Obezite cildin temel fonksiyonları olan bariyer fonksiyonlarını, yağ bezi aktiviteleri ile yağ yapımını, ter yapımını, lenf sisteminin akışını, cildin kollajen yapısını ve fonksiyonlarını, yara iyileşmesini, hem ince kılcal damarlardaki hem de kalın damarlardaki kan dolaşımı ile cilt altı yağ dokusunu çok ciddi bir şekilde bozmaktadır.
Güneşli ve sıcak günlerin yaklaştığı, bizleri örten hatta daha doğru bir ifade ile kamufle eden üzerimizdeki kalın, kat kat giysilerimizi çıkarmaya başladığımız şu günlerde gözümüz daha fazla aynalara ve aynadaki vücut hatlarına takılmaya başlar. Özellikle kış döneminde gerek hareketsizlik, gerek soğuk ve karanlığa bağlı kış depresyonları ve bunlardan daha da önemlisi ev iş ortamlarındaki lezzetli atıştırmalar bizlere büyümüş göbekler veya genişlemiş kalçalar olarak geri döner. Çikolata için ne derler bilirsiniz; Ağız da bir dakika , midede bir saat, kalçada bir ömür. Yaz yaklaştıkça bu gittikçe amoflaşan yapımızdan kısa sürede ve zahmetsizce nasıl kurtulacağımızı kara kara düşünmeye başlarız.
Hepimizin bildiği bir gerçek var ki, Temel de sağlıklı olmak için değil, güzel görünmek için sıkı, formda bir vücut yapısına kavuşmak isteriz. Görüntümüz bizi, iç organlarımızın durumundan çok daha fazla ilgilendiriyor.
Tüm gazete ya da dergilerde çıkan haber veya bilgilendirici yazılarda kilo vermenin kalp -damar hastalıklarının önlenmesi, beyin ve vücut saÄŸlığının korunması üzerine ne kadar büyük önemi olduÄŸu yazılmakta. Aslında daha da derinlere inilecek olursa, obezite; kalp krizi ya da felce yol açan kalp – damar hastalıkları, hipertansiyon, hiperlipidemi (kanda kolestrol ve diÄŸer yaÄŸların artması), diyabet, osteartrit (kireçlenme), uyku sırasında solunum durması (uyku apnesi) meme , rahim , barsak kanseri , safra kesesi hastalıkları, iskelet ve kas sistemi hastalıkları, pankreas iltihabı, fertilite bozukluÄŸu çocuk yapabilme potansiyelinde azalma ve daha çok hastalığın ortaya çıkmasında baÅŸrol oyuncusundur.
Şimdi soruyoruz ; Kime ne ? Kim ilerde hipertansiyonum olacak diye diyet programları uyguluyor ya da kim ileride uykuda solunum problemi yaşayabilirim diye spor yapıyor. Varsa bile bu sayı çok azdır. Hepimiz kilo alımının sağlık için ne kadar olumsuz etkileri meydana getirdiğini hep okuyor ancak hiç umur-samıyoruz. Ta ki bir kalp krizi geçirene kadar. Böyle bir kalp hastalığı geçirdikten sonra artık kilo vermek sizin yaşam kalitenizi kısmen arttırır ancak sağlığınızı geri kazandıramaz. İş işten geçti, insanoğlu gördüğüne inanır. Gorbaçovun dediği gibi bir defa görmek 50 kere duymaktan iyidir.




