Beyinde milyonlarca hücreyi birbirine bağlayan milyonlarca "otoyol" bulunuyor.
Bu yollar, siz her gün farklı aktivitelerin içindeyken islemeye başlıyor.
Yürümeyi düşündüğünüzde her zamanki yürüyüşünüze çıkıyorsunuz. İçki diye
düşündüğümüzde her zamanki alkollü içecekleri içiyoruz. Beynimiz daima, tam da
her zaman olduğu gibi hareket etmeniz için bir kablo ağıyla örülmüş. Bu ağ,
otoyol sisteminin kullanılmaması durumu dışında,çok nadir değişiyor. Yeni kablo
ağı yeni otoyollar) ancak yeni hareketlerin veya düşünce erin tekrarlanması
sonucu oluşabilir.
Yeni bir alışkanlık edinmenin 21 gün sürdüğü söylenirdi. Günümüzde, her gün
tekrarlanan yeni bir alışkanlık geliştirmek için 5 günün yettiği görülüyor. Ne
yazık ki, yeni alışkanlık yaratmak çok nadiren eski bir alışkanlığı ortadan
kaldırıyor. O da tam olarak kaldırılabilirse yani seçim yapmak, beyinde yeni
otoyollar oluşmuş olsa bile, her günkü karar alışlarımızda etkili oluyor. Bir
kişinin bir gün boyunca fast -food yememesini sağlamak ayrı, bunu ömür boyu
yapmamasını sağlamak ise apayrı bir şey. İnsan beyni alışık olduğu yollar
üzerinden çalışma eğilimindedir. Yani sigarayı bırakmak, daha iyi beslenmek ya
da herhangi bir davranışı değiştirmek isteyen kişi, bunun için gerekçeleri ne
kadar iyi olursa olsun her gün, haftalarca ve aylar boyunca yeni hareketi
tekrarlayıp eski yollar ile mücadele etmek zorundadır.
Statüko, işte tam da bu nedenle statükodur. Tanıdık olan yol en az direnen
yoldur. Bu aynı zamanda beynin tanıdık istek ve davranışlar dışındaki her şeye
çok kuvvetli şekilde "hayır" demesini de açıklar. Kişi bir şeyi değiştirmek için
özellikle başlangıçta çok büyük çaba harcamak zorundadır. Çünkü bu sırada
Deyinde gerçek anlamda yeni otoyollar İnşa etmesi gerekir. Bu yollar daha sonra
düzenli olarak kullanılarak güçlendirilmeli ve daha da çok kullanılarak muhafaza
edilmelidir. Bir davranışı yenmek, kişinin bilinçli bir çaba sarf etmesini
gerektirir.
Bilinçdışı, en basit anlamıyla vücudu hareket etmeye yönlendirir. Genellikle
güçlüdür ve kısa dönemde değişmesi zordur. Çünkü kural olarak bilinçdışı, beynin
derinliklerindedir ve kişinin eski hareketlerinde gizlidir; Genellikle
bilinçdışı, geçmiş benzer durumlardaki eylemleriyle uyumlu bir şekilde hareket
eder.
Bilinçdışı, şimdi ile ilgilenir. Bilinç ise geleceği düşünür. Bilinçdışı
serttir. Bilinç esnektir. Bilinçdışı negatif bilgiye karşı hassastır. Bilinç;
Pozitif bilinçdışı kalıpları, modelleri fark eder. Bilinçdışı çok sistemlidir.
Bilinç ise tek bir sistemdir. Bilinç, dikkatli olmak isterken bilinçdışı, iyi
hissetmek ve rahat olmak ister.
Bilinçdışı bilinmeyenden korkar. Daha önce yürüdüğümüz bir yere yürümek aenelde
güvenlidir. Sınırlarımızı esnetmek bilinçdışına riskli gözükür. Vücudundaki
yağlardan şikayet eden bilinçli, rasyonel " ben" değişim yaşanması gerektiğini
biliyor ama statüko yenmek içgüdülere aykırı olabiliyor. Dolayısıyla o dakikanın
ya da günün duygularını değerlendirip, beyninizin size geçerli ve mantıklı
sinyaller yollayıp yollamadığını keşfetmeksiniz ve onu yönlendirmelisiniz.
Eğer bilinçli olarak aklın, vücudun geçerli bir durum olmadığı halde mevcut
durumdan korktuğunu veya İstemediğini fark edersiniz, bunun üstesinden gelmenin
vakit alacağını bilmelisiniz. Bu korku bir dakikada, bir saat ya da bir günde
gitmeyecek. Hareketlerinizi değiştirdiğinizde, rahatlık hissine ulaşana dek bu
hareketleri her gün tekrarlamanız gerekiyor. Beynin çalışma sistemi,yapmaktan ya
da düşünmekten hoşlanmadığımız şeyleri değiştirmemize müsaade diyor. Bu,
genellikle bazen yavaş bir süreç oluyor ama değişim, devamlı hale geldiğinde
katılaşıyor ve sağlamlaşıyor.

