Anti-aging hakkında merak ettiğiniz tüm soruları, dünyaca ünlü dermatologlara
sorduk ve ilgi çekici cevaplar aldık.
Anti-aging ürünlere hangi yaşta başlanmalıdır ? Yaşımıza mı, yoksa cildimizin
durumuna göre mi karar vermeliyiz ?
Yaş faktörü, cildimize uygulayacağımız tedavi şeklini veya ürünü seçerken
dikkate alıcağımız bir çok unsurdan sadece biri. Yaşlanmaya bir bütün olarak
baktığımızda genetiğin rolü sadece %25. Geri kalanı ise tamamen yaşam tarzınıza
kalmış. Yaşlanmayı önleyici iyi bir cilt bakım kürüne başlamak için hiç bir
zaman erken değildir. Doğru ürünleri kullanmak şartı ile ne kadar erken
başlarsanız cildiniz için o kadar iyi bir yatırım yapmış olursunuz.
Eğer cilt sıkılığınızda bir azalma veya cildinizde bir incelme gözlüyorsanız, ki
bu durum bazılarında 25′inden itibaren baÅŸlar, peptit içeren antioksidanlar,
anti-enflamatuar ajanlar ve nemlendiri maddeler içeren ürünleri kullanmaya
baÅŸlamak yerinde olur.
Cilt için gıda takviyesi kullanmak çok popüler hale geldi. gıda takviyeleri,
sadece bazı besinler cilt sağlığı açısından faydalı olabileceğinden yola çıkan
geçici bir trend midir?
İlaçlar bulunmadan önce besinler vardı. Cilt bakımı, cildinizin %10 sini
oluşturan epidermis tabakasına yüzeysel kullandığımız ürünlerle etki ederken,
cildimizin %80 ini oluşturan dermis tabakasını da hedeflemeli. Kan damarları
dermis tebakasında bulunduğu için ihtiyaçlarını yediğimiz iyeceklerden elde
eder.
Bugün tükettiğimiz bir çok gıda maddesinin işlenmiş olması, uzun ömürlü kalmak
üzere hazırlanması ve tarım ilaçlarından etkilenmişl olması gibi sebeplerden
dolayı, gıda takviyesi kullanmak çok gerçekçi bir yöntem haline geldi. Ve bu,
zamanla dahada artarak sürecektir.
Bundan sonra gıda takviyeleri cilt bakımının ve özellikle anti-aging
tedavilerinin vazgeçilmez bir parçası olacaktır. cilt bakımında içten korumayı
ilk kez gündeme getirdiğimizde 1995 yılıydı. Bağımsız klinik araştırmaların,
geliştirdiğimiz formüllerin etkinliğini kanıtlayacağına inandık. Şu anda
dermotolojinin geldiği noktaya baktığımızda, o yıllarda çok doğru bir tespit
yaptığımızı düşünüyoruz.
Doğru bir cilt bakımı programı için ille de çok sayıda ürün mü kullanmak
gerekir? Daha az ürün kullanarak, etkili bir bakım yapmamız mümkün değil mi ?
Tüm cilt bakımı yöntemleri için en önemli adım, onarma aşamasıdır. Eğer cildiniz
için bir ürün seçecekseniz, öncelikli olarak tedavi edici, onarıcı bir ürün
seçin. Bu seçim minimum seçim için gereklidir. Fakat biz cilt bakımının, diş
bakımı gibi ele alınmasını tercih ediyorum. Dişlerinizi günde iki kere
fırçalayarak bakımını tamamladığınızı düşünebilirsiniz. fakat en ideali
sabahları akşam yatarken ve her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamak.
Günde bir defaya nahsus olmak üzere diş ipi kullanmak, diş plaklarınızı azaltmak
için gargara yapmak ve yılda 2 kez diş hekimine görünmektir. Cilt bakımınız için
yapacaklarınız da bu durumla benzerlik gösterecektir. Daha azıyla
yetinebilirsiniz, veya en iyi sonucu vermesi için oluşturulmuş kürlerle çift
etkili yararlar sunan ürünlerden faydalanabilirsiniz.
Hormonal yaşlanma nedir? Semptomları nelerdir? Korumak için ne yapılmalıdır?
Kesin olan bir şey vardır ki, yaşımız ilerledikçe, hormon seviyeleri değişir.
Her ne kadar kadınların çoğu bu durumu pek fark etmesede bu değişim 20 li
yaşların ortasında başlar. kadınlarda 30 lu yılların ve 40 lı yılların
ortasında, hostrojen hormonundaki düşüş, testosteron hormonunda artışa sebep
olur.
Menopoz öncesi döneme, peri-menopoz adı verilir. Cilt bu dönemde, lipidlerdeki
azalmadan dolayı daha kuru ve ince bir hal alır. Bu durum hormonal yaşlanmanın
etkileridir.
Cilt bakımında eksilen lipidlerin onarılmasını ve yenilenmesini sağlayacak;
soya, yer elması gibi fitoöstrojenler ile cilde takviye yapacak ve AHA asitleri,
peptitler ve ‘chaparral’ özü ile cildi pürüzsüzleÅŸtirecek, elastikiyeti
arttıracak ve yüzde meydana gelen aşırı tüylenmeyi azaltıcak etken maddelerin
kullanılmasına özen gösterilmidir. Yaşla birlikte artan bu etkileri
engelleyebilmek gibi bir seçenek olmasa da etkileri azaltmanız mümkün.
Çevresel yaşlanma nedir? Semptomları, belirtileri nelerdir? Korunmak için ne
yapılmalıdır? Nasıl önlem alınmalıdır?
Çevresel yaşlanma, önlenebilir. Çevresel yaşlanmaya sebep olan etkilerin başında
maruz kalınan güneş ışınları, hava kirliliği, alkol, sigara gibi alışkanlıklar
ve stresli yaşam gelir. Bu durumun ciltte oluşturduğu belirtiler arasında,
pigmentasyon, pürüzlü bir doku, derin çizgiler, kızarıklık ve kılcal damar
sorunlarını sıralayabiliriz.
Sol kolunuzun üst tarafı ile sağ kolunuzun alt tarafını karşılaştırın. Çevresel
hasarın etkileri ile ilgilki basit bir örnek göreceksiniz. Kolunuzun üst tarafı
genel anlamda hasara bağlı olarak daha lekeli ve benli bir görünümdedir. diğer
taraftan kolunuzun iç tarafı pürüzsüz ve renk bozuklukları yoktur.
Yazılar: Anti-aging ürünler, Anti-aging hakkında, Cilt Bakımı, Cilt Bakımı ve Güzellik, cilt doktoru, Cilt Güzelliği, Cilt kanseri, Cilt Lekeleri, cilt maskesi, Cilt Tedavileri



