“Horlama, yanınızda uyuyanı rahatsız eden, horlayanı da bedensel, ruhsal ve sosyal sorunlara sürükleyen bir hastalıktır” diyen Prof. Dr. Yücel Anadolu, horlama ile ilgili tüm detayları siz okurlarımız için yazdı…
- Kadın: Çok horluyorsun hayatım, gürültüden uyuyamıyorum.
- Erkek: Ben horlamam. Sen yanlış duyuyorsun!
- Kadın: Bu ses kaydına ne dersin!!!
- Erkek:!!!
- Kadın: Ben salondu uyuyacağım…
Geceleri istenmeyen bir ses olan horlama, aynı odada ya da yakınımızda uyuyanı uykudan uyandırır, horlayanın da sabah yorgun uyanmasına sebep olur. Mizahi bir boyutu da olan horlama, bazılarını güldürürken, bazılarında da uykusuz gecelerin getirdiği sağlık sorunlarını ortaya çıkarır.
AraÅŸtırmalarda, horlama sesinin 65 ile 93 dB (desibel: ses ÅŸiddeti birimi) düzeyine kadar yükseldiÄŸi: bunun da yatak odasında gece bir çöp kamyonu ya da elektrikli süpürge çalışması sırasında çıkan sese eÅŸdeÄŸer olduÄŸu saplanmıştır. Horlama, kimi zaman yan odadan duyulabilir, kimi zaman da yan daireden… EÅŸlerin yataklarını ya da odalarını ayırmasına ve bazen de boÅŸanmalara kadar giden olumsuz sosyal sonuçları vardır. Bu kötü sonuçlarla da kalmaz horlama, karşıdakini uykusuz bırakır, sinirli yapar; ama esas harabiyeti horlayanda saplarız. Yanı horlayan kiÅŸide de psikolojik ve fizyolojik bozukluklara yol açar.
Nedir Bu Horlama?
Uyku sırasında yumuşak damak ve küçük dilimizin veya boğaz-solunum yolundaki dokuların titreşmesi ve dar yerden geçen bava nedeniyle oluşan istemediğimiz bir sestir. Toplumda sıklıkla 30 yaş üstü erkeklerde görülen, ama karşı cinste, yani kadınlarda da rastlanabilen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Fazla kilolar, sigara ve aşırı alkol tüketimi, düzensiz uyku alışkanlığı, yatmadan önce yenen ağır yemekler, bozuk uyku hijyeni, altta yatan önemli faktörler olarak karşımıza çıkar. Öte yandan, anatomik ve yapısal bazı sorunlar da horlamaya sebep olan en önemli faktörler arasındadır. Bu sorunlar; burunda kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri, çocuklarda geniz eti, bademcik büyümeleri, sinüzit, küçük dil ve yumuşak damakta sarkma, dil kökünün uyku sırasında geriye kaçarak solunum yolunu tıkamasıyla oluşabilir.
Horlama Nasıl Oluşur?
Burandan rahat nefes alamayan bir birey, gece uyuduktan sonra ağızdan nefes almaya başlar. Bu sırada boğaz bölgesinde dar yerden geçen hava, burada sarkmış ve uzamış olan küçük dil ve yumuşak damağımızı titreştirir. Bu da en basit şekliyle horlama adını verdiğimiz istenmeyen sesi oluşturur. Öte yandan; boğaz bölgesindeki darlık, kalın ve kısa boyun yapısına sahip olan kişilerde ön planda olup, hava yolunun daralmasına sebep olarak, bava geçerken bu bölgeyi titreştirip horlamayı oluşturur.
Horlama, sadece istenmeyen bir ses olarak karşımıza çıkmaz. Uzun süre horlayan bireylerde, geceleri uyku apnesi adı verilen ve soluk yolunun geçici olarak tıkanmasıyla oluşan solunum durmaları da olaya eklenebilir. Kişi, kimi zaman boğulur gibi uyanır ya da hava açlığı yaşar. Bazen de yanında yalan tarafından uyandırılır.
Bu durum kanda oksijenin azalmasına ve vücutta bazı mediatörlerin salgılanmasına yol açarak, dokuların beslenmesini bozar ve yeterli enerjiyi üretmek için organlar fazla çalışır. Buna bağlı olarak da taşikardı (kalp çarpıntısı), yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, akciğer ve solunum yetmezlikleri, konsantrasyon güçlüğü, iştahsızlık, sinirlilik, gün boyu uyuklama isteği, gün boyu yorgunluk, vurgun uyanına, çocuklarda huy değişiklikleri, gece işemeleri, erişkinlerde cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık adı verilen impotens görülebilir.
Hortuma Tedavi Edilebilir mi?
Horlamanın tedavisi tabii ki var, ancak horlayan bireylerin şunu bilmeleri çok önemli. Horlama etyolojik olarak çok faktörlü bir sorun olduğu için, tedavisi uzun sürebilir ve bir kaç aşamalı olabilir. Öte yandan, öncelikle horlamaya sebep olan patolojinin nereden kaynaklandığının saplanması gereklidir. Daha sonra, bu patolojilere yönelik tedavi yöntemleri uygulanabilir.
Ancak, burada sadece doktora deÄŸil horlayana da önemli görevler düşmekledir. Kilo vermek, sigarayı bırakmak ve alkolü azaltmak ya da bırakmak, spor yapmak, saÄŸlıklı bir uyku düzeni saÄŸlamak ve yemek alışkanlıklarını düzenlemek gibi… Bunun ardından da biz hekimlere iÅŸ düşmekte…
Piyasada satılan horlama ilaçlarının, harlamaya pek etkili olamadıkları saptanmıştır. Bu sebeple horlamanın tedavisi, mekanik engeli ortadan kaldırmaya yönelik girişimler olan cerrahi yöntemlerdir: yani ameliyat.
Horlamayı yok etmek için bugüne kadar birçok cerrahi yöntem denenmiştir. Bu alandaki gelişmeler sürekli artmaktadır, Küçük dilin kısaltılması, sarkmış olan yumuşak damağın yukarı çekilmesi, dil kökünün askıya alınması, geniz eti ve bademciklerin alınması, laserle horlama ameliyatı, bu cerrahi yöntemler sadece birkaç tanesidir. Son yıllarda radyofrekansla yapılan horlama tedavisi sayesinde, kesip dikmeden ve herhangi bir yara oluşturmadan yapılan horlama tedavisi sonrası hasta, aynı gün işine gidebilmektedir. Yüksek frekanslı, insan kulağının duyamayacağı dalga boyundaki radyo dalgaları ile doku içine özel tasarlanmış, iğne şeklindeki elektrodlarla girilerek doku sıkılaştırması ve kaldırma işlemi de yapılmaktadır.
Horlama için kullanılan bir diÄŸer ve en yeni yöntem de “damaÄŸa pillar implant” uygulamasıdır. Pillar adı verilen yaklaşık bir kibrit çöpü kalınlığında ve 2 cm. uzunluÄŸunda üç adet “dakron” adı verilen malzemeden (vücudun yabancı cisim olarak algılamadığı bir madde) yapılmış implant, damaÄŸa lokal anestezi allında özel trokarı ile yerleÅŸtirilmekte ve hasla dinlendikten bir-iki saat sonra iÅŸine gidebilmektedir. Yaklaşık 15 gün sonra etkisini gösteren hu yöntemle hastanın horlaması kesilmekle ve sabahları ilaha dinç. dinlenmiÅŸ olarak uyanmakla ve yanında yutan kiÅŸinin de rahat, huzurlu, dinlendirici bir uykuya dalmasına olanak vermektedir.
Tedavi edilmediği sürece horlama: sosyal, psikolojik ve fizyopatolojik birçok soruna yol açarak bireyin yaşantısını olumsuz etkileyecektir.
Yazılar: Horlama Hastalığı, Horlama Nasıl Oluşur?, Horlama Nedenleri, Horlama Tedavisi Kesin Çözüm, Hortuma Tedavi Edilebilir mi?, Nedir Bu Horlama?





Uyku sırasında yumuşak damak ve küçük dilimizin veya boğaz-solunum yolundaki dokuların titreşmesi ve dar yerden geçen bava nedeniyle oluşan istemediğimiz bir sestir. Toplumda sıklıkla 30 yaş üstü erkeklerde görülen, ama karşı cinste, yani kadınlarda da rastlanabilen bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Fazla kilolar, sigara ve aşırı alkol tüketimi, düzensiz uyku alışkanlığı, yatmadan önce yenen ağır yemekler, bozuk uyku hijyeni, altta yatan önemli faktörler olarak karşımıza çıkar. Öte yandan, anatomik ve yapısal bazı sorunlar da horlamaya sebep olan en önemli faktörler arasındadır. Bu sorunlar; burunda kemik eğrilikleri, burun eti büyümeleri, çocuklarda geniz eti, bademcik büyümeleri, sinüzit, küçük dil ve yumuşak damakta sarkma, dil kökünün uyku sırasında geriye kaçarak solunum yolunu tıkamasıyla oluşabilir.
+1