
Özel bir teknik ile baÅŸarılan görüntüleme yönteminin ışık tuttuÄŸu ameliyatta, 6 yaşındaki B.D’nin beyin sapındaki tümör tamamen çıkarıldı.
Bundan kısa bir süre önce altısına henüz basmış B.D ve ailesi o güne dek duymadıkları bir hastalıkla tanışıyorlar. Ailenin iki çocuÄŸundan ilki olan dünya tatlısı B.de. daha önce ortaya çıkan ve 2 kez operasyon geçirdiÄŸi ÅŸaşılığa, yürüme ve nihayet solunum bozukluÄŸunun eklenmesiyle aile harekete geçiyor. Panikle ve peÅŸ peÅŸe müracaat ettikleri beÅŸ hastanede de hekimlerce, hastalığın tanısında ve B.nin hastalığının geldiÄŸi aÅŸamada görüş birliÄŸi saÄŸlanıyor: Hastalık ‘Beyin Sapı Tümörü’, Tedavi: Ameliyat edilemez.
Ameliyat edilemez kararı ve bu aşamada çaresizlikten yapılan radyoterapi önerisi M.A.D ve R.D çiftinin hayatını karartıyor. Kısa sürede çaldıkları bütün kapıların tek tek kapanması giderek umutlarını daha da söndürüyor. Geçen her günün kendilerini kötü sona yaklaştırdığının bilincinde olan aile çaresiz radyoterapiyi kabulleniyor ve bu uygulama için Medicana Ankara Hastanesi ne geliyorlar. Talih onları burada radyoloji ekibinden Prof. Dr. Barış Diren, Uzm. Dr. Hakan Ulubay ve Beyin Cerrahisinden Dr. Hakan Yakupoğlu ile karşılaştırıyor.
“Ben bu ameliyatı yaparım…”
Prof. Dr. Barış Diren ve ekibi B.nin filmleri üzerinde yaptıkları çalışmalar neticesinde, ancak deneyimli, yöntemi bilen ve tümörü iyi tanıyan bir cerrahın girebileceği bir boşluk tespit ediyorlar. Ekip için bu boşluk, cerrahın da çok hassas müdahalesiyle B.nin yaşama yeniden açılan penceresi olabileceği anlamına geliyor. Barış Hoca, gördüğü bj pencereyi cerrah Dr. Hakan Yakupoğlu ile paylaşır ve ameliyatın ancak bu küçük noktadan girilerek yapılabileceğini söyler.
Risk büyüktür, Dr. Hakan YakupoÄŸlu, hiç vakit kaybetmeden gerek farklı vakaların ve gerekse minik B.nin filmleri üzerinde çalışmalarını ilerletir ve ameliyatı kendi aklında sanal olarak birkaç kez yapar Karşılaşılabilecek her olasılığı ve en ufak ayrıntıları dikkate alarak akıldan yapılan bu ameliyatlardan yüzde yüz baÅŸarı ile çıkan Dr. Hakan YakupoÄŸlu, anne ve babayla minik B.nin hayata dönmesini saÄŸlayacak konuÅŸmayı yapar. Ameliyat olmaması durumunda neler olabileceÄŸini, ameliyat olursa; olumlu ya da olumsuz neticeleri neredeyse yüzdeleri ile anlatır ve görüşmenin sonunda, umutları yeÅŸerten ve duyulmak istenen o cümleyi söyler; “Ben bu ameliyatı yaparım,..”
Aileye bir umut olan bu cümle ağzından dökülene dek Dr. Hakan Yakupoğlu için çalışan psikolojik süreç, bu kez aile için başlar. Düşünmek, değerlendirmek ve karar vermek için istenen sürenin sonunda aile kendisini hazırlayarak üzerine titredikleri, canlarından kıymetli evlatlarını cerrah Dr. Hakan Yakupoğlu. radyolog Prof. Dr. Barış Diren ve ekiplerine emanet ederler.
“Dr. Hakan YakupoÄŸlu ve Prof. Dr. Barış Direnin özgüvenleri, donanımları ve gözlerindeki ışık bizi İkna etti.
Baba M.A,D hastalığın belirtilerinden biri olan şaşılık nedeniyle kızlarının iki kez ameliyat olduğunu ancak doktorların bir beyin araştırmasına girmediklerini, ardından gelen yürüme bozukluğunu kendilerinin biraz şaşılığa ve gözlüğe biraz da küçük B.nin çocuksu şımarıklığına bağladıklarını anlatıyor.
Ardından ara ara yaÅŸanan solunum zorlukları ve mide bulantıları ÅŸikayetiyle gittikleri hastanede reflüden şüpheleniliyor Muayene esnasında bir ara anne R D doktorlara “Sanki ara sıra da aÄŸzı kayıyor” deyince doktorlardaki hareketlenme ve telaÅŸ aileyi de gerçeÄŸe yaklaÅŸtırıyor. Bu kez doÄŸru teÅŸhis konuyor: Beyin sapı tümörü.
“Cuma günü tanı kondu, çözüm ise yoktu. Ameliyat edilebilecek bir durumda olmadığı söyleniyordu. Ben yerimde duramadım kızımın MR’larını alarak peÅŸ peÅŸe hastanelere ve doktorlara gittim”.
Aile içinde kopan fırtınayı dındiremez. Ufacık bir umut ışığı için çalmadık kapı bırakmazlar ve son olarak yine büyük bir hastaneden de ameliyat edilemez ancak bir iyileştirme için radyoterapi yapılabilir denilerek dosyaları kendilerine verilince çaresiz durumu kabullenirler
Baba M.A.D. radyoterepiyi çaresiz kabul ettikten sonraki kısa süreyi; “Salı günü. Medicana’da radyasyon onkolojisi olduÄŸu bilgisini verdiler. Hiç vaktimiz yoktu.
Radyoterapiye girmek için süreyi kısaltabilmek adına bir tanıdıktan ısım alarak hastaneye geldiÄŸimizde dosyayı inceleyerek, radyolojik tetkik yapacaklarını söylediler. Ailemiz için saatler ifade edilemez duygular içensinde geçiyordu. Kızımızın filmleri tekrar alındı. Cuma günü Dr, Hakan YakupoÄŸlu bizimle, ailemiz ve geleceÄŸimiz için çok çok önemli olan o görüşmeyi yaptı. Hastalık, riskleri ve hastalığın geleceÄŸi hakkında çok detaylı bilgiler aldık. Tüm ümitlerimizin söndüğü bir anda Hakan ve Barış Hocaların özgüvenleri, donanımları ve gözlerindeki ışık bızı ikna etti”, diyerek özetliyor.
“Ameliyata 2 çocuklu bir aile olarak girdik,..”
Aile yine de içinde bulundukları tarifsiz duygularla hemen cevap veremez. Bir hastane, bir ekip ilk kez kendilerine çözümden bahsediyordu. Yine de daha önce “ameliyat edilemez” diyen önceki hekimlerden birisine danışma ihtiyacı hissederler. Hekim kararsızdır. Bunun üzerine Medıcana ekibinin kararlılığını ve özgüvenini tekrar deÄŸerlendirirler. Evet! Evlatlarını bu ekibe teslim edeceklerdir.
“Dr. Hakan YakupoÄŸlu ile yaptığımız son görüşmede bana Pazartesi günü için ameliyathaneyi hazırlattım bile’ demesi, ailemizi bu zor kulvar için her yönüyle hazırlaması, çabalaması, kendine olan güveni, sorumluluk alması bize bir hekimin nasıl olması gerektiÄŸini gösterdi.” Aile, fark edilmeden minik B.D. için sona yaklaşıldığını ameliyat öncesi son gece çocuÄŸun solunumunun yine kesilmesi ve Medicana Ankara Hastanesi Acil Servis’e gelmek zorunda kalmalarıyla bir kez daha anlar.
Aile acil servisle kararlılığını bırkez daha sergiler; “O gece öylesine garip duygular içerisindeydik ki bütün telefonları elimizde olmasına ve tembihi! olmamıza raÄŸmen, sabah kızımın ameliyatına uykusuz girmesin diye Dr. Hakan Bey i aramaya elimiz gitmedi. Kızımıza yapılan müdahalenin ardından büyük bir güven ve inançla ameliyat saatini bekledik. Biz bu tümöre kızımızı teslim etmeyecektik.”
Ekip, 5 saaf süren ameliyattan çıkmıştır. Anne ve baba, onlar için yaşamın adeta yeniden başladığını, yorgun ama yüzleri gülen ekibi görür görmez anlamışta. Güneş hiç batmamak üzere yeniden doğmuştur. B.D. solunum cihazına dahi bağlanma gereği kalmadan çıkmıştır ameliyattan ve iki günlük bir yoğun bakımın ardından mutlu yuvasına dönecektir.
“Biz aile olarak normal, sıradan bir hayat yaşıyorduk. YaÅŸadığımız bu film gibi süreç omuzlarımızda anlatılamaz bir yüktü. YaÅŸamda bundan daha ağır bir ÅŸey olamazdı. YaÅŸadıklarımız bize elimizde nasıl bir deÄŸer olduÄŸunu gösterdi. Ameliyata iki çocuÄŸumuzla birlikte gelmiÅŸtik ve hekimlerimiz sayesinde yine iki çocuÄŸumuzla evimize döndük.”
Beyin Sapı Tümörü;
Belirtileri ve Sonuçları Nelerdir?
Beyin dokusu içinde gelişen ve farklı hücrelerden köken alan çeşitli tümörler vardır. Çoğunlukla bilinen kanserlerden farklı olarak diğer organlara sıçramazlar ancak, bunların büyük bir bolümü, geliştikleri yerde beyin dokusunu tahrip ederek klinik bulgulara yol açarlar. Hastalar; epilepsi (sara), değişik düzeylerde felçler, duysal işlev bozuklukları (tad alma, koklama, görme, işitme vb. gibi) ve diğer organların (mide-barsak-sol un um-hormon) bozukluklarına bağlı yakınmalarla başvururlar. Hastalığın erken dönemde doğru tanısı önemlidir ve bu doğrultuda uygun tedavi planlaması île yaşam riski göz önünde bulundurularak bir an önce girişimde bulunulmalıdır.




teşekkürler