
Kırışıklıklar için En Çok Merak Ettikleriniz…
Yaşımızın ne olduğu konusunda bize önemli ipuçları veren kırışıklıklar ciltte görülen problemlerin başında geliyor. Kırışıklıkların oluş nedenlerindeki farklılığa göre birçok şekli söz konusu. Cildin parmaklar arasında hafif sıkıştırılması ile veya hafif bir gülümseme ile ortaya çıkan ince kırışıklıklar cildin nemsizliğine bağlı kırışıklıklar. Oysaki uyur vaziyette bile ciltte kırışıklıklar görülüyor ise ve iki parmak arasında cilt gerildiğinde kırışıklık çizgisi tamamen kaybolmuyor ise kaybolmayan çizgi ciltteki çökmeyi ifade ediyor, bu kırışıklıklarda derin kırışıklıklar olarak adlandırılıyor.
Benim kırışıklığın hangi çeÅŸit…
Bir kırışıklık çizgisinin etrafındaki cilt kırışıklığa paralel olarak iki parmak arasında gerildiğinde hafifliyorsa hafifleyen kısım cildin elastikiyetinin azalmasına bağlı. Belirgin olarak gülümseme veya kızma ifadeleri gibi yüz ifadesinin ani değişliklerinde genellikle herkeste az veya çok olabilen ve mimik çizgileri olarak adlandırılan derin kırışıklıklar ise daha çok kasların bu bölgelerde aşırı kullanımına bağlı güçlenmesi neticesinde cildin büzülmesine bağlı oluşan kırışıklıklar. Bazen de cildin yerçekimi etkisine bağlı olarak sarkması, yüzeyinin genişlemesi ve katlanması sonucunda da sarkma kırışıklıkları oluşabilmekte. Görüldüğü üzere birçok kırışıklık çeşidi var ve hepsinin oluş nedenleri de farklı. O halde kırışıklıklarda en etkin tedavi metodu ise nedene yönelik tedaviyi sağlamalı.
Kırışıklıklar ne zaman rahatsız edici oluyor…
Kırışıklıklarımızı özellikle 40. 50.60 yaşlarına girdiğimizde belirgin olarak fark ediyoruz ve rahatsız oluyoruz. Örnek olarak insanlar 38 yaşından 39 yaşına geçerken veya 44 yaşından 45 yaşına geçerken yaşa bağlı bedensel fotoğrafı gözden geçirme ihtiyacı duymazken. 39 yaşından 40 yaşına geçerken veya 49 yaşından 50 yaşına geçerken belirgin bir mutsuzluk yaşarlar. İnsanlar bu dönemlerde yaşlanma belirtilerini bedenlerinde belirgin olarak görmeye ve kritik yapmaya, bu belirtilerle ilgili yazıları daha çok okumaya veya yaşlanma sohbetlerini daha çok yapmaya eğilimlidirler.
Her geçen gün yaÅŸlanma belirtileri daha erken ortaya çıkıyor…
1930’lu veya I950′li yıllarda doÄŸanlar ile 1980′li yıllarda doÄŸanlara baktığımızda, yaÅŸlanma belirtilerinin eski nesilde daha yavaÅŸ ve geç ortaya çıktığını görüyoruz. Çünkü eski yıllardaki gerek genetik mirasın saÄŸlamlığı, gerek beslenme faktörlerinin natürelliÄŸi. gerekse de yaÅŸanan çevre faktörlerinin dokularımız üzerinde oluÅŸturduÄŸu tahrip edici etkilerin son derece düşük olması eski nesil insanlarının yaÅŸlanma belirtilerinin geç ve az oluÅŸmasını açıklamak için yeterli. BaÅŸka bir açıdan bakıldığında ise eski yıllarda cildi koruyan, geliÅŸtiren bakım unsurları da günümüzdeki kadar geliÅŸmiÅŸ düzeyde deÄŸilken günümüzdeki insanlar kozmetik bakımların ve uygulamaların kapsamı hakkında medyadan elde ettiÄŸi bilgilerle daha çok faydalanmakta ve cildinin olumsuzluklara karşı daha çok korumaya çalışmakta. Acaba bunca korumaya karşı yaÅŸlanmaya ne kadar karşı koyabildiÄŸimiz konusunda ise hepimizin düşünmesi gerekiyor.
Ağızdan alınan ürünlerle kırışıklıklar azaltılabilir mi ?
Cildimizi desteklemesi için ağızdan alınan birçok hap, kapsül veya beslenme öğelerinin mide barsak sisteminde güçlü asit etkilerine maruz kaldıktan sonra kısmen emilime uÄŸrayarak kana geçerler ve tüm dokulara ulaÅŸmaya çalışırlar, kanlanma miktarı az olan organlara ise az miktarda ulaşırlar. Vücudumuzdaki dokular içersinde kanlama miktarı en düşük organlarımızdan bir tanesi cildimiz ve maalesef ağızdan alınan gıdalarla cildin desteklenmesi ihtimali de son derece düşük. Cildimiz için ağızdan bir takım destekleyici unsurları almak yerine saÄŸlıklı ve dengeli beslenme ile bol miktarda natürel gıdaları tüketmek, bol su içmek en faydalı yol. Kozmetik ürünlerle kırışıklıklar ne derece azaltılabilir…
Dışarıdan cilde uygulanan kozmetik ürünlerin cilt tarafından faydalanma deÄŸerleri oldukça düşük seviyelerde. Evde kullandığımız ürünler cilde uygulandıklarında % 10 u geçmeyen bir kısmı cildin derinliklerine ulaÅŸabiliyor, çünkü cildimiz dışarıdan cilde gelebilecek her türlü etkilere karşı derin dokuları korumak üzere yapılandırılmış. Kozmetiklerin derine ulaÅŸma gücünün oldukça düşük olması kozmetiklerden beklentilerimizin de oldukça düşük seviyede gerçekleÅŸeceÄŸini iÅŸaret eder. Oysaki klinik uygulamalarda çeÅŸitli aletler yardımıyla yapılan bakım prosedürlerinde cildin kan dolaşımı hızlandırılmakta. ürünlerin cildin derinliklerine ulaÅŸma gücü artırılmakta, cildin yavaÅŸlamış görevlerinin hızlanmasını saÄŸlayan refleksler geliÅŸtirilmekte, cildin içerisinde biriken atıklar ise hızla uzaklaÅŸtırılmakta. Böylece kozmetik ürünlerin cildin derinliklerine ulaÅŸma miktarları ve güçleri ile ciltte gerçekleÅŸtirdikleri etkilerde artırılmakla. Zaman zaman medyada kozmetiklerle ilgili abartılı reklamlar dikkati çekmekte. ÖrneÄŸin kremle botox etkisi, kremle kırışıklıkları yok edin ” gibi mesajlarla kozmetik ürünlere ilgi artırılmaya çalışılmakta ise de özellikle kozmetik uygulamalar konusunda her geçen gün bilgi seviyesi artan toplumumuzda insanlarımız bu tür gerçek dışı mesajlara itibar etmemekteler.
Kozmetikler kırışıklıklara karşı koyabilir mi?
Ergenlik dönemlerinin tamamlandığı 20 -24 yaş civarına kadar cildin yenilenine gücü son derece güçlüdür, ergenlik dönemi yaşlarında cildin yenilenme gücü yavaşlamaya ve ilerleyen yaşlar ile yerini her geçen gün hakim olacak yaşlanma belirtilerine bırakmaya başlar. Cildimizin ve bedenimizin maruz kaldığı birçok olumsuzlukta yaşlanma sürecimizin daha erken, daha güçlü yaşanmasına neden olur. Cildimizdeki yaşlanma belirtilerini hızlandıran ve güçlendiren etkilerin başında ise stres, sağlıksız ve dengesiz beslenme, sigara ve alkol tüketimi, güneş ve solaryum etkileri gelmekte.
Erken yaşlarda her bir bireyin cildine münhasır olmak üzere cildin nemini koruyacak veya normal limitlerde tutacak, beslenmesini ve desteklenmesini sağlayacak, olumsuz çevre etkilerine karşı koruyacak kozmetik anlayışın planlanmasında ve uygulanmasında yarar var. Dişleri fırçalama disiplinimiz gibi cildimizin mevsimsel değişiklikleri de dikkate alarak kozmetik ihtiyaçlarının karşılanması yaşlanma sürecimizi geciktirir. Küresel ısınmasının etkisiyle cildimizin zararlı ışınlarla temasının artacağı da dikkate alınarak yeterli çeşitlilikte ultraviyole koruma filtresi içeren ürünlerle ve antioksidan kozmetiklerle cildin korunması da son derece önemli.
Kırışıklıklardan tamamen arınmak mümkün mü?
Dokular sağlıklı biyolojik yaşamlarını her geçen gün idama etmekte zorlanırlar, dolayısıyla biyolojik fonksiyonlar yavaşlamaya başlar ve yaşlanma belirtilerine gidiş ise hızlanmaya başlar. Bu gerçeklen yola çıkarak kırışıklıkların tamamen yok edilmesi mümkün olmamakla birlikte yapılacak bakım veya klinik tedavi prosedürleri ile kırışıklıklarını geciktirilebilirler, azaltılabilirler. Kırışıklıkların azaltılması veya kontrol altına alınmasında birçok klinik prosedürden faydalanılmakla birlikte en etkin çözüm kişinin kırışıklıklarını hazırlayan temel faktörleri azaltan kişiye özgü metotların tercih edilmesi.
Ultraviyoleden cildi % 100 koruyabilir miyiz?
Güneş ışınlarını oluşturan ultraviyole içerisinde cildimize faydalı ışınlar dışında cildimize zarar veren birçok ışınlarda mevcut. Zararlı ışınlardan koruyucularla % 100 korunmak mümkün değil. Zararlı ışınların her bir çeşidine karşı koruma sağlayan ultraviyole koruma faktörlerini içeren koruyuculardan % 15 koruma faktörü içerenler cildi % 96 oranında korurken, % 60 veya daha fazla koruma faktörü içerenler ise cildi ancak % 98 oranında koruyabilmekteler.
Cildimizin zararlı çevre etkilerine karşı korunmasında son derece önemli olan ultraviyole faktörleri yüksek oranda koruma faktörleri içerenlerinin kıvamları son derece yoğun ve cilt tarafından ise emilmeleri son derece düşük, dolayısıyla bu kozmetikler cildin yüzeyinde ince bir tabaka oluşturarak cildin nefes almasını olumsuz yönde etkilemekte, gözenekleri tıkayarak cildin salgılarının yüzeye ulaştırılmasını güçleştirmekte, cildin yağlanmasına ve sivilcelenmesine neden olarak sağlığının bozulmasına neden olabilmekteler. O nedenle yeterli çeşitlilikte ultraviyole koruma faktörü içeren koruyucu kozmetiklerin 15 faktörlü olanlarını kullanmak genellikle cilt sağlığı yönünden yeterli olabilmekte.
Yazılar: Kırışıklıklar Nasıl Azaltılır, Kırışıklıklar İçin Doğal Tarifler, Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok, Kırışıklıklar İçin Yüz Egzersizleri, Kırışıklıklardan Tamamen Kurtulmak, Yaşlanma Belirtileri




ben katilmiyorum…gunumuzde teknoloji oldukca ilerledi…bir cok actif cremle,cildi saunaladiktan sonra acilan gozenek uzerine tatbiki ve masaj ile emzimlemeyi saglamak tamamen mumkun.Bir cok aktif serumun ise yaradigini gozlerimizle goruyoruz.Bence cabuk ve kesin cozum aramak,ve gunluk bakima olmayan aliskanlik diye yorumluyom.ardindan sigara ve alkole olan bagimliliklarimiz geliyor.Tamamen ameliyat lazer yada botox da ise yarar cozum degil.gecici guzellik ve tekrar edilmesi gerekir.fakat kendimizi gercekten disiplinli bir bakim,yiyeceklere dikkat etmek eksra organik vitaminler isiginda..yaslanma etkisini yuzde30 lara indirmek kolay artik gunumuzde diyorum.