YÜZ FELCİ:
Yüz felci yüzün sağ veya sol yarısını etkileyen, aniden başlayan, mimik
kaslarında gelişen güçsüzlük halidir. Buna bağlı olarak; yüzün yarısında sarkma,
ağız kenarında bir tarafa doğru çekilme, göz kapağını kapatamama meydana gelir.
Hastalar, ıslık çalma, üfleme gibi hareketleri yapamaz. Şiddetli vakalarda,
yemek yerken zorlanma, ağız kenarından salya akması görülebilir. Hastanın gözünü
kapatamamasına bağlı olarak; gözde kuruma gibi ciddi sonuçlar gelişir.
YÜZ FELCİ NEDEN OLUR?
Yüz felci olan hastaların çok büyük bir kısmında sebep bilinmemektedir. Sıklıkla
öncesinde soğuk veya rüzgara maruz kalma durumu vardır. Bunun haricinde
enfeksiyon, travma, tümör ve damarsal hastalıklara bağlı olarak da yüz felci
geliÅŸebilir.
YÜZ FELCİ NASIL SONUÇLANIR?
Yüz felci olan hastaların bir kısmı ilaç tedavisi ile düzelir. Ancak bazı
vakalar, ilaç tedavisine cevap vermezler ve yüzün etkilenen bölgesinde güçsüzlük
sebat eder. Hastaların ağızları bir tarafa doğru kaymış, göz kapağı sürekli
açık, kapatılamaz halde kalır. Gözde kurumaya bağlı körlüğe kadar ilerleyen
görme bozuklukları, yeme fonksiyonundaki bozulmaya bağlı beslenme problemleri
olabilir.
Bu durum sosyal yaşantıyı da ileri derecede etkiler. Çevre ile ilişkilerde
bozulma, işten ayrılma ve hatta, tıbbi yardım gerektirecek seviyede depresyon
ile sonuçlanabilir.
YÜZ FELCİNİN TEDAVİSİ NEDİR?
İlaç tedavisi ve fizik tedavi denenir. Bir senelik süreyi takiben, bu tedaviye
cevap vermeyen hastaların Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi uzmanı tarafından,
mutlak takip altına alınması gerekmektedir.
Cerrahi tedavi yöntemleri arasında yüzün çiğneme kaslarının çevrilmesi, vücudun
diğer bir bölgesinden kas nakli, sinir tamiri ve askı yöntemleri bulunmaktadır.
Cerrahi tedavinin, bu konuda tecrübeli Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi
uzmanları tarafından yapılması yüz güldürücü sonuçların alınmasında önemli bir
unsurdur.
Cerrahi yaklaşımlar ile hastada gelişebilecek körlük, beslenme güçlüğü gibi
tıbbi problemlerin çözülmesinin yanısıra, estetik olarak da, yüz görünümünün
düzelmesi ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Bu sayede hastanın sosyal
yaşantısının düzenlenmesinde de çok olumlu adımlar atılmış olur.
YÜZ TÜMÖRLERİ:
Yüz bölgesi en çok güneş ve çevre etkenlere maruz kalan bölgedir. Bu nedenle yüz
bölgesinde daha çok oranda deri lezyonları görülür. Tedavileri erken safhalarda
basit cerrahi işlemlerle yapılabilen bu lezyonlar ihmal edildiği takdirde çok
büyük boyutlarda kitleler oluşabilir, hayatı tehdit edebilir, ameliyatları her
geçen gün zorlaşabilir.
En sık karşımıza çıkan yüz lezyonları nevüs (ben ) lerdir. Yaygın inanış
nevüslerin çıkarılması ile kansere dönüşeceği şeklinde olduğundan çoğunluk bu
yanlış bilgi ile yetinerek doktora başvurmamakta ve tedavileri ihmal
edilmektedir.
Oysa benler güneş ışınları ve çevre etkenlere maruz kalmaları sonucu huy
değiştirebilir, kansere dönüşebilir. Bu nedenle bir Plastik Cerrahi uzmanına
danışılmalı, uygun derinlik ve genişlikte çıkarılmalı ve uygun dikiş tekniği ile
tedavisi sağlanmalıdır. Böylece estetik görünüm sağlancak ve kanser riskinden
uzaklaşılmış olunacaktır.
Deri tümörlerinde cinsine göre eksizyon hududu gözün gördüğü sağlam dokudan
yapılmalıdır. Sadece “malign melanoma” adlı cilt kanseri türünde bu durum
farklılık gösterir.
Deri tümörlerinin iyi huylu veya kötü huylu olduğunu anlamak için, tümörden
küçük bir parça alınmasından mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır, zira tümörün
tamamen çıkarılması daha uygun bir yaklaşımdır. Özellikle yüzün bazı zor
bölgelerinde (göz kapağı, burun çevresi gibi ) bu işi yapacak olan hekim eğer
plastik cerrah değilse, tümörü çıkarırken oluşacak olan doku eksikliğini nasıl
kapatacağını öncelikle düşünerek, ve bu endişeyle sınırlı çıkarma yoluna giderek
tedaviyi eksik yapabilir.
Bu nedenle bu tür işlemlerin, tümörü çıkarırken meydana gelen her türlü açıklığı
kapatma teknik ve yeteneğine sahip bir Plastik Cerrah tarafından yapılması daha
iyi sonuç verir.
Yüz bölgesinde nevüsler, iyileşmeyen , gittikçe büyüyen veya iyileşip tekrar
tekrar oluÅŸan yaralar olduÄŸu takdirde ÅŸartlar ne olursa olsun ihmale yer
bırakılmamalıdır.
YÜZ BÖLGESİ YANIKLARI:
Yanık hadisesi sıcak sıvılar, alev ve kimyasal maddelerle meydana gelebilir ve
yanığın derinliğine göre kötü görünümlere sebep olan izler ile sonuçlanır, ki bu
izler yüz bölgesinde olduğu zaman çok daha dramatik sonuçlar ortaya çıkar. Yanık
bölgesinden sıvı kaybı olacağından ilk 48 saat kritik dönemdir, bu dönemdeki
sıvı tedavisi hayat kurtarıcıdır. İlk hafta karşımıza çıkacak diğer sorun
enfeksiyondur. Tedaviden ziyade enfeksiyondan korunma daha önemlidir. Yaranın
üzerine steril izotonik su (serum) dışında diş macunu , yoğurt gibi hiçbir şey
sürülmemelidir.
EÄŸer yanık vücüdun % 15′ inden fazlasını kapsıyorsa hatanede tedavi ÅŸarttır.
Akut dönem tedavi haricinde 6-12 ay sonra meydana gelen çekinti (kontraktür)
lerin tedavisi ancak bir Plastik Cerrah tarafından yapılabilir. Göz kapaklarında
çekintiler sonucu körlüğe kadar gidebilen sorunlar oluşabilir. Ağız ve burun
çevresi yanıklarında yanık çekintilerine bağlı burun deliklerinde ve ağız
açıklığında daralmalar ,bunun sonucunda solunum ve beslenme zorlukları ortaya
çıkar.
Kulaklarda yanık sıklıkla kulak kepçesinde kayıp ve dış kulak yolunda daralma
ile sonuçlanır. Saçlı deride yanık sonucunda saçlarda kayıp kötü görünümün bir
parçası olarak karşımıza çıkar. Ellerde oluşacak çekintiler parmak eklemlerinin
donmasına, el becerilerinde ciddi boyutlarda kayıplara yol açarak yaşam
kalitesini önemli ölçüde düşürür.
Çekintiler 6-12 ayda olgunlaştığından tadavilerinin bu sürelerden erken
yapılması, sorunun daha sonraki dönemde nüks etmesine yol açabilir. Bu
kontraktürler özellikle göz kapakları, burun ve boyun bölgesinde olduğu zaman
fonksiyon kayıpları daha önemlidir. Tedavileri basit Z plastiden ekspander
uygulamasına kadar değişik yöntemlerle yapılabilir.
Yüz bölgesi hayati ve estetik açıdan vücüdumuzun en önemli kısmını
oluşturduğundan yüzümüzde iyi veya kötü yönde değişiklikler sosyal ve psikolojik
açıdan önemli etkiler oluşturabilir. Yanık meydana gelmesinden itibaren bu
sorunların engellenmesinde uygun tedavinin hayat kurtarıcı ve daha sonra hayat
kalitesini artırıcı etkisi göz ardı edilmemelidir. İyi ellerde tedavisi mutlaka
yaptırılmalıdır.
YÜZ YARALANMALARI:
Yüz bölgesi hem kendi içimizde hem çevre ile iletişimimizde en sık kullandığımız
ve en çok önem verdiğimiz bölgemizdir. Yüz bölgesinde meydana gelebilecek en
ufak bir sıyrık veya yarada dahi endişe duyulur. Çarpma, vurma sonrası yüzde
oluşan bu sıyrık, yara ve kırıklardan duyulan endişeyi Estetik, Plastik ve
Rekonstruktif Cerrahi uzmanları, aldıkları olumlu sonuçlar ile giderirler.
Yüz bölgesi yaralanmaları 2 şekilde ele alınabilir.
Birincisi, yüz kemiklerinde kırık olmadan gelişen yaralanmalardır. Bunlar ufak
bir sıyrıktan, dudak, burun gibi hayati fonksiyonlarımızı etkileyen
organlarımızın kopmasına kadar uzanan geniş bir grubu içine alır. Ancak sosyal
yaşantımızda da çok önemli yeri olan yüzümüzde gelişebilecek ufak bir kesik
bile, uygun olmayan tıbbi müdahale ile olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Böyle bir hadise ile karşılaşıldığında, doğabilecek kötü sonuçların önlenmesinde
ve estetik açıdan mükemmel sonuçların alınmasında, bu konularda yoğun tecrübe ve
bilgiye sahip olan Estetik, Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi uzmanına başvurmak
ilk seçenek olmalıdır. Sıyrık bölgesine yapılan özenli pansumanların, kesik
bölgesine atılan estetik dikişlerin, geniş yaraların ve organ kopmalarının özel
ameliyat teknikleri ile tamirinin, en bilinçli ve en başarılı sonuçlar ile, bu
uzmanlar tarafından yapıldığı bilinmelidir.
İkinci grup içerisinde; yüz kemiklerinde kırıklar ile birlikte olan yaralanmalar
yer alır.
Yüzün elmacık kemiği, üst ve alt çene bölgesi kırıklarında, özellikle yanlış
tedavi uygulanan ve tedaviye geç kalınan durumlarda; ileri derecede şekil
bozuklukları, ağzı açıp-kapatamama, yeme bozuklukları meydana gelebilir.Kırık
oluşumunun ilk 24 saati sonrasında bandaj sarma yönteminden, kırık kemiklerin
plaklar ile tespitine kadar değişik tedavi seçenekleri vardır.
Bunlar, kırık tipine göre, uzmanlar tarafından değerlendirilerek, uygun
yaklaşımlar ile tedavi edilir. Yine, göz küresini (orbita) saran kemiklerin
kırıkları da önemli bir grubu oluşturur. Bu kırıklar ehil olmayan ellerde,
gözden kaçabilir ve çift görme gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.
Çarpma, vurmayı takiben ilk muayenede dahi, Estetik Cerrahi uzmanlarının
tecrübeleri ile bu olumsuz sonuçlar önlenebilir.
Yüz bölgesine yapılan müdahalelerde, alınan sonuçların çok başarılı ve yüz
güldürücü olması da, bu konuda deneyimli Estetik, Plastik ve Rekonstruktif
Cerrahi uzmanlarının haklı gururunu herkese açıklar niteliktedir.
Yazılar: , Yüz Bölgesi Yanıkları, Yüz Felci, Yüz Felci Neden Olur ?, Yüz Felci Tedavisi, Yüz Felcinin Sonuçları, Yüz Tümörleri, Yüz Yaralanmaları




mrb,,
2001 yılında orta kulak iltihaplanması nedeniyle geçirmiş olduğum operasyon sonucu yüz felci geçirdim..fizik tedavi ilaç tedavisi derken 6 yıl bekledim.2007 de akdeniz ünv.plastik cerrah ayağımdn alınan sinirle yüzüme sinir nakli ve koltuk altından alınan kasla nakil yapıldı..kaslarımda hareket hissediyorum..fakat normal insanlar gibi gülemiyor konuşamıyorum,,özellikle dudağım hastalığımı ele veriyor..daha sonra dudağımda askı yöntemi uygulandı.sonuç olumsuz.kaslarımın zorlayarakta olsa hareket ediyo olması sevindiriyor beni..doktoruma söylememe rağmen fizik tedavi önermedi.acaba fizik tedavi yıllardır tembelleşen yüz sinirlerime bu kadar zamandan sonra fayda edermi..yoksa başka bir tedavimi uygulanmalı..not:pes etmicem inanıyorum iyileşicem..tıp bu kadar ilerlemişken nasıl yüz felci kalıcı olabiliyor anlamıyorum..