. Artık aynaya keyifle bakıyorum. Maliyet olarak benim işlemim ortalama 1.500-2.500 Dolar arasında değişiyor. Ancak her hastaya özel işlem yapıldığı için birçok değişken bulunuyor.
Yazılar: Estetik Ameliyat Yaptıranlar, Estetik Olan Hastalar, Gıdı Estetiği, Yüz estetiği yaptıranlar, İlk Estetik Ameliyat



