Mamografi,meme kanserini her zaman göster mi?
Bilindiği gibi kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseridir.Meme kanserinde
sağ kalımı etkiliyen en önemli faktör kanserin erken tanınmasıdır.Meme
kanserinin erken tanısı mümkündür.Kuzey Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik
Devletlerinde (ABD) 1970′li yıllardan beri süregelen düzenli kanser tarama
programları ile meme kanserinden ölümler %30 oranında azalmıştır. Meme kanseri
tarama programının en önemli ayağını mamografi incelemesi oluşturur.
Mamografi,klinik bulgular oluşmadan önce kanseri gösterebilen güvenilen bir
yöntemdir. Meme kanseri taraması yapılan ülkelerde , 50 (bazı ülkelerde 40) yaş
üzeri kadınlar, devletin veya özel sigortaların güvencesi altında yılda bir kez
mamografi taraması yaptırmaktadır.
Taramayı sağlık politikası haline getiren ülkelerde konunun popüler olması
tamamen sivil toplum örgütleri, kadın dernekleri ve basın dayesinde olmuştur.
Örneğin, ABD’de 1970′lerde Rockefeller ve Henry Ford’un eşlerinin meme
kanseriyle kendi savaşlarını anlatmaları konuya basının ilgisini çekmiş, bu
konudaki çalışmaları başlamıştır. Ülkemizde de uzun yıllardan beri bu konuda
çalışmalar vardır. Ancak özellikle son 4-5 yıldır görsel ve yazılı basının ve
Avrupa Birliği Sürecinin etkisiyle konunun popülaritesi artmıştır.
Meme kanseri taraması çok ciddi bir iştir. Çünkü tamamen sağlıklı kişilerde
kanser varlığı araştırılmaktadır. Mammogramlarda mikrokalsifikasyonlar
(milimetreden küçük kireç tanecikleri) ve milimetrik kitleler araştırılmaktadır.
Bunların görülebilmesi için filmlerin çok yüksek kalitede elde edilmesi gerekir.
Kanser yok dediğimiz zaman kadın en iyi olasılıkla bir sonraki sene gelmekte
coğu zaman da uzun süre gelmemektedir.Ya hastada kanser var da görülmezse!
Böyle trajik bir sonucu önlemek yöntemin ekipman ve uygulama bakımından kusursuz
olması ile sağlanabilir.Bu nedenle, meme kanseri tarama programlarının en önemli
basamağı kalite kontrolü oluşturur. Ne yazık ki ülkemizde bu durum göz ardı
edilmektedir. Vatandaşı, resmi makamları bir tarafa bırakın, bu konu ile uğraşan
kişilerin çoğunun bile kalite kontrolünden
haberi yoktur.
İşlemler çok zaman alıcı ve iş yükünü artırıcı olduğu için
bilenler tarafından da uygulama hevesle yapılmaz.Düzenli tarama programları olan
ülkeler taramanın her basamağında, taramayı yapan merkezin çalışma şekli,
cihazların ve çalışan personelin hangi standartlara uyacağı yasalarla
belirlenmiştir. Bu yasalara uymayan merkez sorumluları ciddi para cezalarıyla
cezalandırılmaktadır(uyulmayan her gün için 10.000 USD gibi…).
ABD’de Meme Kanseri Taraması
ABD’de mamografinin erken tanıda umut vaat eden bir yöntem alarak,görülmeye
başlandığı 1970′li yıllarda, birçok kanserin düşük kaliteli incelemeler yüzünden
atlandığı, bu nedenle kadınların mamografiye inancının zedelendiği görülmüş ve
FDA("US Federal Food and Drung Administration"; Amerika’da insan sağlığı
ilgilendiren her konuda uygulama için izin alınması gereken kurum) tarafından
kaliteli artırmaya dönük yasal zorunluluklar getirilmesi planlanmıştır.
Öncelikle görüntüler halde edilecek ve memeye daha az radyasyon verecek
mamografi cihazları geliştirilmeye çalışılmıştır.1985-1992 yılları arasında
yapılan çalışmalar sonucu mamografide alınan X-ışını dozo %20 oranında
azalmıştır.
1985 yılında Amerikan Radyoloji Birliği (American College of Radiology;ACR),
mamografi merkezleri için kalite kontrol ve akreditasyon programı başlatmıştır.
1986-1990 arasında birçok eyalet kendi kontrol sistemini geliştirerek yasal
düzenlemeler oluşturmaya başlamıştır. Kalite kontrolünün yaygınlaşması, Amerikan
Kongresinin, 1990 yılında yanlızca kalite kontrol yapan merkezlerde yapılan
mamografi incelemelerinin sigorta kapsamında karşılanacağı belirten yasası ile
başlar. ACR, mamografide kalite kontrolünü geliştirmek, çalışan personeli
eğitmek amacıyla alt komisyonlar kurmuştur. Amerikan Kongresi, 1992 yılında
Mamografi Kalite Standartları Yasası (Mammography Qality Standarts Act; MQSA)
olarak bilinen ve mamografi merkezlerinin çalışmasını düzenleyen yasayı kabul
etmiştir. Bu yasayla 1994 yılına kadar tüm mamografi merkezlerine standartlara
uygun sertifika alma zorunluluğu getirilmiştir.
ABD’de bir mamografi merkezi çalışabilmek için önce ACR’nin standartlarına göre
akredite olur.FDA’nın kurulları merkezi denetler ve sertifika verir. Verilen
sertifika 3 yıl için geçerlidir. Merkez düzenli olarak ACR ve FDA tarafından
oluşturulan bir kurul tarafından denetlenir. Bu kurul, mamografi merkezinin
ekipmanını, uygulamalarını, personelini (radyolog, teknisyen, fizikçi), hasta ve
kalite kontrol kayıtlarını denetler.
Mamografi Kalite Standartları Yasası(MQSA) neleri kapsar?
Yasa, başlıca, çalışan personel (mammogramları elde eden radyoloji teknisyeni,
değerlendiren radyolog, cihazları kontrol eden medikal fizikçi), merkezdeki
cihazlar (mamografi, US, biyopsi cihazları, banyo, kasetler, filimler),
kalitenin tamini, kayıtların tutulması ve filmlerin saklanması, hastayla
iletişim konusundaki standartları kapsar. Merkezde çalışan personel yasaya göre
belirtilen eğitimi almış olmalı ve eğitimleri sürekli yenilenmelidir.
Merkezdeki tüm cihazların belirli standartlara uyması gerekir. Bu cihazların
düzenli kontrolleri yapılır. Kalitenin temini için günlük banyo, haftalık kaset
bakımları ve tüm sistemin kontrolü yapılır. Yapılan tüm testlerin kayıtları
düzenli olarak tutulur ve denetimde gösterilir. Eğer kayıtlar düzenli
tutulmamışsa sertifika iptal edilir.
Hata kayıtlarının ve filmlerin en az 5 sene saklanması gerekir. Kanser
verilerinin elde edilebilmesi için tarama merkezinin düzenli kayıtlarının olması
çok önemlidir. Kayıtlar, senede bir gözden geçirilir; istatistikler çıkarılıır.
Hasta isterse filimler ve kayıtlar başka bir merkeze geçici veya kalıcı olarak
aktarılır. Eğer denetleme kurulu mammogramları kalitesinden şüphe duyar ve
beğenmezse merkez o dönem içinde inceleme yaptıran tüm kadınlara durumu haber
vermek zorundadır. Nitekim böyle bir olay 2000 yılında New York’ta yaşanmış,
kanser yakalama oranı diğer merkezlerden düşük bulunan özel bir merkezde
mammogramlar tekrar incelenmiş, kaliteleri yetersiz bulunduğu için 9094 kadının
tetkinleri başka merkezlerde tekrarlanmış ve atlanmış kanser vakaları tespit
edilmiştir.
Görüldüğü gibi devlet, kanser taraması gibi çok önemli ve kendine oldukça yüksek
maliyete mal olan bir konuda, yasa ile yapılması gerekenleri açıkça belirmekte
ve atılacak her adımı standart hale getirmektedir. Uymayanlar için de can yakıcı
önlemler almakta ve her şeyden önemlisi takip etmektedir.
Türkiye’de Durum Nasıl?
Türkiye’de şu anda Amerika’nın ilk dönemleri yaşamaktadır. Önce kadınlar
bilinçlendirilmeye çalıştırılmaktadır. bu konuda sivil toplum örgütleri
özellikle "modacılar" üzerinde düşen görevi fazlasıyla yapmaktadır. Nitekim son
yıllarda mamografi incelemesi yaptırmak için birçok kadın doğrudan mamografi
merkezlerine başvurusunda artış olmuştur.


