Yaza girmeye hazırlanırken kendinizi “Acaba hangi diyeti yapmam gerekir?” sorusunu sorarken buluyorsanız; bu diyet bombardımanında size vereceÄŸimiz bilgileri muhakkak okumalısınız.
Herkes ideal kilosuna bir defada ulaşmak ve bu hedefini de hızlı ve kolay yöntemlerle gerçekleştirmek ister. Bu gerçeği bilen medya da her gün yeni bir popüler diyetin sizi zorlamadan vücudunuzda inanılmaz değişiklikler yapacağına dair haberler yayınlar. Bu diyetlerin ortak özelliği düşük kalorili olması, tek bir besine dayalı olması, bazılarının protein yönünden zengin veya düşük olmasıdır. Peki, bu diyetler gerçekten işe yarıyor mu? Hangi diyetler popüler diyet kavramına giriyor?
Popüler diyetler işe yarar mı?
Kilo verme zor bir süreçtir. Mucizevi bir çözüm olarak görülen popüler diyetler bazı besin gruplarını kısıtlayarak kısa sürede kilo vermenizi sağlasa da kişiye uzun süreli yeme davranışı değişikliğini benimsetmediğinden; verilen kiloların geri alınmasına, hatta belirli besinlerin kısıtlanmasından dolayı besin yetersizliklerine ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Endişe uyandıran en önemli konu ise bu diyetlerin metabolizmanız üzerindeki etkisidir. Vücudunuz kendisini açlık konumuna ayarlayarak metabolizmasını yavaşlatır. Bu diyetleri uzun süreli takip etmek zor olduğu için diyete devam etmemeniz durumunda metabolizmanızın yavaşlamasından dolayı, büyük bir ihtimalle kaybettiğiniz kiloları gen alacaksınızdır. Hatta bazı kişiler diyete başladıktan kiloların üzerine de çıkabilmektedir.
Popüler diyetlerin özellikleri nelerdir?
Uygulamayı düşündüğünüz diyette aşağıdaki durumlar söz konusu ise bu diyetlerden uzak durmalısınız:
• Kolay ve hızlı kilo vermeniz vaat ediliyorsa
• YaÄŸ yakıcı özelliÄŸi olduÄŸu iddia edilen besinler öneriliyorsa (Greyfurt, ananas… gibi)
• Karbonhidrat veya süt ürünleri gibi besinlerin kısıtlanması veya uzak durulması gerektiği belirtiliyor ve bu diyeti yaparken yüksek dozlarda vitamin ve mineral takviyesinin alınması isteniyorsa
• Tek tip besinin yenilmesi öneriliyorsa (lahana çorbası… gibi) •Besinlerin belirli kombinasyonlarla yenilmesi öneriliyorsa
• Uzun süreli uygulanamayacakça
• Diyet sırasında egzersiz yapmanıza izin verilmiyorsa
• Sağlık yararlarından çok fiziksel görünüşe odaklanmıyorsa
TaÅŸ devri diyeti:
DiÄŸer diyetlerde olduÄŸu gibi bu diyetin de içeriÄŸi; düşük karbonhidratlı, yüksek proteinli olmasıdır. Fakat diÄŸerlerinden farklı olarak; daha fazla meyve-sebzeyi, yaÄŸlı tohumlan ve daha az yaÄŸlı besinleri içermektedir. Buna karşın ekmek, makama, pirinç, kahvaltı gevrekleri, süt ve ürünleri, alkol, tuz, ÅŸeker ve iÅŸlenmiÅŸ besinler yasaklanmıştır. Bu tür bir beslenme planının kan ÅŸekerinin dengelenmesinde, kan yaÄŸlarının ve kan basıncının düşürülmesinde rol oynayacağı bilinmektedir. Fakat bu diyet ile ilgili en önemli kaygı ise sut ve süt ürünlerinin, kuru baklagillerin tüketilmemesinin kalsiyum ve D vitamini alımının da yetersizliklere neden olabileceÄŸidir. Diyette her besinin doÄŸal, yani organik olmasının istenmesinden dolayı tam olarak uygulanabilirliÄŸi zordur…
Atkins diyeti:
Bu diyette yağ ve protein serbest bırakılırken, şekerli tüm besinler yasaklanmıştır. Et, balık, yumurta, mayonez ve tüm şarküteri ürünlerini istediğiniz gibi tüketebilirsiniz. Diyetin doymuş yağ ve kolesterol oranının yüksek olması nedeniyle koroner kalp hastalığı açısından risk taşımaktadır. Egzersiz yapanlar için kesinlikle uygun olmayan bu diyet vücuttan kas dokusu ve su kaybedilmesine neden olabilir..
Kan grubu diyetleri:
Her kan grubu için önerilen ve yasaklanan besin listelerinden oluşmaktadır. Kan grubunuza göre besin ihtiyaçlarınızın belirlenmesinin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Eğer kan grubunuza göre hastalık riskleriniz belirlenebiliyor olsaydı, doktorunuzun sağlık kontrollerinizde ilk baktığı şey kan grubunuz olurdu.
Lahana ve greyfurt diyeti:
Tek besine dayalı diyetlerdir. Bu tür diyetler genellikle çok düşük kalorilidir ve yeterli vitamin-mineral ihtiyacınızı karşılayamaz. Ayrıca uzun süre katı besin yememekten kaynaklı yorgunluklar ve baş dönmeleri ile karşılaşılabileceği gibi, açlıktan dolayı metabolizma hızınız da düşebilir, Bu diyetler, proteinden düşük olması nedeniyle kas kaybına neden olur. Kalıcı kilo kaybı sağlamaz, hızlı kaybedilen kilonun nedeni su kaybıdır.
Formula diyetler:
Özellikle yemek yapmayı sevmeyen, fast-food besin tüketimi çok olan, öğününü planlayamayan, porsiyon kontrolü sağlayamayan kişilerin kullandığı toz olarak hazırlanmış öğün karışımlarıdır. Bu ürünlerin kişilerin yaşam tarzında kalıcı bir değişiklik yapmamasından ve dengeli beslenmeyi öğretmemesinden dolayı önerilmemektedir. Bu ürünlerin maliyetinin sağlıklı bir beslenme için harcanan paradan daha pahalı olduğu, ürünlerin standart besin içeriklerinin bilinmediği ve bunun için yasal bir düzenlemenin de olmağı unutulmamalıdır.
Dukan diyeti:
Bu diyet dört aşamadan oluşmaktadır. Yaklaşık 30 gün süren ilk iki aşamada yüksek protein (et ve süt ürünleri), düşük karbonhidrat (sadece sebzeler) ile kilo kaybı hedeflenirken diğer aşamalarda az miktarda meyve ve tahıl ürünlerinin diyete eklenmesi ile kaybedilen kiloların gen alımını önlemek amaçlanır. İlk aşamada yapılan diyette lif alımı az olduğundan konstipasyon ile karşılaşılabileceği gibi yüksek protein alımına bağlı olarak kışının ürik asit ve kolesterol düzeylerinin yükselmesi de söz konusu olabilir. Diyette yulaf kepeğinin her gün kullanılması demir ve çinko gibi minerallerin bağlanmasına neden olarak emilimlerini ve vücut tarafından kullanımlarını azaltabilir.
Yazılar: Atkins diyeti, Kan grubu diyetleri, Lahana ve greyfurt diyeti, Popüler diyetler işe yarar mı?, Popüler diyetlerin özellikleri nelerdir?, Taş devri diyeti




